Kendi adaletimi kendim sağladım
_____________
İçerden gelen kahkaha sesleriyle uyandım. Komodinin üzerindeki saate baktığımda saatin daha yedi olduğunu gördüm. Ulan, sabahın köründe Alaz kiminle gülerek konuşuyordu?
"Tam bir inekti, bir gözlüğü eksikti."
Sergen'in sesini duymamla yerimde dikleştim.
"Evet yaa, bir yere götürene kadar ne dil dökerdim."
Esin'in sesini duymamla hayretle kaşlarım havalandı.
Ulan, sabahın köründe ne işleri vardı evimde? Hele en önemlisi, bunlar benim ergenliğimi niye anlatıyorlardı sevgilime?
Yataktan çıktım ve banyoya gidip elimi yüzümü yıkadım. Sonra da salona gittim ama orada yoklardı, ben de ışığı yanan mutfağa gittim.
Esin ve Alaz kahvaltı hazırlıyordu, Sergen ise oturmuş çay içiyordu. Hayvan herif, insan bir yardım eder.
Esin'in beni görmesiyle hızla gelip bana sarıldı.
"Senin için ne kadar endişelendim, haberin var mı, başkomiserim?"
Mızmızlanarak konuşmasıyla gülümsedim ve kollarımı ona doladım. Sonra ben de ayrıldım ve kaşları çatık bir şekilde bana baktı. Kafama bir tane geçirdi.
"Hani biz kardeştik, hani biz birbirimizden bir şey saklamazdık."
Eli çenesine gitti ve bir şey düşünür gibi yaptı.
"Ama bana kendini affettirmek istersen, eniştemi dudaklarından bir kere öpersen affederim... ama dudaklarından."
Konuşmasını bitirmesiyle Sergen'in içtiği çay önünde kaldı.
"Ohaa, Esin, ohaa!"
Ona güldüm.
"Anca rüyanda, yavrum."
Konuşmamla yüzü düştü. Ben bu kızla ne yapacaktım acaba? Gözlerim, bana gülerek bakan sevgilimle kesişince ben de güldüm.
"O zaman biz bunları içeriye götürelim, Sergen."
İkisinin mutfaktan çıkmasıyla Alaz yanıma geldi. Eli belime gitti ve beni kendine doğru çekti.
"Güzel uyuyabildin mi, sevgilim?"
Başımı evet anlamında salladım.
"Çok güzel uyudum."
Eli saçlarıma gitti ve okşadı, sonra da küçük bir öpücük kondurdu. Sonra kafasını boynuma gömdü ve derin bir nefes aldı. En sonda dudaklarıma doğru yaklaştı ve dudaklarını dudaklarıma bastırdı.
Bizi bölen şey Esin'in çığlığı oldu.
"Gördüm ki, gördüm ki!"
Tepinerek konuşmasıyla göz devirdim ve mutfaktan çıktım. Sonra da Esin ve Alaz geldi ve kahvaltıya başladık. Kahvaltı; Alaz'ın bana bir şeyler yedirtmeye çalışması, Esin'in her yaptığımız şeye çığlık atması ve Sergen'in "Ben nereye düştüm?" bakışlarıyla devam etti.
Sergen çalan telefonuyla masadan kalktı. Telefon konuşmasını bitirmesiyle geri masaya geldi.
"Abi, Cevdet'i sorguya alacaklarmış. Selim amir isterse Kemal gelmesin dedi."
Çayımdan bir yudum aldım ve ayağa kalktım.
"Hadi çıkalım."
"Ben bir lavaboya gidiyim, öyle çıkalım."
Konuştuktan sonra gitti. Alaz masadan kalktı ve yanıma geldi.
"Gitme diyeceğim ama beni dinlemeyeceksin, biliyorum; ama kendine dikkat et."
Başımı tamam anlamında salladım. Sonra Alaz adliyede işleri olduğu için çıktı. Ben ve Sergen de hastaneye gitmek için yola koyulduk.
"Abi..."
"Hı?"
"Bu Alaz savcı, o kadar da kıl bir herif değilmiş."
Dediği şeyle güldüm ve arabayı hastanenin önüne park ettim. Hızla Cevdet'in olduğu kata çıktık. Selim amir ve Gözde içerdeydi, Cevdet de koltuklardan birine oturmuştu. Selim amirin yanına gittim ve ayakta dikildim.
"Artık başlayalım. Bize her şeyi anlat."
Boğazını temizledi.
"Karım öldükten sonra kendi kendime yemin ettim. Karıma bunu yapanların hepsine gereken cezayı vereceğim dedim. Sonucu ne olursa olsun."
Selim amir araya girdi.
"Devlet var, kanun var; kendi adaletini kendin sağlayamazsınız."
Alayla güldü.
"Sizin adaletiniz onlara işlemiyor. Her yerde adamları var: karakolda, adliyede, istihbaratta her yerde. Melike'nin otopsi sonucunu değiştirdiler. Yıllardır bu adamların peşindesiniz; peki elde ne var? Hiçbir şey."
"Peki aralarına girmeyi nasıl başardın?"
Yerinde dikleşti.
"Ekibimde, onların adamı olduğunu düşündüğüm biri vardı. Bir yıl boyunca kendimi ona inandırmaya çalıştım. Sonunda da başardım; beni Celal'in babasıyla tanıştırdı. Başlarda Celal pek sıcak bakmadı bu duruma, ama sonra babası ölünce yakın olduk."
Belli, bu yakınlık akrabalığa kadar gitti.
"Annemin katiliyle tanıştın mı?"
Başını evet anlamında salladı.
"Evet, üç yıl sonra tanıştım. Adamın adı Nevzat Güllü; şerefsiz herifin teki. Tetikçileriydi; öyle çok can yakmıştı, çok da can almıştı."
Derin bir nefes aldım.
"Peki, adam şimdi nerede?"
Yüzündeki düz ifadesiyle gözlerimin içine baktı.
"Öldürdüm."
__________________
Bölümü yanlışlıkla sildim ondan tekrar yazdım ve attım
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Asayiş Ben Kemal | Gay
Teen Fiction[TAMAMLANDI] Başkomiser Kemal ve Savcı Alaz . Eşcinsel konuludur rahatsız olacaksınız okumayınız
