Bara geldik toplantıya değil
_____________
"Ellerine sağlık, Meltem abla, uzun zamandır böyle güzel yemek yememiştim."
Dediğim şeyle Meltem abla saçımı okşadı.
"Afiyet olsun oğlum, sen gel, ben hep sana yaparım."
Dediği şeyle güldüm ve saçımdaki elini öptüm.
"Kıskanacağım ama, anne."
Yeliz'in dediği şeyle ona döndüm.
"Kıskanma."
Omuz silkti. Bu hareketine güldüm ve önümdeki tabağa döndüm. Çaktırmadan yanımda duran Alaz'a baktım. Ciddi bir yüz ifadesiyle tabağındaki eti kesiyordu. O kadar ciddiydi ki sanırsın operasyondayız. Yemek yiyoruz, yemek.
"Eee Alaz oğlum, sen nasılsın, alışabildin mi buralara?"
Meltem ablanın dediği şeyle ona döndü. O sırada gözlerimiz kesişti; hızla bakışlarımı çektim, resmen onu izlediğimi görmüştü.
"Alıştım Meltem hanım, sadece Antalya'da sıcağa alışınca Ankara biraz soğuk geldi."
Dediği şeyle dudağım kıvrıldı.
"Alaz abi, Antalya nasıl, güzel mi?"
Yeliz'in heyecanlı konuşmasıyla Alaz bakışlarını ona çevirdi.
"Çok güzel, Antalya'nın ay—"
Konuşmasını bölen şey ikimizin de telefonunun aynı anda çalmasıydı. Birbirimize baktık ve sonra izin isteyip masadan kalktık.
"Efendim, Sergen."
"Abi, Celal'in izini bulduk. Şu an bir barda."
Duyduğum şeyle tutunacak bir şey aradım. Elimi koltuğun başlığına koydum.
"Tamam, bana barın adresini at."
Konuşmamla telefonu direkt kapattım. Birkaç defa derin derin nefesler aldım. Gittikçe gerçeğe yaklaşıyordum.
"Aldın sanırım haberi?"
Alaz Savcı'nın sesiyle ona döndüm.
"Evet."
"Teknik ekip takipte kalacak. Şu an sadece izlemdeyiz."
Dediği şeyle başımı salladım. Telefonuma gelen mesajla adrese baktım.
"Şuna olduğu bar, M4'ün satıldığını düşündüğümüz bir bar."
Bana baktı.
"Bu akşam suçüstü yapabiliriz. Elimizde zaten gerekli bilgiler var; bir de suçüstü yaparsak tam olur."
Bunu dememle sadece yüzüme baktı. Bir şey düşünüyor gibiydi. Sonra da Selim Amir geldi, ona da anlattım.
"Doğru diyorsun, Kemal, suçüstü yapmamız da güzel olur. Zaten ekip orada; Sergen ve Gözde de oraya gidecek."
Başımı tamam anlamında salladım. Tam gidecektim ki kolumu tuttu.
"Uyuşturucu satışını görmeden adamı almayın. Fevri hareket etme."
Başımı tamam anlamında salladım.
"Hadi gidelim."
Alaz Savcı'nın dediği şeyle kaşlarımı hayretle kaldırdım ve ona döndüm.
"Siz de mi geleceksiniz?"
"Evet, bir sorun mu var?"
Başımı hayır anlamında salladım.
__
Arabanın durmasıyla önümüzdeki bara baktım. Alaz Savcı tam arabadan iniyordu ki elimi koluna koydum. Bu hareketimle bana döndü. Elim kravatına gitti ve onu çıkarttım, sonra da birkaç düğmesini açtım. Burnuma gelen kokusuyla gözlerimi kapatmamak için kendimi zor tuttum. Allah aşkına, ben ne yapıyorum yaa.
Hızla geri çekilmemle korkarak ona baktım; düz bir ifadeyle bana bakıyordu ama şaşırdığı da ortadaydı.
"Şeyy, öyle fazla resmî gibiydin. Şu anda öylesin ama diğer haline göre daha iyi. Bara geldik, toplantıya değil."
Dediğim şeyle kaşları hayretle yukarı kalktı. Hay, ağzımın ayarı. Bir şey demesine izin vermeden konuştum.
"Hadi inelim."
Arabadan hızla çıkmamla karşı kaldırımda bizi bekleyen Sergen'i gördüm. O da beni görünce güldü, sonra arkamdaki Alaz Savcı'yı görünce kaşları hayretle kalktı.
"Şimdi Alaz Savcı'nın gelmesine mi şaşırayım, yoksa aynı arabayla gelmenize mi şaşırayım, bilemedim kardeşim."
Omuz silktim.
"Bence hiçbir şeye şaşırma kardeşim."
Tam bir şey diyecekti ki Alaz Savcı'nın gelmesiyle sustu.
Yanımıza Gözde'nin gelmesiyle kadro tamamlandı. Gözde Alaz Savcı'yı gördüğünde şaşırsa da bir şey demedi.
"Kapının giriş ve çıkışlarında sivil polis var; içerde de birkaç kişi var. Bizden bir kişi, Celal'den M4 olacak. Zaten satış gerçekleştiği an Celal'i alırız."
Konuşmamla Sergen ve Gözde başını salladı. Kulaklığımı da takmamla onlara döndüm.
"Hadi içeri girelim."
Sergen güldü ve elini Gözde'nin omzuna attı.
"Gece başlasın o zaman."
İkisi gülerek önümüzden geçtiler. Biz de peşlerinden gittik ve Celal'i görebileceğimiz bir yere geçtik.
Sergen'in içkiyi kafasına dikmesiyle ona kızgınca baktım.
"Operasyondayız Sergen, abartma."
Bana omuz silkti.
"Merak etme abicim, alkolsüz. Hem böyle put gibi dikilirseniz daha kötü olur abi, biraz role girin."
Dans ede ede konuşmasıyla güldüm. Sergen elini Gözde'nin omzuna attı ve dans etmeye devam etti.
Belime dokunan ele gerildim. Sonra da o el beni kendine doğru çekti. Ne oluyor lan! Elin sahibine baktığımda Alaz Savcı olduğunu gördüm. O da bana baktı.
"Sana çarpacaktı."
Dediği şeyle arkama baktım. Birkaç genç dans ediyordu ama fazla hareketlilerdi. Elleri kolları durmuyordu.
Bakışlarım tekrar Alaz Savcı'ya döndü.
"Teşekkürler."
Konuşmamla sadece başını salladı, sonra da belimdeki kolunu çekti. Kolu belimdeyken değil de belimden çektikten sonra rahatsız olamam; normal mi acaba?
Allah aşkına, ne düşünüyorum. Kendime gelmek için önümdeki içecekten bir yudum aldım ve gözüm Celal'in olduğu tarafa döndü.
Yanına gönderdiğimiz gizli polisle bir şeyler konuştu, sonra da eli cebine gitti ve çaktırmadan M4'ü çıkardı.
"Satış gerçekleşti. Celal'i alalım."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Asayiş Ben Kemal | Gay
Novela Juvenil[TAMAMLANDI] Başkomiser Kemal ve Savcı Alaz . Eşcinsel konuludur rahatsız olacaksınız okumayınız
