3."ZİFT YEŞİLİ"

16.1K 814 193
                                        


Hoş geldiniz

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Hoş geldiniz...
Bölüm bir kaç gün  gecikmeli geldiği için üzgünüm, ailevi problemlerden ötürü azıcık ev yoğundu, bende daha çok beklememiz için gece bitirmeye çalışıp şu an paylaşıyorum.
İnşallah dördüncü bölüm de bugün yazabilirsem akşama paylaşacağım, eğer olmazsa da, daha uzun hali ile yarın paylaşırım.

Umarım beğenirsiniz...

                                    

Dedublüman, Çözemezsin



"3.ZİFT"

"Nigâh!" Diyerek yüksek sesle ismimi zikreden annemin sesini takip ederek ikinci kattan aşağıya inerken, bakışlarım salonun kapısına dokunsa da orada olmadığını söyleyen yanımla hemen merdivenlerin çaprazında duran mutfağa adımladım.

Merdivenlerden dökülen adım seslerim annemin kulağına ulaşmış olmalı ki tekrardan seslenmezken mutfak kapısından girdiğim an, tahminlerimin beni doğru çıkartmasını izledim.

Annem mutfak tezgahının önünde elindeki saklama kabının kapağını oturtuyordu, hemen yanında üst üste duran şeffaf iki orta boy saklama kabının içinde görünen yemeklere şöyle bir baktığımda, zaman kaybetmeden hemen yanına ilerleyerek sağına geçtim.

"Geldim." Diye sakince mırıldandığımda, yan gözlerle yüzüme bakmış, sonra tekrardan önüne dönmüştü.

"Eline pansuman yaptın mı?" Annemin dudaklarından dökülen kelimelerin dikenleri sargı altında kalan kesiklere batmıştı sanki.

Sessizce yutkunurken, gözlerimin önünde bir rüzgâr gülünün yaprakları geriye savrula savrula dönmüş, dün gece o kapı önüne dökülen kanlarımın sıcaklığını gözler önüne sermişti.

Dün akşam o kapı önünde bir yaralı, bir cellat, birde Savaş vardı ki savaş gerçek anlamda bir savaştı.

Yaralı kan kaybına sesini çıkarmazken, cellat, hakkının olmayışına rağmen anlamsız bir öfkeyi kuşanmış, kuşanmakla da yetinmeyerek öldürmek için andın kanlı şerbetini içerek düşman kesilmişti. Benim karşıma bile almaya reva görmediğim adamın gözlerinde ilk kez düşmanlığı görmüştüm, buna rağmen onu umursamamış ellerimdeki birer birer damlayan kana bakan Savaş Ağabeyin sessizliğiyle geriye çekilip banyoya adımlamıştım.

Sevim teyzenin yıllardır ülke dışında olan oğlu nihayet dönmüş, annesinin yüreğine sapladığı o hasrete buladığı oktan kurtarıp sarıp sarmalayışı gözlerimin önüne geldiğinde o hasret dolu çığlıkları tekrardan kulaklarımda can bulmuştu.

AHZARBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin