13."ÇIKMAZ SOKAKLAR"

11.6K 738 66
                                        

Herkese merhaba.
Hoş geldiniz...
Umarım beğenerek okuyorsunuzdur...
Yazım yanlışım olduysa özür dilerim, ne kadar dikkat ediyor olam da gözümden kaçıyor...



Çağan Şengül&Suzan Hacigarip, Sancı




"13.ÇIKMAZ SOKAKLAR"


"Bu var ya bu, bu sadece sıradan bir şey olamaz." Dilem'in sesindeki yoğun duygu yerini korurken, sesinin yanındaki gözlerindeki aynı yoğunlukla hevesle konuşmasını sürdürdü. "Bu bir şaheser, bu bir yaşam kaynağı, bu bir-"

Berrin seslice nefes vererek Dilem'in bitmek bilmeyen övgülü cümlesine balta saplar gibi kesti. "O bir pizza." Dedi vurgularcasına. Bıkkınlık ses tonundan buram buram oda içerisine dağılırken, yetmemiş gibi gözüküyordu. "Sadece ama sadece piz-za."

Bunu tam olarak yarım saattir yapıyordu ve o ilgi zerre azalma göstermemiş oluşu beni ve Berrin'i oldukça bunaltmıştı, Berrin kaldırdığı kaşlarıyla sanki Dilem'e önemli bir şeyi öğretir gibi ciddiyetle konuşmuştu.

"Fazlası değil, düpedüz pizza! Neymiş?"

"O bir her-"

"Pizza!" Diye en son ses tonu arttığında elimdeki pizza diliminden küçük bir ısırık daha alarak ağzımın içinde tadını çıkartarak yemeye devam ettim.

Pizzayı bende seviyordum ama yine de aramızda hattı sayılır bir mesafe, korunaklı bir saygı vardı. Dilen gibi çok içli dışlı olmaya gerekte yoktu, aramızdaki ilişki birbirimizi kırmadan ama birbirimizi tatmin ederek geçip gidiyordu.

"O sadece pizza denilecek kadar anlamsız değil, tamam mı?" Dilem evladını koruyan bir anne gibi, eserine sahip çıkan bir sanatçı, aşkına sahip çıkan bir mecnun gibi savunmasını yaparken Berrin sıkıntıyla soluklanırken, "Altta hamur üstte biberi, zeytini, sosisi ve sucuğu olan bir yiyecek. Daha nasıl bir numarası olabilir?"

"Mantarı da var." Dedi Dilem ciddiyetle.

"Ve mısırı." Uzun süre sonra sessizce oturduğum yerden söze dahil olduğum anda Berrin ateş saçan bakışlarını bana çevirdiğinde, Dilem havadan öpücük atarak elindeki bardaktan kolasını yudumladı. Sanırım o bakış Berrin'in nazarında 'kapa o koca çeneni' demek oluyordu.

Kaşlarım Berrin'in gözlerinde gördüğüm ifadeyle havalanırken, dudaklarımı iki yana sakince gerilmesini sağladım, bu da benim tarafımdan 'aldım uyarıyı' demek oluyordu.

Normalinde sessiz, sakin ve naif olan arkadaşım sinirleri gerildiğinde o tanımların hiçbirine uymayacak kadar başkalaşıyor, başkalaştıkça da ürkütücü olabilme gibi bir yetisi vardı ki taktiri sonuna kadar hak ediyordu.

Nerden bakılırsa akşama kadar onlarla zaman geçirmiş, Dilem'in dağıttıklarını toplayarak ve şu görüşemediğimiz günlerde olanlardan konuşmuştuk. Sanırım Berrin dersin birinden kalacaktı, sebebiyse her bölümde en az bir tane bulunan, öğrencilere genç olduğu için utandıracak kadar sorunlu hocalardan tekinin sınıftaki asalağa olan hıncının hepsini, tüm sınıfa kitlemesiydi.

Berrin zaten bırakacak, ödevini yapmasam da olur diye düşünemiyordu çünkü bir diğer dönemde bunu zerre unutmadan onu dersten yeniden bırakabileceğini söyleyerek en iyisini yapmaya çalışmıştı.

AHZARBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin