16."ZEHİR"

11.7K 791 82
                                        



Hoş geldiniz, umarım beğenirsiniz...


"16.ZEHİR"

Kalbime saplanan hatıraların kanı şimdime usul usul damlarını zehir gibi bırakırken, o zehrin beni yavaş yavaş öldüreceğini biliyor oluşuma rağmen kaçmak isteyen yanıma karşı çıkıp o zehirde kendini boğan, akılsız küçük bir çocuğun en derin yarası vardı yüreğimde.

Korku.

Saklandığı yerden nasıl olduysa bana ulaşarak bütün her şeyime usulca saplanmıştı.

O korkunun asıl kör noktasının göğsümde ki hüküm süren kalbe ait olduğunu gözlerimin iki kelime üzerinde ki gezintisinde en sahiciliğiyle hissediyordum.

Dün en uzağım,

...bugün kaçamadığımdı.

Ayaklarımı kırıp, merhametine susatmıştı bu adam beni. Sersefil bir kalp en çok böyle adamlardan korkardı.

Korkmalıydı.

O yangın yeşili gözleri baktığım telefon ekranına düşmüşte o yazdığı iki kelimesindeki bana olan uzaklığını yok ediyordu sanki.

Kimden: Savaş Abi

Seni bekliyorum.

Ekranda gezinen bakışlarımı çekerken benden başka kimsenin olmadığı odada gezdirdim acı kahve gözlerimi. İsminin arkasındaki fazlalığı en çok şimdi hissettim, hissettirdi ama durdum, durdurdu. Yalnızlığımı çıkarttığı tek bir seste doldurabilecek olan adam, en kırık çocukluğumun var edicisiydi, bunaydı yine duruşum. Bu gerçek ona inanılmazca bir nefret duyumsamamı sağlatmak istercesine içime bir ateş atarken, yüne kendi elleriyle o ateşi hoyratça söndürüyordu.

Dün gecenin gerçekliği bir kez daha bana kendini hatırlattığında o ân ki sahipsiz öfkeyi tekrardan hissedebiliyordum.

O ândan sonraki durulmuşluğuda...

Bana yaptığı emrivakinin hemen arkasından sanki hiçbir şey olmamış gibi kalkıp plan kurmasının acısını mutfakta çıkartmaya çalışsam da o geldiği günden beri yapmadığını yaparak susmuş ve dinlemişti.

Son kurşunu için hazırlandığını o öfkenin hangi saniyesinde anlayabilirdim ki?

"İstediğini söyle, istediğini yap." Bakışları bakışlarıma iğneyle iliştirilmiş gibi kaynarken attığı tek adımla en yakınıma girdi. Sesinden dökülen eminlik sıcak nefesine karışıp tenimde dağıldığında yüzlerimiz arasındaki yok olmak için Tanrı'ya yalvaran mesafeye sığındım. "Benim bundan sonra ne susmaya ne de durmaya niyetim var. Susmak bana seni kaybettirdi, kırdırdı."

Kurduğu son kelimesi sanki en çok onu yaralamış gibi baktı gözlerimin en içine, bakışları gözlerime tek tutanağıymışım gibi bakarken alt dudağı titredi, ben üşüdüm. Bakışlarından gözlerime işleyen en büyük duygu kırgınlıktı, ben ona kırılmıştım da o bende neye kırılmıştı ki?

"Kırdığım her parçan göğsüme saplansa bile bundan sonra böyle. Bensiz hiçleşene kadar durmayacağım, durduramazsın. Sırf bana saplan ama başka yönde de bakışın can bulmasın, nefesin dokunmasın." Gözleri gözlerimden kirpiklerime sıçrarken oradan kendi yolunda ilerleyerek yavaş yavaş bütün yüzümde gezindi, tenimde onun bakışları filizlendi, başını çok az soluna, soluğuma yatırdı. Soluğumu kesen susmak bilmeyen kırbaçtan keskin dili oldu. "Madem benimki olmuyor seninki neden oluyor? Olmasın. Oldurmam."

AHZARBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin