26.Bölüm "Kaybedilen doğrular"

38.9K 2.1K 216
                                        

Selam millet!!! Nasılsınız? Valla ben gayet iyiyim. Önümdeki iki hafta sınav haftasını saymazsak okullar bitiyor. Ve okullar bitince ben yatıp kalkıp hikaye yazabileceğim. Bence güzel olacak ne dersiniz?

Bu arada, kitaba başlarken hiç kurgu yoktu kafamda finale dair. Şimdi bir şeyler şekilleniyor yazdıkça. Ve size güzel bir haber vermek istiyorum. Final için daha upuzun bir yol var. Bana atmışları rahat görürüz gibi geliyor. Tabi siz güzel yorumlarınızı ve voteleriniz eksik etmeyin.

Bu bölümü de erkenden atıyorumsınav haftasında bölüm atamayıp sizi üzmemek için. İnşallah beğenirsiniz.

Ha bu arada, wattpad'de tanıştığım sevdiğim arkadaşım fatmayamanoğlu'nun da kurgusunda destek olduğu bir hikaye var. Adı komşum bir mafya. Bakmanızı tavsiye ederim. Ben okurken eğleniyorum.

Hadi eyvallah millet!!!
( Yorumlar için teşekkürler )

İKRA'NIN AĞZINDAN

Kaan'ın " belki de bu kadar teslim olmamalıydım sana" deyip çekip gitmesinden sonra bir daha krize girmiştim. Bu krizim çok daha ağır geçerken hemşirelerin müdahalesi ile erkenden kontrol altına alınmıştı. Ve iki gün sürekli oksijen takviyesi almıştım.

Herkes tekrar neden krize girdiğimi sorarken hiçbir şey söylememiştim. Kimseye Kaan'la olan konuşmamızdan bahsetmemiştim. Sadece haftada iki defa gittiğim psikoloğum Selin hanım biliyordu konuşmayı.

Sadece ona anlatmıştım.

Bugün de İstanbul'a dönüyordum. Bir ay olmuştu Balıkesir'e geleli. Yarıyıl tatilimin tamamını burada geçirmiştim. Hastaneden sonraki yirmi günde evde odamda ikinci dönem derslerine çalışmıştım. Sadece ihtiyaç olduğu zaman odamdan dışarı çıkmıştım ki bunlar da genelde abdest almak için oluyordu. Babam gelip koca tıp kitabını kapatıp beni odamdan çıkardığında ise tek yaptığım odama tekrar girip kapıyı da kilitleyip tekrar kitabımın başına geçmekti.

Herkes benden önce İstanbul'a dönmüştü. Alp ve Eray, Kaan'ın arkasından giderken Ahmet amcalar, ben hastaneden çıkınca dönmüşlerdi İstanbul'a. İsteme olmayacağı yeterince belli olmuştu Kaan'ın o gün benim yanımdan çıkıp İstanbul'a dönmesi ile.

Buket ve Şeyma ise benim onları kibarca evimden kovmam ile dönmüşlerdi . Kendilerini suçlamaları canımı sıktığında artık kafa dinlemek istediğimi söylemiştim. Ne kadar ayıp ettiğimi bilsem de beni anladıklarını biliyordum.

Volkswagen Passat'ın kapısını açıp bagajdan bavulumu çıkardım. Akif gelip bavulumu taşımak istediğinde ise sadece bavulumu  uzattım.

Annem ve babam arkadan kol kola yürürken Akif de hemen birkaç adım arkamda yürüyordu.

Beni sık boğaz etmemeye özen gösteriyorlardı. Selin hanımın konuşması ise yaramış olacaktı.

Otobüsümü bulup Akif'in bavulumu otobüsün büyük bagajına koyması ile annemlere döndüm.

Babam kollarını açmış yine beni bekliyordu. Gidip babama sarıldım. Ağlamayacaktım. Hakkım yoktu. Onlara kendi aşk acım yüzünden ağladığımı göstermeye ve onları üzmeye hakkım yoktu.

İKRABağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin