Gösteriden Bir Gün Sonra

112 9 0
                                    

Allahım çok sükür, çok büyüksün yarabbim. Gösteri çok iyi geçti, tabii ki ufak tefek hatalar vardı ama kimse dört dörtlük değildir. Zaten canlı performanslarda olur böyle şeyler. Ama aslında bir yandan da iyi oldu bu tiyatro oynunda rol aldığım, biraz kafam dağıldı. Galiba iyi iş çıkardım ya, valla. Çok güzel yorumlar geldi tanımadığım insanlardan.
"Dün akşam çok güzeldin." "Dün akşam çok iyi rol yaptın." Gibi şeyler söylendi, ve bu aslında bana kendimi önemli ve iyi hissettirdi. Bu lafların tanımadığım insanlardan gelmesi ayrı bir iyilik veriyor tabii.

Gösteriye 150 kişiden fazla kişi geldiğini duyunca hem çok şaşırdım, hemde çok heycanlanmıştım. Yani düşünsenize, arkadasınız hazırlanıyorsunuz, miğdeninzde kelebekler uçuşuyor heycandan sonra HOP! Birden 150+ kişi gelmiş. Ama olsun ya, önemli olan o heycanı sonradan atabilmek. Rüya gibiydi. Kostumumde harikaydı, pembiş pemiş. Çok güzeldi, kendimi bir prenses gibi hissetmiştim. Gerçi zaten oyandığım rol prensesti ama çok farklı bir duyguydu, belki ilk başrolumdur diyedir. Neyse, ben yine çok vıdı vıdı yaptım.

Okula girdim ve gelen yorumlar devam ediyordu. Allahım ya iyiki de kendimi rezil etmedim, çok şükür. Iyi şeyler söylüyorlardı. Bende teşekkür ediyordum. Daha sonra Lara ve Ada geldi yanıma.
"Beğendiniz mi bakim gösteriyi?" Dedim gülerek.
"Evet, ay senin kostumun neydi öyle kız. Çok tatlıydı, pembiş pembiş." Dedi Ada.
"Çokta komikti bence." Dedi Lara.
"Ne? Ben mi? Ne? Yoksa hata mı yaptım? Herkes bunu mu konuşuyor?" Dedim, lan hayır olamaz. No. No. No.
"Yok be, sakin ol. Oyundaki şakalar falan. Onu diyorum." Dedi Lara.
"Hayal." Dedi Ada tuhaf bir sesle. Belli ki birşey söyleyecek, ya da isteyecek.
"Noldu?" Diye sordum bende.
"Dur sen." Dedi Lara Adaya.
"Şimdi biz sana birşey söyleyeceğiz."
"Tamam söyleyin dinliyorum."
"Sakin olacaksın ama bak." Diyip uyardı Lara.
"Ya hadi bir söyleyin de."
"Uff uzattın ama sende Lara, hani sen derslerde yoktun ya dün? Prova vardı bütün gün?" Dedi Ada.
"Ee noldu? Benim yerime Cenk mi girdi derse yani?" Dedim gülerek. Valla keyfim o kadar yerindeki kimse bozamaz. Cenki bile artık bir şaka haline getirdim.
"Evet." Dedi Lara.
"Ne?" Dedim bende. Yuh. Noluyor be? Şaka yapmıştım ben. Allahım yoksa benim gizli fal bakma yeteneğim mi var?
"Ya hani bilgisayar kullandığımız ders var ya? Bunun da işi mi, projesi mi ne boku varsa onun için gelmiş." Dedi Lara.
"Bu kadar mı? Tamam ne bok yerse yesin allah allah, bize bulaşmasında." Dedim bende. Ama doğru, uzak dursun.
"Bu kadar değil işte." Dedi Ada.
"Tamam anlatın o zaman."
"Şimdi burası bizim sınıfın oturma şekli ya." Dedi Ada kağıtta da bir yandan sınıfın oturma şeklini çizdi.
"Evet."
"Burdada biz oturuyoruz, sen, ben, Ada." Dedi Lara.
"Ee?"
"Bir çok masa boş. Şu sıra komple boş, Hayal. Ama şerefsiz herif ordaki boş yeri bırakıyor bizim yanımıza oturuyor." Dedi Ada.
"En azından konuşmadı değil mi?" Dedim öyle bön bön baktılar. "Yok artık konuştu mu yoksa? Şerefsiz."
"Konuştu." Dedi Lara.
"Ya çatlatmasınıza adamı! Ne dedi o zaman!"

Allahım valla beni kanser edecekler, bide diyorlar ki, "Hayal niye sinirli?" Ulan sinir etmeyin bende sinirli olmayım değil mi ama? Aa, geçen gün Babam bile diyor, "kızım sen çok sinirlisin doktor'a gidelim." Ama Babam bilmiyor ki böyle göt heriflerin hayatımın içine sıçtığını. Önce Umut geliyor, doğum günümde hisslerimle oynuyor sonra siktir olup gidiyor. Sonrada Cenk geliyor, arkadaş gibi gördüğüm herif, bokluk yapıyor. Gelde sinirlenme. Ulan benim kalpten gitmediğime şükredin lan. Valla, hangi kalp dayanır bu kadar olaya? Üstelik bunların üzerin sınav stresi ekleyin!

"Ya işte önce nasılsın napıyorsunuzdan başladı." Dedi Lara.
"Ee sonra?"
"Sonra işte hani sen bizden resim istedin ya, sınavın için?" Dedi Ada.
"Ee nolmuş!!"
"Işte biz aslında sana şaka yapacaktık." Dedi Lara.
"Ne şakası be?"
"Ya işte komik bir resim çıkartacaktık, onu verecektik."
"Işte dersteyken bizde dedik ki, ay yapmayalım yazık falan." Dedi Ada.
"Ee sonra?"
"Sonra senin bu gerizekalı-"
Hemen Laranın lafını kestim ve dedim ki "Senin ki veya senin falan demeyin şuna."
"Tamam be!" Diyip cevap verdi Lara. "Neyse devam edeyim ben, sonra bu gerizekali dedi ki aa napıyorsunuz neden yazık."
"Cevap vermediniz değil mi?"
"Verdik." Dedi Ada pis pis gülerek.
"Ne dedin yine? Bak sen kesin kim bilir ne demişsindir çenenini tutamayıp."
"Ben demedim ama Lara lafı fena soktu."
"Ya abartma, hani bu yazık dedi ya? Biz onu duymamış gibi yaptık ve ben dedim ki, Hayal'e çok yazık eden oldu zaten."
"Ama Hayal yüzü kıpkırmızı oldu, kızardı. Belli ki yaptığını biliyor." Dedi Ada.
"He az parça utanması kalmış yani? Pezevenk ya. Noldu geçen gün biliyormusunuz? Benim provam vardı ya?"
"Ee?" Dedi bunlar aynı anda.
"Eesi provaya geldi, izliyordu. Oturdu oraya kazulet gibi, gözlerimin içine bakıyordu. Bunun amacı ne allah aşkına bana bir söyleyin. Okuluma geliyorsun, bir selam vermiyorsun, provama geliyorsun, ukala ukala konuşuyorsun gördüğünde, amacı ne lan bunu?"
"Valla orasını daha kimse çözemedi Hayal." Demişti Lara.
"Merak etmeyin yakında çözeriz." Dedi Ada.
"Çözülsün de, birdaha çözmek zorunda kalmam inşallah. Neyse, ben derse giriyorum, görüşürüz sonra." Diyip derse girdim. Allahım ben kime ne kötülük ettim de beni bu gerizekalılarla sınıyorsun?

RaslantıHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin