"Bu böyle devam etmez."

10K 604 15
                                        

Üçümüz de sessizce arabada ilerlerken üçümüz de konuşma çabası içinde değildik. Arabaya ilk bindiğimizde Serhat ortamı yumuşatmak için birkaç kez konuşmak için çabalasa da bizden herhangi bir adım göremeyince o da susmuştu. Melek ise benim tepkimden korkarken ben ne diyeceğimi nasıl tepki vermem gerektiğini bilmiyordum.

Melek daha çok küçükken babamız öldüğü için baba anlamı onda bir boşluk gibiydi. Okula başlayana kadar böyle bir sorunumuz yokken okulabaşladığında her gün çocuklarını okuldan almaya gelen babaları gördükçe bir eksiklik olduğunu fark etmişti. Her zaman bunun farkında olarak o boşluğu doldurmaya çalışmıştım fakat her zaman ona daha iyi bir hayat sunma peşinde daha fazla çalışmaya gayret göstermiştim.

Ve şuan fark ediyordum ki Melek bana fark ettirmese de içindeki baba eksikliğini her zaman taşımıştı ve şimdi de bunu Serhat ile doldurmaya çalışmıştı.

Okula girdiğimizde Melek bizi görür görmez baba diye bağırarak Serhat'ın kollarına koşmuş daha sonra ise Serhat'ı öğretmeni ve arkadaşları ile tanıştırmıştı. O an herhangi bir şey dememiş veya diyememiştim.

Şuan arka koltukta benden çekinerek oturduğunu ve bir şey demem gerektiğini biliyordum fakat şuan bir şey diyecek durumda değildim. En başta bu yanlıştı. Evet Serhat ile aramda adı konulmamış bir durum vardı fakat bu hep böyle devam etmeyecekti. Serhat illa ki bunun yanlış olduğunu düşünecek veya en kötüsü bizden sıkılacaktı. Ve tüm bunlara rağmen Melek, Serhat'ı baba rolüne sokmuştu.

Biraz daha düşünmeye devam edersem kafayı yiyeceğimi düşünerek kafamı sallayarak kendime gelmeye çalıştım. Etrafa baktığımda çoktan mahalleye girdiğimizi fark ettiğimde şaşkınca Serhat'a döndüm. Olanları düşünürken bu kadar mı dalmıştım?

Birkaç dakika içinde eve ulaştığımızda Serhat'ın park etmesini ve Melek'in arabadan inmesini dalgın gözlerle izledikten sonra yavaşça arabadan inerek beni bekleyen adamın yanına ilerlemiştim. Melek önde bahçeye ilerlerken biz de yan yana ilerliyorduk ki serçe parmağımda parmağını hissettiğimde beklemeden tuttum. Şuan herhangi küçücük de olsa bir dokunuşuna ihtiyacım vardı.

" Bence onunla konuşmalısın."

" Biliyorum. Ama bugün degil."

Eve girdiğimizde Melek her zaman yaptığı gibi hemen lavaboya geçmiş, Serhat ve ben ise odaya geçmiştik.

Serhat tişörtünü değiştirirken ben yatağa uzanmış tavanı izliyordum. Bir türlü aklımdaki düşüncelere engel olamazken hızla Serhat'a döndüm. Tam ona döndüğüm sırada ise bacağını eşofmanından geçiriyordu.

O halini görünce yutkunarak bakışlarımı tekrar tavana çevirmiştim.

" Serhat." Eşofmanını tamamen giymiş bir şekilde yanıma gelip boşluğa oturdu. Devam etmemi beklediğini bilerek konuşmaya devam ettim.

" Selda abla bugün biraz gece kalsa bir sorun olur mu?" Garip isteğime kaşlarını çatmış ve anlamamış bir şekilde konuşmuştu.

" Neden?"

" Içmeye gitsek."

" Ozan.."

" Serhat lütfen. Bugün hiçbir şey düşünmek istemiyorum ve biraz da rahatlamak istiyorum."

" Tamam."

O sırada kapı tıklandığında ikimiz de kalkarak kapıya ilerledik. Büyük ihtimal yemek hazırdı ve Selda abla kapıyı çaldıktan sonra beklemeden mutfağa geçmişti. Genelde öyle olurdu.

Melek her zaman oturduğu yerde oturmuş bizi beklerken Selda abla ise yemekleri servis etmiş elini yıkıyordu.

" Başka bir şey yoksa çıkıyorum ben."

Reis -GayHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin