" Ne? Ne demek taciz eden adam?"
" Serhat.." Bir anda ağlamaya başlayan Ozan ile ne yapacağını şaşıran Serhat, yüzü kendisine dönük olan çocuğun koltuk altlarından tutarak kaldırıp kucağına almıştı.
" Tamam bebeğim. Sakin ol."
" Üç yıl önce, Melek daha da küçük, annem daha yeni bizi bırakıp gitmiş, babam desen o zaten hiç yok. Annemin gitmesi ile iyice afalladık. Daha doğrusu ben afalladım çünkü Melek'in o sıralar hiçbir şeyden haberi yoktu. Çocuk daha."
Melek'e çocuk derken o sıralarda kendisinin de çocuk olduğunu unutmuş bir şekilde konuşuyordu sanki.
" Para durumu gittikçe daha da kötü oluyordu. Okula gidiyordum oradan çıkışta işe. Hatta bir dönem Melek'i bile doğru düzgün görmüyordum. Ama ona rağmen işler yolunda gitmiyordu Serhat. Anlıyorsun değil mi?"
" Anlıyorum meleğim anlıyorum. Ama anlatmak zorunda değilsin." Bir yandan kucağındaki çocuğun sırtını okşayan Serhat diğer yandan da konuşurken Ozan sanki hiç duymamış gibi devam etti anlatmaya.
" O sırada Akif diye biriyle tanıştım. Benden iki yaş daha büyüktü. Yani o sırada o reşitti. En başlarda ben sadece sıkıntıları anlatıyordum o dinliyordu. İyi geliyordu. Anlıyor gibiydi. Sonra ise yardım etmek istediğini söyleyip duruyordu. Ancak nasıl veya neden yapacağından hiç bahsetmedi. Hiçbir zaman kendisinden, ailesinden, maddi durumundan, işinden hiç bahsetmedi." Nefes almak için susan Ozan hala sırtını okşamaya devam eden adamın boynuna kafasını saklayarak sakinleşmeye çalıştı.
Biraz zaman sonra sakinleştiğini hissederek kafasını kaldıran Ozan anlatmaya tekrar başladı.
" Tanıştıktan bir kaç ay sonra bana bir miktar para getirdi. Önce istemedim, itiraz ettim ama Melek'in ihtiyaçları vardı. Artık kendimi de geçmiştim ama o küçücüktü Serhat. Şuan bile çok küçükken o zamanlar.." Devam edemeden hıçkırarak ağlamaya başlayan çocuğu sırtından tutarak göğsüne tamamen çekip sıkıca sarıldı.
" Anlıyorum bebeğim, anlıyorum bitanem. Anlatma daha fazla.."
" Hayıırr." Ozan'ın ısrarla anlatmaya devam etmek istemesi ile kendini suçlayarak kucağındaki çocuğu sakinleştirmeye çalıştı Serhat.
" Verdiği ilk parayı utanarak ve zorla da olsa geri ödeme karşılığında almıştım. Zaman geçtikçe o bana parayı getiriyor, zorla kabul ettiriyordu. Ben bir şekilde paranın yarısını öderken o daha diğer yarısını ödemeden tekrar borç adı altında para getiriyordu.
Sonra sanki alışmaya başlamıştım. O getiriyor ben yarısını ödüyorum sonra o yine para veriyor. En azından eskisi gibi ağır çalışmama gerek kalmıyordu. Çok utanıyorum.
Bir gün bize geldi. Bu alıştığımız bir şeydi çünkü ayların getirisi ve arada olan samimiyetten dolayı artık sürekli bize gelip gitmeye başlamıştı. Ancak o gün Melek yanımızda değildi.
Genellikle çalıştığım için karşı komşumuz Neriman Teyze bakardı. O gün de ben gelene kadar uyuya kalmıştı ve Neriman Teyze kıyamadığı için bende kalsın demişti, bende kabul ettim. O gün de Akif geldi.
Melek'i sordu, evde olmadığını söyleyince mutlu oldu sanki ama aptal ben fark edemedim işte.
Bira almıştı. İçmedim, içmek istemedim. Tamam dedi kabul etti. Meyve suyu gibi bir şeyler daha getirmişti ve o bira içerken ben meyve suyu içiyordum. Daha doğrusu öyle düşünüyordum. Bardakları o dolduruyordu ve icecegime bira katıyormuş.
Yavaş yavaş beynim bulanır gibi olduğunda onun da hareketleri değişmeye başladı. Zaten yan yana otururken o sanki daha da yakınıma geliyordu. Sürekli koluma, bacağıma temas ediyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Reis -Gay
General FictionÜlkücü reis Serhat ve tüm zorluklara rağmen ayakta kalmayı başarıp kardeşine bakan Ozan...
