Geçmiş

5.5K 357 13
                                        

Bölüm ismini yazmayı unutmuşum ve hiçbiriniz mı fark etmediniizzz xjsjxjab

...

Mutfakta yemeklerle uğraşan Serhat arada bir, masada oturmuş kendisini izleyen Ozan'a bakıp tekrar yaptığı işe dönüyordu.

" Hazır yalnız kalmışken şu okul işini tekrar konuşsak mı?"

" Hayır." Bıçak olan eli aniden duran Serhat daha sonra yaptığı doğrama işine devam ederken de sakince konuşmaya devam etti.

" Ne demek hayır?"

" Hayır dedim işte."

" Neden diye soruyorum."

" Seninle kalıyoruz, ayrıca senin işinde çalışıyorum zaten. Okula gidersem eğer işten çıkmak zorunda kalırım. Ki şuan bile hala mahçup hissederken bir de öyle bir şey olursa yüzüne bakamam." Elindeki bıçağı olduğu yere bıraktıktan sonra ellerini yıkayan Serhat daha sonra ellerini silerek sandalyede oturan Ozan'ın önünde eğilerek ellerini tutmuştu.

" Seninle bu konuyu defalarca konuştuk bitanem, benim için sıkıntı değilsiniz dedim ama biliyorum ki sen hala rahatsız oluyorsun. Çünkü bir zamnalr bende senin gibiydim. Karşımdaki kişi bize acıyor gibiydi ama öyle değil gülüm. İstersen yıllarca yanımda çalış, istersen kendi işini kur, istersen hiç çalışma, bunların hiçbiri sıkıntı değil. Tamam istersen okula da gitme. Nasıl istersen, nasıl mutlu olacaksan, ne şekilde kendini rahat hissedeceksen öyle olsun."

Serhat'ın uzun uzun açıklamasını dinleyen Ozan, karşısında kendisini dinleyen ve anlayan biri olduğu için gerçekten kendini şanslı hissediyordu.

" Beni anladığın için teşekkür ederim." Oturduğu yerden eğilerek diz çökmüş olan adama sarılan Ozan hiç ayrılmak istemiyordu bu adamdan.

" Tamam hadi yemek yapmam lazım. Bu küçük duygusalı doyurmamız lazım."

" Ben mi duygusalım?"

" Canan'dan sonra evet sen." Serhat'ın göz devirmesine kahkaha atan Ozan, Serhat'ın bu durumdan yakındığını biliyordu. Canan her gün en az bir kere illa ki ağlayacak bir şey buluyordu ve bu sebepler genelde Serhat'a göre saçma sebeplerdi.

" Ne yapıyorlar acaba şuan?"

" Faruk abi yanlarındadır merak etme sen."

" Merak etmemek elimde değil. Biri kardeşimden öte kızım, diğeri ise.." Serhat, Melek'ten bahsetmeye başladığı zaman aniden susmuş ve göz ucuyla Ozan'a bakmış ancak herhangi bir ters tepki almadığı için konuşmaya devam etmişti.

" Diğeri ise kızım diyebilirim."

" Seni rahatsız etmiyor mu?"

" Ne?"

" Melek'in sana baba demesi?"

" Aksine hoşuma gidiyor. Belki sana ters geliyor olabilir veya saçmaolabilir senin için ancak gerçekten baba olmuş gibi hissediyorum. Bir çocukla ilgilenmek, senin gözünün içine bakması, seni sevmesi çok ayrı ve bence çok güzel şeyler."

" Senin kalbin gerçekten çok güzel ve çok büyük bir kalbin var." Aniden Ozan'ın iltifat etmesine karşı utanan Serhat gülümsemiş ancak bir şey dememişti.

" Oha utandın."

" Yok öyle birşey."

" Ne ya? Utandın işte baya. Şu haline bir bak ya nasıl da tatlı."

" Tatlı falan ayıp oluyor ama." Oturduğu yerden kalkarak Serhat ve tezgah arasına girerek Serhat'a bakan Ozan dayanamayarak uzanıp dudaklarını birleştirmişti.

Reis -GayHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin