Kulak misafiri

114 6 0
                                    

ilerleyen günlerde bir konseyin toplanacağı söylendi;
TONDC sayesinde 12 klan ve biz toplanıp savaştan önce kaynaşacak ve savaş planı hazırlayacaktık.
Temsilci olarak Clarke, Abby, Kane ve Octavia gidecekti

Raven'ın başka bir işi çıktığı için yarım bıraktığı işi hallettmeye çalışıyordum, kısaca mermilere barut dolduruyordum
Raven'ın yarı hızıyla ilerlesem bile iyi iş çıkarıyordum
en azından buna inanmak istiyordum
Octavia yanıma heyecanla geldi
'Indra benden ikincisi olmamı istedi!' dedi küçük bir çocuğun sevinciyle
'Aman tanrım! senin için çok sevindim' dedim onun heyecanını kırmadan
birden durdu
'Sen çok daha iyidin, niye seni seçmedi'
dedi ciddiyetle
'sendeki ışığı görmüş olmalı Octavia, benden bir savaşçı olmaz' dedim gülümseyerek
kafamı çevirip
'benden hiçbir şey olmaz' diye ekledim kısık sesle
Octavia durgun durgun bana baktı
Ardından bana sarılıp 'Lincoln bekliyor, seviyorum seni' dedi ve gitti

O sırda niye bilmiyorum moralim bozuldu, doldurmaya çalıştığım barut elimde patladı
'kahretsin!'
İçeri giren abim hızlıca elimi tuttu
'neye gerildin sen yine?!'
beni bu kadar iyi tanıması beni şaşırtıyordu
'bişeyim yok' dedim elimi çekerek
'kendini patlatıyordun yn!' dedi cevap bekleyen bir şekilde yüzüme bakarak
'ben ne olucam' dedim
tam abim 'ne demeye çalışıyorsun' gibi bir şey diyecekken atıldım
'ne skaikruyum, ne yerliyim, ne savaşçıyım ne mekanikte iyiyim, asla Clarke gibi bir lider olamam' dedim devam edicektim ki abim yüzümü ellerinin arasına aldı
'Sen bir Murphysin. Sen, Octavia'nın aksine saklanmayı başardın-çocukça davranmadın, dünyaya indiğimizde ben bile bellamy'nin bileklik çıkarma işini onaylarken, sen onaylamadın karşı durdun.Gayet iyi dövüşüyorsun, gayet iyi bir lidersin.'
bir saniye durdu, gözümden akan yaşı sildi
'Aynı anda bunların hepsi olamaz kimse ama sen- sen kendini ve insanları iyi yönetirken üstüne çok da iyi dövüşüyorsun, Raven'ın yarım kalan işlerini sana vermesinin sebebi mekanik işlerinde iyi olman- diğerlerinden iyi olman. Bu yüzden nolur bir daha kendi üstüne gelme'
Sözü bittiğinde bana sıkıca sarıldı.

Bellamy ve Raven aynı anda içeri girdi
'Yn gelebilir misin'
'John nerdeydin?!'
dedi ikisi aynı anda ve bizi o halde görünce durdular.

Raven bana yaklaşıp elini omuzuma koydu
'iyi misin?'

Bellamy beni kırgın görünce istifini bozmaz ortamın havasını neşesiyle değiştirir- bunun bana daha iyi geldiğini bilirdi.
'bizsiz mi sarılıyordunuz?!' diyerek önce raven'ı hızlı bir şekilde kavrayarak üçümüzü sıkıca kucakladı

gülmeye başladım
Bellamy gülümseyerek bana baktı.

Raven abime dönerek
'Murphy içerideki eşyaları senin için ayırdım, kurcala ihtiyacın olanları alabilirsin.' dedi

Abim teşekkür ettikten sonra kolumu sıkıca kavrayarak beni de kendiyle içeri götürdü.
'Cidden artık dayanamıyorum' dedi Raven'ın onun için ayırdığı eşyaların olduğu kutuyu sinirle kurcalarken.

'Murphy diyor ya,Murphy' kafasını kaldırdı bana baktı sinirden kıp kırmızı olmuş bir şekilde
'Onu seviyorum-onu deli gibi seviyorum, gözüne girebilmek için yapmadığım iş, şaka , açmadığım muhabbet kalmadı.' sinirle eşyaları kutunun içine fırlattı
'Karşılığında aldığım ne? Murphy demesi!'
Raven, John'un arkasından süpriz olsun diye bulduğu saati ona vermek için gelmiş ardından konuşmayı duyup donakalmıştı
Bense olayı kabullenip sesimi çıkarmadım
'Onun sol bacağını sakat bırakmam ne kadar canımı yakıyor biliyor musun yn?' dedi gözleri dolu dolu
'İşine yarayacağını bilsem bacağımı söküp ona veririm. Çok çabuk bağlandım bir anımı onsuz geçirmek istemiyorum.'
bana daha da yaklaştı
'Gözlerini gördün mü sen onun?'
cevap bekledi
'Neyi var ki abi' dedim Raven hala bize bakıyordu
'Yn gözleri..gözleri dünyadaki en güzel şey.'
'Şu zamana kadar kahverenginin bu kadar güzel bir renk olduğunun farkına nasıl varamamışım'
'Raven iltifat etmez.. sana uzun uzun bakar gülümseyerek 'ucube' der VE BU DÜNYADAKİ EN GÜZEL HİSSETTİREN CÜMLEDİR!!' dedi
'abi...' dedim Raven'ın arkasında durduğunu söyleyecektim
'daha bitmedi-daha bitmedi..'
'arkanda...'
'onu sabaha kadar anlata-' sözünü yarıda kesti
arkasını döndüğünde Raven'ı gördüğü gibi utanarak dışarıya çıktı
Ben peşinden gitmek için bi adım attım ama Raven beni tuttu
'Ben gidicem' dedi
Ve çıktı

'Git başımdan Raven, gelme' dedi John
'Bir anını bile bensiz geçirmek istemediğini sanıyordum' dedi Raven yumuşak bir ses tonuyla.
John'un hızına bacağı yüzünden yetişemiyordu ama inatla peşinden gelmeye devam ediyordu
'Raven çok utandım yalvarırım gelme' dedi hızlanarak
'Ah'
Raven hızlanmak için bacağını ileri attı atmasıyla bacağının dayanılmaz bir acıyla tutmaması bir oldu
Raven yere düşecekti ki John hızlıca onu kavrayıp kucakladı

'Utanmana gerek yok John' dedi Raven
'Unut dediklerimi' dedi john kıpkırmızı olmuş bir şekilde
'John beni yere indir' dedi Raven
John indirdiğinde Raven elini John'un yanağına koydu
'Dediğin her şey çok güzeldi John, gözüme girmek için yaptığın şeyleri fark ediyorum ve bunları yapmaya çalışırkenki tatlı telaşını çok seviyorum, Finn'e ailem derken ameliyatıma onun gelmeyip senin gelmeni seviyorum, bacağım ağrıdığında beni taşımanı seviyorum, kız kardeşinle olan ilişkini, yaptığın ve söylediğin her şeyi çok seviyorum.'
Johnun gözleri dolmuştu
Ne yapacağını bilemeyerek sadece Raven'a baktı

'Burası beni öpmen gereken kısım sersem' dedi Raven gülümseyerek

John eğilip öptü

'BUNU GÖRDÜN MÜ?!'
Octavia koşarak yanıma geldi
'oldular,OLDULAR!' dedim
Octavia ile birbirimize sarıldık

'Siz niye bu kadar sevindiniz?' diye sordu bellamy

'kaç aydır bunu beklediğimizi biliyor musun sen?' dedim heycanla

'bir de bana sor' dedi Bellamy duyamayacağım bir ses tonuyla

Tüm yalnız insanlar||The100Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin