twenty

875 71 1
                                        

Baekhyun'un anlatımından

Kollarının arasında olduğum adama sıkıca sarılmış, uzanıyordum geniş yatakta. Chanyeol'a hayır diyemezdim. Diyememiştim.

Çok büyük bir tehlikeydi benim için. Dengesiz bir adamdı. Karanlık işler yapıyordu belki her şeyi bilmiyordum ama yine de kabul etmiştim yanında kalmayı.

Onsuz nasıl yaşıyordum, unutmuştum sanki. Onsuz olan hayatım çok silikti. Daha ne kadar zaman olmuştu ki o anlaşmayı imzalayalı? Bu yatağa gireli?

Saçlarımın arasında hissettiğim öpüş ile gülümsedim. "Baban yakın zamanda elimde olacak." Diye mırıldandı hala boğuk gelen sesiyle.

Uzun bir seksin ardından ılık bir duş almıştık. Yorgunduk, birbirimize sarılmış uzanıyorduk onun odasında.

Artık bizim odamız demeli miydim?

"Onunla son kez konuşmak istiyor musun yoksa direkt ortadan kaldırayım mı?" Başımı olumsuzca salladım. "Konuşmak istemiyorum. Onu görmek de aynı yerde bulunmak da istemiyorum Chan."

"Tamam güzelim. Sen öyle istiyorsan öyle olsun." Ağırca okşadı kolumu. "Uyuyalım, yorulduk." Diye mırıldandı hoş sesiyle.

"Uyuyalım." Diye mırıldandım bende. Başımı iyice yasladım sıcak göğsüne ve huzurla kapadım gözlerimi.

////////////////////////

Yazarın anlatımından

Baekhyun hızlı adımlarla indi geniş salona. Chanyeol masaya oturmuş bakışlarını yeni gelen maillerde gezdiriyordu. Baekhyun büyükçe gülümsedi. "Günaydın~" diye mırıldandı yaklaşırken.

Chanyeol bakışlarını tabletten kaldırdı ve göz göze geldi Baekhyun'la. Yanına gelen bedenin dudaklarına uzandı hızla.

Küçük bir öpücük aldığında gülümsedi hafifçe. "Günaydın sevgilim." Chanyeol'un hoş sesinden bu kelimeyi duymak Baekhyun'un kalbini hızlandırırken hızla oturdu yerine.

O sırada içeri giren Chen hızla selam verdi oturan patronuna. Elindeki poşeti ise hızla bıraktı Baekhyun'un yanına. Baekhyun şaşkınlıkla baktı yanına bırakalan küçük poşete.

"Bu ne? Diye sordu Baekhyun Chanyeol'a dönerken. Chanyeol Chen'e döndü. "Sen arabayı hazırla geliyorum birazdan." Chen başını salladı ve çıktı evden.

Ardından gülümsedi hafifçe Chanyeol. "Telefonun şifreliydi, artık gerek yok onu kullanmana. Eski hattını taktırdım." Baekhyun poşetten çıkan telefon kutusuyla büyükçe gülümsedi.

"Teşekkür ederim Yeol. Beklemiyordum." Hafifçe yaklaştı Chanyeol. Elini Baekhyun'un yanağına koydu ve okşadı. "Annenle tanışmak istiyorum yakın zamanda. Babanın işi bittiğinde birlikte yemek yiyelim olur mu?"

Baekhyun hızla başını salladı. "Olur tabii. Çok güzel olur hatta."

Dudaklarını buluşturdu ağırca Chanyeol. "Dikkatli ol güzelim. Akşam görüşürüz. Seni seviyorum." Baekhyun hafifçe gülümsedi. "Bende seni seviyorum." Diye mırıldandı utanırken.

Chanyeol yüzündeki gülümseme ile evden çıkarken derin bir nefes vermişti. Rahatlamış hissediyordu. Baekhyun ile başlayan ilişkisi tüm ruhuna iyi gelmişti sanki.

Kalbi rahatlamıştı. İçindekileri ifade etmek iyi gelmişti Chanyeol'a.

\\\\\\\\\\\\\\\\\\

Mark hızlı adımlarla girdi evine. Salonda adamının yanında oturan adam ile derin bir nefes verdi hissettiği rahatlama ile.

Büyükçe gülümsedi. Adam gergindi. Karşındakinin kim olduğunu bilmiyordu.

Mark boğazını temizledi hızlıca. "Hoş geldiniz bay Byun. Ben Mark. Tanıştığıma memnun oldum."

Adam oturduğu koltuğa yaslandı. "Beni nereden tanıyorsun?" Diye sordu. Karşısındaki adamın pek de sağlıklı bir gülümsemesi yoktu.

"Peşinde olan biri var, seni arıyor sorduruyor haberin vardır." "Biliyorum. Loey miyimiş neymiş adı. Hepsi o piçin başının altından çıkıyor ama biliyorum ben. Baekhyun'u bulup peşime adam takmanın cezasını bir güzel ödeteceğim."

Mark güldü adamın bu söylediklerine. "Baekhyun'a asla ulaşamazsın. O adamın koruması altında şuan. Ama benim yardımımla, deneyebilirsin tabii."

"Sen kimsin de bana yardım edeceksin? Neden yapasın bunu?" "Ben Chanyeol'dan hoşlanmıyorum." Diye mırıldandı Mark kendini rahat koltuğa bırakırken.

"Ve onun sevdiği bir kişinin başına bir şeyler gelmesi de bu yüzden hoşuma gider. Anlayacağın kadarıyla bir taşla iki kuş. Sen oğlundan intikamını alırsın bende Chanyeol'u rahatsız etmiş olurum."

Hafifçe yaklaştı oturan adama. Elini uzattı. "Ben olsam bir saniye bile düşünmez sıkardım bu eli. Eğer seni bırakırsam Chanyeol seni bulur. İnan çok uzun sürmez. Ve o benden çok daha acımasız biri emin ol. Oğlun gidip en acımasızına sığınmış."

Adam derin bir nefes verdi ve uzandı sıktı ona uzatılan eli. Yapacak bir şeyi yoktu. Ona uzatılan eli tutacak ve kullanacaktı.

Oğlundan da peşinde olan o adamdan da ancak bu şekilde kurtulabilirdi. Oğlunu ortadan kaldırdığında ise eşinden almak istediği intikamı alacaktı.

Onu kimse durduramazdı.

Onu kimse durduramazdı

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Eveett taraflarımız belli oldu

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Eveett taraflarımız belli oldu. Öncesinde bu ficte olmayan bir yere doğru gidiyoruz:) yeni bir şey demiyorum hadi bakalım ~

Captive/ChanbaekHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin