Baekhyun yatak odasında camın önünde duran tekli koltuğa oturmuş, kravatını bağlayan Chanyeol'u izliyordu. "Fazla özenmedin mi sence de?" Diye mırıldandı ağzının içinde.
"Üstelik hala yaralısın." Chanyeol derin bir nefes verdi. "İyiyim dedim ya güzelim. Bak dün gece ayrı yerde yattın sinirlerimi zıplattın zaten. Daha fazla üstüme gelme tamam mı?"
"Sanki ben çok meraklıyım senden ayrı yatmaya. Dikkat edelim diye yan odada yattım ben." Ayağa kalktı ve yaklaştı Chanyeol'a.
"Bazen bu evde geçirdiğim ilk günleri özlüyorum. Çok daha fazla görüyordum seni." Gülümsedi Chanyeol. "Benim güzel bebeğim, sen beni mi özledin?"
Ceketin yakalarını düzeltirken hafifçe salladı başını Baekhyun. "Şirket bu ara çok yoğun, babamın çıkarttığı sorunlar yüzünden ilgilenemedim hiç biliyorsun. Onları biraz azaltayım nikah tarihi alacağız zaten."
Kolunu Baekhyun'un beline sardı ve yaklaştırdı kendisine. "Sana güzel bir düğün yapmak isterdim ama korkuyorum." Diye mırıldandı. "Babamın neler yapabileceğini kestiremiyorum. Sessiz bir nikah sonrası uzun bir balayı bizim için daha iyi olacaktır diye düşündüm. Sence güzelim?"
Gülümsedi Baekhyun. "Nikah yeterli Chan. Bunlar zaten formalite. Gereksiz bir yandan. Önemli olan şey birlikte kurduğumuz ailemiz değil mi?"
İç çekti Chanyeol. Baekhyun'un ne kadar değiştiğini her gün daha fazla görüyor ve hissediyordu. Küçük sevgilisi oldukça olgunlaşmıştı.
"Bazen olgun olgun konuşuyorsun, çok hoşuma gidiyorsun bak dikkat et kendine." Baekhyun onun bu dediklerine gülerken yaklaştı ve yumuşak bir öpüş verdi Chanyeol Baekhyun'un güzel dudaklarına.
"İş beklemez bebeğim. Akşam yemeğinde görüşürüz. Seni seviyorum."
İç çekti Baekhyun. Kollarının arasından yavaşça çıkarken mırıldandı. "Bende seni seviyorum. Dikkatli ol Chan."
//////////////////
Chanyeol masasındaki dosyaları dikkatle incelerken fark ettiği eksiklik ile duraksadı.
Osaka'ya ait verilerin olduğu dosya burada değildi. Gözlerini yorgunlukla kapattı. Bunu son kontrolde fark etmesi gerçekten inanılmazdı.
Kendisini bir türlü işe verebildiği söylenemezdi. Bu canını çok sıkıyordu.
Telefonuna uzandı hızla. Baekhyun'u ararken kulağına yasladı. Saniyeler sonra cevaplanan telefon ile konuştu hızla. "Güzelim nasılsın?"
"İyiyim sevgilim, sen nasılsın? Bir şey mi oldu?" "Endişelenmeni gerektirecek bir şey değil korkma." Diye mırıldandı Chanyeol. "Yalnızca yanımda getirmem gereken bir dosyayı unutmuşum. Çalışma odamda, çekmecede duruyor. Cheni göndereyim ona ver olur mu?"
"Olur tabii, rengi falan ne karıştırmayayım?" "Mavi, tek bir dosya var zaten güzelim. Teşekkür ederim şimdiden." "Ah rica ederim. Görüşürüz." "Görüşürüz sevgilim."
Telefonu kapattı ve arkasına yaslandı Chanyeol. O sırada Baekhyun onun bahsettiği dosyayı bulmuş ve odasına giderek üzerini değiştirmişti.
Şişmeye başlamış olan karnı yüzünden artık Chanyeol ile aynı beden kıyafetler giyiyordu Baekhyun. Neredeyse altı aylık hamileydi.
Üst üste gelen şeyler olmasaydı çoktan evlenmiş olacaklarını biliyordu ve bu yüzden Chanyeol'un üzerine gitmiyordu ama annesi de bir yandan sormaya başlamıştı artık.
Bir an önce nikahın olmasını istiyordu haklı olarak.
Odadan çıktığında dikkatli adımlarla indi merdivenleri. Dışarı çıktığı sırada giymişti kabanını. Onu gören Chen duraksadı. "Bay Byun, sizde mi geleceksiniz?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Captive/Chanbaek
Hayran Kurgu"Senden tek istediğim şey annemi ve beni kurtarman. Param yok, yalnızca bedenim var. Bana bedenim karşılığında özgürlüğümü verebilir misin?"
