twenty seven

693 58 7
                                        

Yazarın anlatımından

Baekhyun yaklaşık bir saattir mutfakta kurabiye hazırlıyordu. Chanyeol bugün evde çalışıyordu, işe gitmemişti. Baekhyun'un canı ise kahvaltı ettiğinden bu yana kurabiye istiyordu.

Bayan Kim kendisinin yapabileceğini söylediğinde ise büyük bir gülümseme ile kendisinin yapmak istediğini söylemişti.

Tarifi ondan alıp yapmaya başlamıştı. Şimdi ise fırından çıkartmak üzereydi. "Chanyeol sever mi?" Diye sordu gülümserken. Bayan Kim iç çekti. "Bay Park pek tatlı yemez bay Byun. Ama belki siz yaptığınız için sever bilemiyorum."

Baekhyun gülümsedi. "Dener en azından." Büyükçe gülümsedi ve baktı fırındaki kurabiyelerine. Dakikalar sonra çıkartıp servis tabağına aldı.

İlk sıcaklarının çıkmasını beklerken dikkatle çıktı merdivenleri. Çalışma odasının önüne geldiğinde kapıyı açacakken duraksadı.

İçeriden gelen Chanyeol'un sesi yüksekti. Biriyle konuşuyordu. "Ben sana beni aramamanı söyledim defalarca! İlgilenmiyorum Kyungsoo. Ne senin hayatınla ne de Jongin'in. İkiniz de yoksunuz benim için artık!"

Yutkundu sertçe Baekhyun. Eski nişanlısı neden hala arıyordu Chanyeol'u? Titrek bir nefesle çaldı kapıyı.

Chanyeol aniden susarken bir kaç saniye bekledi Baekhyun. Chanyeol boğazını temizledi. "Gel!" Baekhyun içeri girdiğinde hafifçe gülümsedi. "Sevgilim, kurabiye yaptım. İster misin?"

Derin bir nefes verdi. "Gel yanıma." Masaya tabağı bıraktı ve yaklaştı yanına Baekhyun. Chanyeol kollarını bir anda beline sardığında duraksadı.

"İyi misin?" Diye mırıldandı Baekhyun. Elini Chanyeol'un ensesinde gezdirdi ağırca. "Jongin, yokmuş ortalarda." İç çekti Chanyeol. "Ne yapmam gerekiyor Baekhyun? Ne yapmam lazım? Karar veremiyorum ben."

"Tehlikede olabilir mi?" Diye sordu Baekhyun. İç çekti Chanyeol. "Emin değilim. Mark bana ulaşamadığı için ona sarmış olabilir. Bilmiyorum."

Ofladı derince. "Güvenim öyle bir kırıldı ki, karşımda ölüyorum dese bir şey var diye düşünürüm gibi geliyor Baekhyun." İç çekti Baekhyun. "Biliyorum, anlayabiliyorum hissettiklerini. Ama o senin eski dostun. Eğer başı beladaysa, senden başka biri yardımcı olamaz ona Chan. Bunu sende biliyorsun."

Baekhyun'un yüzünü avuçlarının içine aldı ve okşadı ağırca. "Benim güzelim. Yeri geldiğinde benden bile olgun olan canım sevgilim. Ne yapacağım ben seninle?" Baekhyun titrek bir nefes aldı. "Ben seni yalnızca seviyorum Chan. Senden de bunun dışında başka bir şey beklemiyorum, beklemem."

Yaklaştı ve birleştirdi dudaklarını Chanyeol. Derin bir öpüşün ardından ayrıldılar. "Soruşturacağım, eğer gerçekten kayıpsa ve yardıma ihtiyacı varsa elimden geleni yapacağım."

Gülümsedi Baekhyun. Hafifçe salladı başını. Ardından bakışları masaya koyduğu tabağa kaydı. Uzandı ve bir kurabiye aldı hızla.

Chanyeol'a uzatıp gülümsedi. "Ama önce kurabiyemi dene." İç çekti Chanyeol. Tatlıyla pek arası yoktu ama Baekhyun ona böyle bakarak zehir bile uzatsa sorgulamadan yermiş gibi geliyordu.

O yüzden dudaklarını araladı ve sevgilisinin uzattığı kurabiyeden bir ısırık aldı. Şekeri bir tık az olmuştu ama bu Chanyeol için daha iyiydi. Hafifçe gülümsedi. "Güzel olmuş bebeğim, geri kalanını sen at ağzına ben eve geldiğimde bol bol yerim olur mu?"

Baekhyun hızla salladı başını. "Dikkatli ol sevgilim. Geç kalma olur mu?"

Chanyeol başını olumluca salladı hızla. "Kalır mıyım hiç?" Baekhyun'un belini okşadı ağırca. "Sende hem kendine hem bebeğimize dikkat et güzelim. Daha fazla ayakta kalma, odamızda zaman geçir tamam mı? Akşam yemeği saatini geçirmemeye çalışırım."

Baekhyun'un henüz tam anlamıyla şişmeye başlamamış karnını okşadı. Masadan telefonunu aldı ve çıktı odadan. Bir an önce Jongin'in yerini bulmalıydı. Tahminleri çoğunlukla yanılmazdı. Jongin'i bulmak aynı zamanda ona Mark'ı ve Baekhyun'un babasını da getirecekti.

Chanyeol büyük bir intikam almayı planlıyordu. Sevgilisini öldürme planı yapan herkesi ortadan kaldıracak sonrasında ise hayatını düzene sokmak adına bir şeyler yapmaya başlayacaktı.

Her şeyi bebeği doğmadan bitirmek için önünde çok da uzun olmayan bir zaman vardı ve Chanyeol bu kez kararlıydı.

Değişiyordu, Baekhyun onu değiştiriyordu. Tek değişenin kendisi olmadığının da farkındaydı. Hayatı da evriliyordu. Bu değişim ise çok güzel hissettiriyordu. Başta korkmuş olsa da mutlu hissediyordu kendisini.

Büyüdüğü evde hiç hissetmemişti bu huzuru. Tek bir kişi aile huzuru verebilir miydi? Baekhyun bunu başarıyordu.

Baekhyun Chanyeol'un huzuruydu.

Baekhyun Chanyeol'un huzuruydu

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Küçük bir bölüm olsun, bir sonraki bölümü yakın zamanda atacağım

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


Küçük bir bölüm olsun, bir sonraki bölümü yakın zamanda atacağım. Bizi heyecanlı zamanlar bekliyor :)

Captive/ChanbaekHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin