Kolum dürtülürken gözlerimi açmamak için kendimle savaştım. Çok fazla uykum vardı ve hissettiğim sıcaklık beni daha çok mayıştırıyordu. "Kaan..." sessiz bir serzeniş duyuyordum. Homurdanarak kaşlarımı çattığımda gördüğüm rüya bir anda kesildi. Birisi bana sesleniyordu sürekli, duymak istemiyordum. Yerimde biraz kıpırdandığımda kulaklarıma dolan inleme sesiyle irkildim. Gözlerim anında açılırken gördüğüm ilk şey dizimin Boran'ın emanetinin üstünde olmasıydı. Daha da absürtü adama koala gibi yapışmıştım. Yataktaki bedenimin nasıl aşağı doğru kaydığını anlamasam da başımı kaldırıp kısık gözlerle Boran'a baktım. "Kalk üstümden," dedi zorlukla.
Uyku sersemi ondan biraz uzaklaştığımda gözlerim alnındaki ter damlalarında gezinmişti. Yavaş yavaş açılırken yatakta doğrularak gözlerine baktım. "İyi misin sen?"
Üstünden kalktığım için biraz olsun rahatlamış gibiydi. Islak kirpiklerinin altından baktı bana. "İlacımı içmedim, doğrulmama yardım eder misin?" diye sorduğunda şaşırdım. Gerçekten benden yardım istiyordu. Kimseye tavizi olmayan bir adam. İyice uykumdan sıyrılırken doğru bir konum alıp bir elimle elini tutup diğer elimle ensesinden destek verdim. Onu yatakta doğrulttuğumda koluma tutunmuştu. Elini bırakıp sarılır gibi sırtına destek verirken ensesindeki elimle yastığını dikleştirdim. Kendi yastığımı da arkasına koyunca arkasına yasladım.
Neden bu halde olduğunu hâlâ anlamamıştım. Ağrısı var desem bacaklarını hissetmiyordu ki? Neresi ağrıyacaktı? Bunu daha fazla düşünmeden üstünden atlayıp komodinin üzerindeki hapı alıp ona uzattım. İçeceği ilaç bile burada hazır duruyordu, demek ki bunun olacağını biliyordu. Fizik tedavide sakatlanmış mıydı acaba? Odaya geldiğimde de kötüydü zaten. Elimden hapı alıp dudaklarına götürürken kendi bardağıma su doldurup ona uzattım. Hazır tuttuğu su dolu bardağı içmemeliydi, suyun yarısı buharlaşmıştı zaten.
Suratındaki rahatsızlık dolu ifadeyle sudan birkaç yudum alıp geri komodine koyacakken elinden alıp ben koydum. Kasıklarımda hissettiğim hareketlenme hiç hayra alamet değildi. Başını yatak başlığına yaslayıp birkaç saniye nefeslendi. O sırada da gözleri üzerimden ayrılmamıştı benim gibi. "Ömer'i çağırır mısın?"
Bir şey demek üzere dudaklarım aralansa da ne diyeceğimi bilemedim. Bundan hoşnutsuz olduğumu belirtir gibi kaşlarım çatılmıştı. Yine de bir şey demeden odadan çıkıp Ömer'in odasının kapısını tıklattım. Bir süre ses gelmezken iki dakika sonra kapı aralandı. Beni görünce kaşları şaşkınlıkla havalanmıştı. "Bir şey mi oldu Kaan.. Bey?"
"Boran seni çağırıyor. Sanırım ağrısı var." dedim üç günlük sakalımı kaşırken. Odanın kapısını açık bırakarak içeriye geçti. Kapının pervazından onu izledim ben de. "Beni çağırdığına göre lavaboya gidecektir. Fizik tedavide bacaklarına verilen elektrik yüzünden bir iki gün bel ağrısı çekiyor. Kendini taşımakta zorlanıyor o yüzden."
"Sağ ol bilgi için," dedim kaşlarım çatık onu izlerken. Rahatsız edici hareketleri vardı ve bunu bana göstermekten çekinmiyordu. "Aniden evlendiğiniz için birbirinizi tanımamanız doğal. Eğer isterseniz bir gün birlikte kahve içeriz. Boran'ın neler sevip sevmediğini anlatırım size." diyerek gülümsedi. Alacağını almış olacak ki bana doğru ilerleyip suratıma bakmadan bizim odamıza girdi. Arkasından da ben girdim.
Şu lafları yüzünden onu boğazlayıp daha demin görüş açımda olan merdivenlerden aşağı yuvarlardım ama sırası değildi. Onu da yapacağım gün gelirdi inşallah.
Onlara tepkisizce bakarken benim duymamı istemiyorlarmış gibi fısıltıyla konuştular. Geçip düne kadar yattığım koltuğa oturduğumda gözlerimi onlardan ayırmadım. Boran bana hiç bakmazken Ömer yavaşça Boran'ın ayaklarını yataktan sarkıttı. Onu yatakta düzgünce oturtunca arkasındaki tekerlekli sandalyeyi kendine yaklaştırıp Boran'ı sırtından destekle ayağa kaldırdı. Şaşırdım. Şaşırdım çünkü Boran gayet ayakta durabiliyordu. Tabii kolları bildiğin Ömer'e dolanmıştı. Tir tir titreyen bacaklarından gözlerimi alamazken Ömer onu biraz daha kendine yaslayıp yavaşça tekerlekli sandalyeye oturtmuştu. Boran acı acı inlerken Ömer ayaklarını düzeltip arkasına geçti. Tekerlekli sandalyeyi banyoya kadar sürerek onu içeri bıraktı. Bir dakika sonra kendisi çıktığında kapıyı da kapatmıştı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
efgan | bxb
Fiksi Remaja[tamamlandı] Yarım olan bendim, huzuru veremeyeceğini düşünen oydu. . "Bu zamana kadar hep ayağa kalkmaya ihtiyaç duyduğumu hissederdim şimdi ise..." Şaşkınlıkla başımı kaldırdığımda göz göze geldik. "İhtiyacım olan senmişsin aslında." . Boran yılla...
