BÖLÜM 29 ARSLAN

3.9K 399 519
                                        

Ben geldimmmm.

Nasılsınız bebişler?

Eski aktifliğime geri dönüyorum. Özlediniz mi beni?

Tarih:28.11.2023
Saat:01.48

Watpad de okuyacak kitap bulamıyorum. Bana önereceğiniz kitap var mı? Eski dönem kurgusu, asker-doktor kurgusu, futbolcu kurgusu olabilir yani.

Neyse bölüme geçelim..

"Arslan kaçırılmış!"

Bir insan hayatında kaç darbe alır? Kaç darbe onu yere düşürür?

Peki düştüğü zaman nasıl geri kalkar?

Ya da kalkabilir mi?

Kaç kez düşmüştüm?

Kaç kez darbe yemiştim?

Yetmez miydi artık bu kadarı?

Telefon elimde kalırken olduğum yerde kalakaldım.

Ne diyebilirdim?

Yanıma gelen adım seslerini işitsemde sanki duyamıyor gibiydim.

"Bade çabuk gelin! Turan'a haber ver. İzin bekleyemem ben." Diye tekrar Fatih abinin sert sesini duyunca kendime geldim.

Gözlerimi hızlı hızlı kırpıştırdım kısa bir an.

Telefonu kulağımdan çekince çoktan Fatih abimin kapattığını farkettim.

Karşımda duran bedeni yeni gördüm. Oysa adım seslerinin farkındaydım.

"Gitmem lazım." Dedim çıkmayan sesimle. Fısıltı gibiydi.

"Birşey olmuş. Ne oldu?" Dediğinde zorlukla yutkundum.

Söylemeli miydim?

Söylesem yalnız bırakmazdı beni. Biliyordum. Ama onun da burada halletmesi gereken şeyler vardı.

Alin yalnız kalmamalıydı.

Hem amcası Alin tek kalırsa birşey yapabilirdi.

"Bade ne oldu?" Dediğinde dudaklarımı araladım zorlukla.

"Fatih abim. Arslan..." toparlayamadım cümlemi. Yalan söylemek istemiyordum ama onun gelmemesi lazımdı.

"Gitmem lazım Kağan." Dedim sadece.

"Ne olmuş Arslan'a?" Dediğinde yutkundum.

Kaçırılmış.

"Hasta olmuş." Dediğimde onun rahatladığını gözlerinden anlayabiliyordum.

"Beraber gidelim." Dediğinde başımı onaylamazca sağa sola salladım.

"Alin'le kal. Ben tek giderim." Dediğimde yüzü memnun olmadığını belli edercesine buruştu.

"Yanında olmalıyım." Dediğinde elini tuttum.

"Hep yanımdasın Kağan. Ama gitmem lazım. Alin'in yanında kal." Dediğimde beni kendine çekti belimden.

Alnıma değen yumuşak dolgun dudaklarla gözlerimi kapattım.

Huzura ihtiyacım vardı.

Yoksa kalbimi adeta avcunun içine almış gibi sıkan bir el vardı göğsümün içinde. O beni daha Ankara'ya ulaşmadan yok edecek gibiydi.

"Yanındayım Bade. Yalnız değilsin. Tek bir telefonunla senin yanına gelirim Bade." Dedi sanki içimdeki sıkıntıyı hissetmiş gibi.

"Alin-"

POYRAZHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin