BÖLÜM 33 SONA YAKLAŞMAK

4K 337 313
                                        

Uzun zaman sonra ben geldimmm.

Özleştik mi aşkolarrrrr?

Nasılsınız? İyi misinizzz?

Uzun zaman oldu sizden bol bol yorum bekliyorum.

Bomba bir bölümle geldim sizlere.

💣

"Ben Yüzbaşı Ali Kağan Güral. Az daha dayanın üsteğmenim."

Dejavu?

Şeref yüzünden çıktığımız bireysel görevde yine Şeref yüzünden deşifre olmuştum. Ve yine bu cümleyle kurtarmaya gelmişti yüzbaşım beni.

Aylar geçmiş yine aynı cümleyle gelmişti kurtarmaya.

Yüzünde can alıcı gülümsemesi zaten sekte de olan nefesimi kesiyordu adeta.

Elim batan kaburgalarıma gitmişti. Canım yanıyordu artık.

Gücüm tükenmişti.

Çatışma sesleri devam etse de azalmıştı.

"Kurtarıcı melekte geldi. Hoşgeldin deli yüzbaşı." Dedi Şeref'siz gülerek.

"Çok hoşbuldum." Ali Kağan'ın gözleri gözlerimde gülüşü dudaklarındaydı.

"Ama sen buna hiç sevinmeyeceksin piç kurusu." Dedi Şeref'size dönerek.

"Yerimi sana belli etmesem Bade'yi de Oğuz'u da oradan sağ çıkaramazdın deli yüzbaşı. Hala neyin küstahlığı bu?" Dedi Şeref silahı indirerek.

Ali Kağan'ın yanına baktığımda imamı gördüm. Bakışlarıyla bizi tarıyordu.

"Ben sizin yerinizi buldum. Sence ikisini de çıkaramama ihtimalim olur mu?" Dedi Ali Kağan yüzünde çarpık bir sırıtışla.

Şeref'sizle taşak geçiyordu.

"Emanetlerini al ve git yüzbaşı." Dedi Şeref de ciddileşerek.

"Attığınız her adıma dikkat edin piç kurusu. Bade ve Oğuz'u zarar görmeden oradan çıkardın. Ben insanlara borçlu kalmayı sevmem. Ama ikincisi olmaz. Aldığınız nefese bile dikkat edin. Çünkü ben abini de seni de gebertmeden rahat nefes almayacam." Ali Kağan'ın yüzünden sırıtış silinmiş beton gibi bir yüz ifadesi takınmıştı. Sesi bile korku salıyordu.

Şeref son kez bana Oğuz'a ve imama bakıp yanında tek kalan iti de alarak gitti.

Ali Kağan'a baktığımda o çoktan aramızdaki mesafeyi kapatmıştı.

Hızla belime sarılarak kendine çekti beni.

Bir eli belimdeyken bir eli ensemdeydi. Göğsüne yaslamıştı beni sanki tekrar gitmemden korkuyor gibiydi.

"Geldin." Dedim zor çıkan sesimle.

Gelmişti.

"Ben sana hep gelirim üsteğmenim." Direncimin bittiğini anlamıştı. Vücudumun tüm yükünü kendi yüklenmişti.

"Gelmeyecek sandım." Dedim zorlukla gülerken.

"Sadece yollarım biraz dikenliydi. Yoksa sana gelmememin imkanı var mı üsteğmenim?" Dedi gülümseyerek.

Ah o güzel gülüşü!

Derince baktım yüzüne, gülüşüne.

"Gitmeliyiz artık." Dediğinde derin bir nefes alarak kalkmak istedim. Ama sadece istedim.

Nefes almaya çalıştığımda batan kaburgamla soluğum tıkandı.

Nefes alamıyordum.

Bir elim boğazıma bir elim kaburgama giderken nefessizlikten kıpkırmızı olduğumu hissediyordum.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Feb 03, 2024 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

POYRAZBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin