17. Bölüm

5.8K 724 173
                                    

Oy verdiyseniz keyifle okuyun ve benimle yorumlarda buluşun olur mu? ❤️

17. Bölüm

Gönül yorgunluğu ne biliyor musun?

Gökte yıldız kalmıyor.

Gölgen bir yere sığmıyor.

İçindeki şarkı içinde boğuluyor.

Penceren sokağa bakmıyor.

Şükrü Erbaş

Sınır Ötesi...

Affan El Musavaf Toprakları...

Bela belayı çekerdi ve Alper yine bir belanın içindeydi. Ona şaşkınlıkla bakan o kadın yalanını yakalayan ilk kişi olmuştu. Kalbi bir an yerinden çıkacak gibi oldu, gözleri büyüdü, beyninden bir an binlerce düşünce geçti. Ne yapacağını bilmezken dışarıdan gelen seslerle panik oldu ve hızla harekete geçerken ne kural ne kaide tanıdı. Kadına doğru birkaç adımda ulaştı. Elini kadının ağzına kapattığında "Şiştt!" diye fısıldadı sesindeki panikle. "Sesini çıkartma. Konuşacağız."

Binanın içinden gelen kadın sesleri odaları tek tek kontrol ettiklerini gösteriyordu. Işıkları yakıyorlar, içeriye bakıp geri çıkıyorlardı. Kadının bedeni kapının hemen ardında, Alper üzerine doğruydu ve eli dudaklarını örtmüştü. Kadının gözleri büyümüş şaşkınlıkla Alper'e bakarken kalbinin sesi de bir hayli güçlü duyuluyordu. Onlara yaklaşan adımları hissettiğinde Alper ile birbirine kilitlenen bakışlarıyla ''Anlaştık mı?'' diye sordu. ''Eğer biri duyarsa bunu başım belaya girer. Ben sana zarar vermeyeceğim. Kötü biri değilim. Böyle seni istemediğin bir durumda da bırakmak istemezdim ama kendimi korumam gerek. Eğer ses çıkartmayacaksan elimi çekeceğim.''

O an, kadının gözlerindeki şaşkınlık yerini bir tür anlayışa bıraktı ve başını titrek bir hareketle salladı. Alper onun sessiz kalacağını hissediyordu. En azından öyle olmasını umdu. O yüzden bir süre daha öylece kaldılar, sonra yavaşça elini çekti. Kadın, hiçbir şey söylemedi, sadece bir adım geri attı ama bakışlarını Alper'in üzerinden hiç çekmedi. Derince aldığı solukların ne denli kuvvetli olduğunun bile farkında değildi.

Tam o sırada, koridorun derinliklerinden bir kadın sesi "Kim var orada?" diye sordu.

Alper'in kasları bir anda gerildi. Fener ışığı koridorda geziniyor, odaya doğru yaklaşıyordu. Göz göze geldikleri o an kadın bir anlık panikle Alper'e döndü. Elini sessiz ol dercesine Alper'e uzattığında kendisi öne doğru çıkmıştı.

Alper ne olduğunu anlamadı ama ona güvenerek hızla dolabın arkasına çekildi. Kalbi göğsünde çarpıyordu ama bir şekilde, içinden geçen hisler bugünün son gün olmadığını söylüyordu. O hisse tutunarak sakin kalmaya çalıştı. Gözleri karanlığa alışırken kadının kapıya doğru yürüdüğünü gördü.

Kadın bir an durdu, başını hafifçe kaldırdı ve sesi çıkabileceği kadar sakin bir tonla ''Benim.'' Dedi. Sesi hâlâ hafifçe titriyordu ama bu halini saklamaya çalışıyordu. İki tane daha olgun kadın kapının dibine geldiklerinde sorgulayıcı bakışlarla etrafa ve kadına doğru baktılar.

''Ne işin var bu saatte burada?''

"Yanık kremi arıyordum.'' Dedi hiç bozuntuya vermeden. ''O yüzden geldim."

MirHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin