Oy verdiyseniz keyifle okuyun 🥹❤️
30. Bölüm
Çiçek olsan yakamdan eksik etmezdim seni.
Cahit Zarifoğlu
''Yahu bu ne kadar hızlı büyüyor böyle.'' Dedi Zeynep, Ceylan'a doğru bakıp gülümseyerek. ''Bir haftada böyle fark eder mi?''
Meryem Hanım Ceylan'ın bir tarafında, Zeynep bir tarafında, Ceylan ise koltuğun tam ortasındaydı. İkisi arasında öylece uzanmış etrafına bakmakla, uyumak arasında gidip gelirken ''Yavrum öyle olur yeni doğan çocuk.'' Dedi Meryem Hanım keyifle. ''Sen bir de kırkı çıktıktan sonra gör. Her günü başka başka olur şimdi onun.''
Öyleydi gerçekten. Ceylan çok hızlı büyüyordu sanki. Bu beni duygulandırdığı kadar korkutuyordu da. Sanki azıcık uzak kalsam bir anını kaçıracakmış gibi hissediyordum. Karşı koltukta Ceylan'ın makineden çıkan minik kıyafetlerini katlamakla meşguldüm. Mir Aslan telefonla konuşmak için yukarı çıktığından biz kadınlar olarak baş başa kalmıştık. Meryem Hanım her gün muhakkak uğruyordu. Yanında genelde Hasan Bey de olduğundan ''Hasan Bey yok mu bugün?'' Diye sordum gülümseyerek.
''Ah Şifacığım.'' Dedi gülerek. ''İşleri çıkmasa benden önce dikilirdi kapıya biliyorsun. Ben buraya gelirken aradı da sakın bensiz gitme ben bir iki saate döneceğim beraber gideriz dedi. Kapıda olduğumu öğrenince de söylendi durdu.''
Tebessümle ''Kendi de gelebilir aslında istediği zaman.'' Dedim. ''Sizi bahane edişini biz hepimiz anlıyoruz aslında.'' Hepimiz kısmı Mir Aslan'dan ibaretti.
Meryem Hanım güler yüzüyle elini iki yana açtığında ''Diyorum diyorum da kızım.'' Dedi. ''anlayabilene. Senelerce değişmemiş bu adam. Yetmişinden sonra da değişmez herhalde.''
Meryem Hanım'ın yüzünde sıcacık bir gülümseme vardı. Bu gülümseme aile olmanın, bir olmanın getirdiği o sıcaklıktı hissedebiliyordum. Meryem Hanım da çok büyük sınavlar vermişti bu yaşına kadar. Onun yüzüne baktığında anlayabiliyordunuz zaten. Yaşına rağmen çok güzel bir kadın olsa da o derin çizgilerinde çektiği acılar saklıydı. Bir ömür kendi oğlu ve kocası arasında gidip gelmişti. Sonrasında oğlundan sonra torununa tutunacakken bu sefer kocası ve torunu arasında kalmak onun sınavı olmuştu. Şimdi belki de birleştirici bir güç olduğumdan bana her bakışında minnetle bir anne şefkatiyle bakıyordu. Onun hayalini kurduğu şeyi ben yıllar sonra sağlamıştım. Aynı çatı altındaydı. Evladıyla olamamıştı belki ama şimdi torunuyla ve onun çocuğuyla birlikte geçiriyordu ömrünün son demlerini. Ben hastanedeyken bile gözlerime öyle bir bakmıştı ki bir ömrün korkusunu görmüştüm ben o gözlerde. Buraya dönmem, çeker giderim, Mir Aslan da onlardan kopar diye çok korkmuştu.
Benim bağlayıcı yanım, sakinleştiriciliğim onda çok büyük saygı uyandırmıştı. Ben bana her bakışında hissediyordum bunu.
Zeynep, Ceylan'ın parmağını tutmuş ona hayran hayran bakarken ''Sevgi Hanımların kızı Azra var ya.'' Dedi bakışlarını kısa bir an kaldırarak. ''Ceylan'ı çok merak ediyormuş. Tabii ben sürekli anlattığımdan herkes merak ediyor. Görmek istiyorlarmış.''
Aklınca ne düşündüyse bir anda panikleyerek ''Hiç fotoğraf falan atmadım he yengecim.'' Dedi telaşla. ''Yanlış anlama sakın. Ben nazara çok inanırım. Öyle fotoğraflarını çekiyorum ama eve gidince kendim bakıyorum. Ne paylaştım ne gönderdim birine.''
Daha ben bir şey diyemeden ''Aslında bana da çok soran var yavrum.'' Dedi Meryem Hanım kararsızlıkla. ''Bir mevlit yapsak mı ki diye soracaktım ben de sana. Hem evinizde hanenizde dualar okunmuş olur. Az şeyler atlatmadınız.'' Sonra da ''Tabii sen istemiyorum dersen de anlarım yavrum.'' Dedi. ''İnsanlar hediyelerini vermek istiyorlar diye söyleyeyim dedim. Yanlış anlama beni.''
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mir
RomanceÖlüm ve yaşam arası bir savaşta güneşi arkasına alıp üzerimde oluşturduğu o devasa gölgede biz onunla göz göze geldik. Bu meydanda, bir savaşın orta yerinde mağlubiyetin getirdiği bir galibiyetti sanki yaşadığımız. Şerrin hayra dönüştüğü, kuşların y...
