23. Bölüm

9K 861 118
                                        


Oy verdiyseniz keyifle okuyun ❤️
23. Bölüm

Ahmet Arif Leylasına seslenirken,

''Başın, gözün ağrımasın.'' Diyor. Sevmek tam da bu.

Eskilerin dediği gibi: ''Tek canı sağ olsun da, yel essin, kokusu gelsin.''

Şifa Türkoğlu...

Sınır Ötesi...

Affan El Musavaf Toprakları...

Çok isterdim Mir Aslan.

Seni istediğim gibi. Senin kadar çok isterdim. Öyle çok isterdim ki seninle eşit şartlarda, hiçbir imtihanla baş etmek zorunda kalmadan tanışıyor olmayı. Belki bir savaş meydanında, ben gönüllü olarak çalışırken seninle orada aynı inançla aynı gururla karşılaşırdık. Belki bir sonbahar akşamı, yağmurdan kaçarken girdiğimiz bir kafede denk düşerdi yolum sana. Ben esaret altında değil de özgür bir kadın olarak, ayaklarım dimdik yere basarken çıkmak isterdim karşına.

Yine de isyan etmem. Seninle kavuşmama, seni tanımama sebep olan tüm ihtimallere şükrederim ben. O yüzden inancım tamdır. Gün gelecek ve bu da geçti diyeceğiz. Diyeceğiz çünkü bu hikâye böyle bitemez Mir Aslan. Kader bizi kavuşturmadan ayrı düşüremez. Her ne kadar sana aksi söylense de ben biliyorum, hissediyorum. Seninle benim aramda Mir Aslan... Seninle benim aramda bizden başka kimsenin anlayamayacağı bir bağ var ve ben biliyorum ki sen de o bağı hala bu denli kuvvetli hissediyorsun ve ben biliyorum hala beni arıyorsun.

Senin aradığın o yerde bende seni sükunetle bekliyorum Mir Aslan. Üstelik artık tek başıma da değilim. Elimi üzerinden çekmediğim bir parçamız var içimde. Bunu sana söyleyemedim, bilmiyorsun ama ben hamileyim Mir Aslan. İster miydim, ne tepki verirdin bilmiyorum ama ben bize ait bir parçayı dünyaya getirmek üzereyim ve korkuyorum Mir Aslan. Belki de ilk defa bunu kendime itiraf ediyorum ama korkuyorum. Çok korkuyorum.

Bizi bulamazsan Mir Aslan. Sayılı kalan şu günlerimizde kavuşamazsak sana, belki de bir daha hiç kavuşamayacağımız bir ayrılık yaşayacağız. Alacaklar onu benden Mir Aslan. Benden uzaklara götürecekler ve ben yaşamak zorundayım. Seni benden aldıkları yetmiyor gibi, onu da alacaklar ve bana yaşa diyecekler. Nasıl yaşanır ki? Yetmedi mi çektiğim? Bu ızdırap ne zaman son bulacak Mir Aslan? Bu hikâyenin kötüleri ne zaman yok olacak? Ben kaldıramam çünkü dahasını. Kaldıracak kadar güçlü hissetmiyorum kendimi. Onu da benden aldıklarında yapamam Mir Aslan. Bul istiyorum o yüzden. Bu sefer bizim için değilse bile bizim parçamız için, ceylan için bul istiyorum. Öldü diyorlar ama inanmadığını biliyorum. İnanmazsın. Gözlerinle görsen yine inanmazsın. Ben aylarca buna tutundum ve biliyorum arıyorsun.

Yüzümdeki gülümseyişi de hissettin mi sevgilim? Neye güldüğümü de anlamışsındır biliyorum. Cinsiyetini bilmiyorum ama hissediyorum.  O rüya tesadüf değildi. Hiçbir rüyanın olmadığı gibi o da tesadüf değildi. Ben hissediyorum. Karnımda kızımızı, bu hikâyenin asıl ceylanını taşıyorum. Yokluğunda sırdaşım, dert ortağım oldu. Korkuyorum Mir Aslan. Bebekler hissedermiş. Ben ona dillendirmesem de içimi de hissederse diye korkuyorum. Ben küçücük bir kafeste onu üzmeden onu büyütmeye çalışırken çok korkuyorum. Senden bahsediyorum ona. Seni anlatıyorum ama yine de bu kadarla kalmasın istiyorum Mir Aslan. Ben seni yaşasın istiyorum. Bunları ne bir kâğıda yazabiliyorum ne de sesli dile getirebiliyorum. Tutsaklığın bile tutsaklığını yaşıyorum ama ben hep içimden sana konuşuyorum.

MirBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin