9. Bölüm

13.4K 1.8K 947
                                    

Oy verdiyseniz keyifle okuyun ve benimle yorumlarda buluşun lütfen olur mu? Yeni bölümü bunlar belirliyor.❤️

9. Bölüm

Öyle bir yere geldik ki

Hiçbir sokağın adı yok.

Cemal Süreya

Masanın gergin atmosferinde Mir Aslan'ın hareketleri ağır ağır aktı sanki. Bakışları önce Orçun'dan ağırca uzaklaştı, zoraki bir şekilde yutkunmaya çalıştı ve önündeki suyu tek seferde içti. Bakışlarının sindiği o duvarda parçalarcasına kavga ettiği siluetler olduğuna yemin edebilirdim. Yüzünde sert bir ifade belirmişti. Kasları öfkeyle gerilerek yüz hatlarını daha da keskinleştiriyordu. Dudakları arasından sızmak isteyen karanlık bir fısıltıyı zorla içinde tuttuğunu hissettim. Gözleri derin bir nefes almak için kısa bir an kapandığında gözkapakları hafifçe titredi.

''Anlamadım.'' Dedim ikisine doğru dönerek. ''Şifa'ydı derken. Ne bendim?''

Mir Aslan'ın su bardağıyla oynayan elleri bir yumruk halini almış, çatlatacak kıvama gelmişti. Orçun'un yüzünde ise bir gülümseme vardı. Orçun ''Hiç.'' Dediğinde Mir Aslan yandan bir bakış attı ona doğru. ''Sabah köydeki anılarımızdan bahsetmiştim de. Bugün sen de burada denk gelince.''

Mir Aslan'ın elleri kasıldı durdu. Parmaklarındaki damarlar kasılıp gevşeyerek daha da belirginleşti. Savaşa hazır bir aslanın pençeleri gibi avını yakalamak için saldırı pozisyonunda bekliyor hissi yarattı.

''Aynen.'' Dedi ağır bir tonda. ''Köydeki anılarınızdan bahsetti Orçun kardeşim.'' O kardeşim tonlaması öyle baskın Mir Aslan'ın boğazından yükseldi ki... Bir ormanda yankılanan kükremeye benziyordu. Sesinin tınısı öfkesinin gücünü ve ihtişamını yansıtıyordu sanki. Her bir hecesi masadaki kasveti arttıracak kadar da güçlüydü.

''Evet.'' Dedim o kasveti dağıtma düşüncesiyle tebessüm ederek. ''Güzel günlerdi.''

Mir Aslan'ın Orçun'un üzerinde olan bakışları benim güzel günlerdi dememle birlikte bana doğru çevrildi ve ben birkaç lokmayı onun bakışları altında, kaşları çatık haldeyken ona bakmadan yemeye çalıştım. Orçun'un hemen karşımda olması yıllar öncesinin hatıralarını diriltmek gibiydi benim için ve içimi burkan bir tat bırakıyordu. Gözlerim yemek tabağından ziyade Orçun'un yüzünde dolaştığından Mir Aslan'ın bakışları üzerimden ayrılmıyordu.

''Çok dikkatli inceledin Orçun'u.'' Dedi Mir Aslan içinde tutamamış gibi öfkeyle yemeğini yerken. ''Bir şey mi düşünüyordun?''

Mir Aslan'ın garip tavırları ve sorularını bu akşam anlayamasam da ''Geçmişi hatırladım sadece.'' Diyerek buruk bir tebessümle cevapladım. Orçun'u inceledim. Hala aynı gülüşe sahip, aynı masumiyeti taşıyordu ama artık yaşının ve yaşanmışlığı getirisiyle yüzünde bir derinlik vardı. Belki de zamanın acımasızlığından kaynaklı bir yorgunluktu gördüğüm. Geçmişe duyduğum özlemle iç çektim.

''E kız bir anda kimsesi yokken bir tanıdığa rastladı oğlum.'' Dedi Münevver Hanım. ''Ne mutlu olmuştur şimdi o.''

Münevver Hanımın sözlerine tebessüm ettim. ''Sormadan anlatırsın belki dedim ama.'' Dedi Orçun yemeğini yerken. ''Senin gerçekten ne işin var burada Şifa?''

Ayıp olmasın diye, eşlik etmek adına ara sıra tabağımdan birkaç lokma yerken sorusuyla birlikte duraksadım ve önce birkaç yudum su içtim. Tam anlatacakken Münevver Hanıma kayan bakışlarımla tereddüte düştüm. Ben cevap vermeden Mir Aslan savaşırcasına yediği o yemekle ''Anlatırım ben sana bir ara.'' Dedi.

MirHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin