Bir an hiçbir şey söyleyemedim. Gözlerim hâlâ kadının yüzündeydi. Defne’ye öylesine benziyordu ki... kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Aynı gözler, aynı ses tonu, aynı titrek gülümseme. Sadece saçlarının rengi biraz daha koyuydu ve yüzündeki ifade daha kararlıydı. Ama o bir yabancıydı. Ya da... öyle olduğunu sanıyordum.
"İçeri girmem gerekiyor," dedi kadın. "Barlas’ı bulmam gerek. Lütfen."
Sesi ciddiydi ama içinde bir kırılganlık vardı. Tereddüt ettim. Barlas’ın 'Bu gece yalnız değiliz' dediği anı hatırladım. Uyarısı kulaklarımda çınlıyordu ama bu kadın... gözlerime bakınca sanki beni anlıyordu.
Kapıyı biraz daha açtım. "Sana neden güveneyim?"
Kadın başını eğdi, bir an sustu. Sonra çantasını açtı ve içinden bir kolye çıkardı. Tanıdık bir kolyeydi. Defne’nin bir zamanlar boynundan hiç çıkarmadığı, üzerinde “D&B” harfleri olan kolye.
“Bu… Defne’nin,” dedim fısıltıyla.
“Evet,” dedi kadın. “Benim adım Derin. O benim kardeşimdi. Ve onun neden öldüğünü öğrenmek için buradayım.”
Dizlerimin bağı çözüldü, geri çekildim. Derin içeri adım attı ve kapıyı usulca kapattı. Sessizce salona geçtik, oturduk. Kalbim yerinde değildi. Sanki yıllardır aranan bir parça ansızın karşıma çıkmıştı, ama bu buluşma huzur değil, daha fazla soru getiriyordu.
"Defne hakkında... ne biliyorsun?" diye sordum.
Derin gözlerini bana dikti. "Onun ölümü kaza değildi. Biri onu susturdu. Ve ben bunun arkasında kimin olduğunu öğrenmeye çalışıyorum. Barlas’la konuşmam gerek çünkü o her şeyin tam ortasında."
Başımı iki yana salladım. "Barlas onu severdi... Hâlâ seviyor. Onun ölümünden sonra... değişti. Ama sana bir şey diyemem. Henüz anlatmadı bana."
Derin bana dikkatlice baktı. "Pera, değil mi? Sana güveniyorum. Çünkü o da sana güvenmiş olmalı."
"Ne demek istiyorsun?"
Derin çantasından bir zarf çıkardı. Eski, yıpranmış bir zarf. Üzerinde Defne’nin el yazısıyla yazılmış bir not: “Eğer başıma bir şey gelirse, bunu sadece Pera’ya ver.”
Elim titreyerek zarfı aldım. Yavaşça açtım. İçinde kısa ama sarsıcı bir mektup vardı:
> “Pera, eğer bu satırları okuyorsan, bana bir şey oldu demektir. Kimseye güvenme. Özellikle de... bana en yakın olanlara. Barlas’ı suçlayabilirsin ama onu dinle. Çünkü onun da sırtında taşıdığı yükler var. Eğer kızım bir gün seni bulursa, ona benim kim olduğumu anlat. Onun annesi olarak kalamasam da... en azından senin kalbinde yaşamayı umut ediyorum. Defne.”
Gözlerimden yaşlar süzüldü. Sessizlik içinde mektubu katladım, Derin’e baktım.
“Bir kızı mı vardı?”
Derin başını salladı. “Evet. Ama Barlas’tan mı, emin değilim. Bu yüzden buradayım. Çünkü o çocuk şu an nerede bilmiyoruz. Belki yaşıyor, belki de...”
Yutkundum. Bildiklerimi anlatmalı mıydım? Barlas’ın geçmişine dair çok az şey anlatmıştı bana ama onun bir kızı olduğunu biliyordum. Belki de Derin’in aradığı cevaplar, tam da burada, bu evde saklıydı.
“Bir şey diyeceğim,” dedim kısık sesle. “Ama önce bana söz ver. Bu bilgi... sadece Defne için kullanılacak. Ne bir intikam, ne bir suçlama... sadece gerçeği bilmek için.”
Derin gözlerimin içine baktı. “Söz veriyorum.”
Başımı salladım. Ayağa kalktım, yatak odasına yöneldim. Oradaki çekmeceden siyah anahtarı aldım, döndüm.
“Bunu Barlas bana bıraktı. ‘Seni koruyacak’ dedi. Üzerinde ‘26B’ yazıyor. Ne olduğunu bilmiyorum ama... belki bir cevap orada.”
Derin gözleri dolu dolu anahtara baktı. “26B… Bu numarayı daha önce duydum. Defne’nin notlarında geçiyordu. Belki bir depo, belki gizli bir yer. Hemen bakmalıyız.”
Tam o anda telefonum titredi. Barlas’tan mesaj gelmişti:
> “Kapıdaki kadını sakın içeri alma. O Defne’nin ikizi değil. Onun geçmişi bizimkinden daha karanlık.”
Boğazım kurudu. Telefonu yavaşça indirdim. Derin bana bakıyordu, hiçbir şeyin farkında değildi.
Ne yapmalıydım? Gerçekten Defne’nin kardeşi miydi, yoksa Barlas’ın korktuğu kişi mi? Anahtar hâlâ elimdeydi. Ve bir seçim yapmalıydım.
Gözlerimi Derin’den ayırmadan konuştum. “26B’nin nerede olduğunu biliyor musun?”
Derin başını salladı. “Evet. Yakında bir depoda. Yarım saatlik mesafede.”
"Tamam," dedim. “Gidelim.”
İçimdeki ses beni uyarıyordu ama bir başka ses, gerçeği öğrenmemi istiyordu. Cevaplar artık bir adım ötede olabilirdi. Ve o anahtar… belki de geçmişin tüm sırlarını açacak tek şeydi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Son Durak
Ficção AdolescenteTehlike, ihanet ve sırlarla dolu bir dünyada, Unutulmuş Yankılar kaybolan bir aşkı, silinen hafızaları ve gerçeğin peşinden sürükleyen acımasız bir yolculuğu anlatan sürükleyici bir hikaye. Asaf'ın hayatı, karısı Defne, vahşi bir mafya baskınında öl...
