Yağmur hafif hafif çiseliyordu. Arabanın camından dışarı bakarken Derin’in yüzündeki kararlılığı izledim. Elimdeki anahtarı sıkıca tutuyordum. Her şey o kadar hızlı gelişmişti ki… hâlâ Defne’nin o mektubunu düşünüyordum. “Kimseye güvenme.” Peki ya şimdi ne yapıyordum?
Derin, sessizliği ilk bozan oldu.
"Barlas sana güveniyor mu?"
"Sanırım... evet. Ama bazen bana bile bir yabancı gibi davranıyor."
Derin gözlerini yoldan ayırmadan başını salladı.
"Onun geçmişinde bazı şeyler var. Hâlâ çözemedim. Ama Defne hep onu seviyordu. Öyle dedi mektuplarında."
“Barlas da Defne’yi seviyordu.” dedim, fısıltıyla.
Depoya vardığımızda hava iyice kararmıştı. Işık yoktu. Sessizlik, gecenin içini daha da derinleştiriyordu. Derin önden yürüdü, ben arkadan onu izledim. Kalbim göğsüme sığmıyordu. Anahtarı yerleştirirken elleri titredi. Paslı kapı ağır bir gıcırtıyla açıldı.
İçerisi toz kokuyordu. Raflar, kutular, eski evrak dolapları... Burası yıllardır kullanılmamış gibiydi. El fenerini açtı Derin, rafları tek tek taramaya başladı.
Ben ise elimdeki anahtara tekrar baktım. Üzerinde bir şey daha fark ettim: Arka kısmında çok ince bir kazıma vardı. "DA-26B"
DA... Defne Akay mı? Yoksa başka bir şey mi?
"Buraya bak!" dedi Derin, bir kutuyu açarak. İçinden eski bir defter çıkardı. Kapağında sadece şu yazıyordu: "Gözler gerçeği görmeyebilir."
Sayfaları hızla çevirmeye başladı. İçeride isimler vardı. Kod adları. Tarihler. Ve fotoğraflar... Bazılarının yüzü karalanmıştı. Ama içlerinden biri dikkatimi çekti. Tanıyordum o yüzü.
“Bu… bu Savcı Kenan. Bu bizim ofise gelen adam! Burada ne işi var?”
Derin defteri elimden aldı. “Barlas’ın babasıyla da bir bağlantısı vardı, hatırlıyor musun? Belki bu daha da eskiye dayanıyor.”
Arkamızda bir gürültü oldu. Raflardan biri devrildi. Derin bir anda bana döndü.
“Burada birisi var.”
O an kapının kapanma sesi geldi. Koşarak çıkışa yöneldik ama kapı kilitlenmişti. Biri bizi içeride bırakmıştı.
“Barlas,” dedim nefes nefese. “Bunu Barlas yapmış olabilir mi?”
Derin’in gözleri kısıldı. “Ya o değilse? Ya bizden biri başka bir oyun oynuyorsa?”
O sırada duvardaki bir küçük panel dikkatimi çekti. Parmak iziyle açılan bir sistemdi. Yanında ise bir yazı vardı:
> “Kan, geçmişi açar. Gerçek, seni yakar.”
Bir anlık tereddütten sonra cebimdeki çakıyla parmağımı hafifçe çizdim. Panel üzerine dokundum. Yeşil ışık yandı.
Kapı açıldı.
Arkasında başka bir oda daha vardı. Daha gizli, daha karanlık. Derin’le göz göze geldik.
“Hazır mısın?” dedi.
“Hiç olmadığım kadar,” dedim.
İçeri adım attığımızda hayatımız bir daha asla eskisi gibi olmayacaktı...
Odanın içi loş bir kırmızı ışıkla aydınlanıyordu. Duvarlar metal levhalarla kaplıydı, içerisi adeta bir sığınak gibiydi. Masanın üzerinde eski bir bilgisayar, birkaç kapalı klasör ve bir projeksiyon cihazı vardı. Derin cihazın fişini taktı, bilgisayarı açmaya çalıştı ama parola istiyordu.
Ben ise klasörleri karıştırmaya başladım. Üzerlerinde farklı tarih aralıkları vardı. Biri dikkatimi çekti: “2018 – MİSYON 26B”
Klasörü açtım. İçinden çıkan belgeler titrememe neden oldu. Fotoğraflar, dinleme kayıtları ve bir belge: “Hedef: Defne Akay – Gözetim Altında”
Gözlerim doldu.
“Bunu yapmışlar…” dedim, fısıltıyla. “Ona yıllarca oyun oynanmış…”
Derin bana yaklaştı, elindeki USB belleği gösterdi.
“Bilgisayar açılmazsa bunu deneyelim.”
Belleği taktığında ekranda bir video dosyası belirdi. Adı: “Barlas’a İtiraf – 2 Nisan”
Tıklayınca görüntü açıldı. Defne kameraya bakıyordu, yüzü yorgun ama kararlıydı.
“Barlas… Eğer bunu izliyorsan, demek ki ben artık yanında değilim. Sana her şeyi anlatamadım. Çünkü beni dinlemeye cesaretin yoktu. Ama şimdi dinlemek zorundasın. Sana güveniyorum. Ve kızımıza da...”
Görüntüde bir çatıdan gelen silah sesiyle video bir anda koptu.
Derin hemen başını kaldırdı. “Bu… bu kurgu değil. Bu gerçek.”
Ben ise artık nefes alamıyordum. Dizlerimin bağı çözülür gibi oldu.
“Defne… sana ne yaptılar?”
Tam o sırada bilgisayar ekranı karardı. Ve yeni bir mesaj belirdi:
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Son Durak
Fiksi RemajaTehlike, ihanet ve sırlarla dolu bir dünyada, Unutulmuş Yankılar kaybolan bir aşkı, silinen hafızaları ve gerçeğin peşinden sürükleyen acımasız bir yolculuğu anlatan sürükleyici bir hikaye. Asaf'ın hayatı, karısı Defne, vahşi bir mafya baskınında öl...
