B5-Bora diyorum ne iş?

422 68 24
                                        


"Ya ben bu arkadaşlığı çok özlemişim be. Resmen gerçek arkadaşlık kavramını unutmuşum.Çok güzel birşeymiş." Der demez atladım.

"Aynen ben de ilk defa bir kızı kendime yakın hissediyorum bunca sene sonra hemende ilk günden inanılır gibi değil." Deyip duraksadım sonra lafımı devam ettirdim.
" O değil de kız sen demin benim aklımı mı okudun?" dedim.

Melis bana hala anlamayan bakışlarından birini atıyordu. Gelir gelmez bana ait olduğunu belli etmek için sağ tarafta duran çalışma masasının üstüne bıraktığım ders saatleri çizelgesine gitti gözüm.

Elimdeki telefon kilidini öylesine açtım ve her zaman yapılan birşey , herhangi bir bildirim olmadığını görünce kapattım. Sonra şaşkınlıkla geri kilidi açtım ve yerimden aniden kalkıp hafifçe bağırarak "Oha saat kaç olmuş sanırım ders saatlerimiz aynı hadi hemen çıkalım yoksa geç kalacağız." dediğim sıra yüzümü olabildiği kadar çekiştirip makyajın akmasından dolayı panda gibi olan suratımın şeklini normale döndürmeye çalışıyordum.

"Aynen kız geç kalacağız." dedi. Ve o da hızlılıkla yerinden kalkıp eşyalarına yöneldi. Ben geldiğimden beri o kadar oyalanmıştık ki Melis'in saçı kurumuştu bile.

Çantasını hazırladığı sıra yani konuşmalar üzerine yaklaşık beş dakika geçmişken bana dönüp "Adaa ben senin demin akını mı okudum lan ohaaa!" diye çocuk gibi zıplamaya başladı.

"Köşeli herhalde ha kuzu?" diye soru yönelttiğimde suratıma bön bön baktı.

Melis sen elektrik- elektronik bölümünü nasıl kazandın allasen? bakışları atarken söze başladım.

"Kafan diyorum Melis. Bu neyin kafasıysa bana da ver." deyip sırıttığım da omzuma bir tane geçirip " Boş konuşma da hadi çıkalım. Daha şu sınıftaki iki taşla tanışmayı istiyorum." diyerek göz kırptı. Bu kıza yaklaşık bir buçuk saatte deli gibi alıştım. Kırk yıllık arkadaş gibi samimi davrana biliyordum. Bu gerçekten güzel bir duyguydu ve bunu kaybetmemek için böyle davranmaya devam edecektim.

Çantamı alıp kapının önüne geçtiğimde arkamı dönüp Melis'le yüz yüze geldim ve "Yürü kız çakma sarışın..." diye sırıtıp odanın kapısını kilitlemesini bekledim.
~~
Fakülteden içeri girdiğimizde herkes bize tip tip bakarken Melis de ateş saçan gözlerle onlara karşılık veriyordu.

Canım ya.

O sıra gözlerim bir çift göze kaydı. Bir çift yeşil göz, yeşil göz, yeşil , ZÜMRÜT YEŞİLİİİ!

Tamam gençler sakinim sadece Ekin'i gördüm fhdfhfdk.

Melis'in kafadan istiyorken daha iyisini bulmak.

Gülümseyerek yanıma geldi ve "Adacık sen bizden habersiz arkadaş mı edindin kırdın beni." diyerek göz ucuyla bir Melis'e bir bana baktı. Bakılmayacak kız da değil şimdi. Bu çocukla da daha dün tanışmıştım ama ona da uzak hissetmiyordum. Bu yılın değişik olacağını o gözleri gördüğümde tahmin etmeliydim.Şuan ne alaka onunla derseniz şöyle açıklayayım;

Bana gelip dünya neden dönüyor deseniz o gözleri suçlayabilir benimle alakası yok derim. O derece muhtacım o gözlere. Kabul ediyorum bir şeyler var ben de ona karşı ama çözmüş değilim o gözleri gördüğümden beri başka gözü göz saymıyorum.

Kendime geldiğimde kanaat getirince Ekin'e baktım oda yanımda kıkırdayan Melis'e elini uzatarak

"Selam! Ben Melis Candan. Ada'nın çocukluk arkadaşıyım." dedi içten gülümsemesini göstererek.

~YAZ YAĞMURU~Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin