B8-Bana iyi gelmiyorsun Bora

387 62 32
                                        

Ada Özer

Bana iyi gelmiyorsun Bora...
~~~
Yeni günün başlangıcı olan sabaha her gün olduğu gibi alarm ile başlamamak tuhaf hissettirdi. Etrafta ki sessizlik dikkate alındığında koridorda yavaş yavaş bir taraftan diğer tarafa koşturan insanların adımlarını duyabiliyordunuz. Demek ki günlerin en keyif verenine erken başlamıştım. Klasik birşey tabi dersim yok ya erken uyanırım. Yoksa farklı bir durum olsa olur mu adet bozulur değil mi?

Sırtım Melis'in yatağına yüzüm ise duvara dönüktü. Evet dünde böyle uyumuştum. Yani yattığım gibi kalkmışım demek isterdim ama ucunun neresi olduğu belirsiz yorganım bu yargıyı çürütüyordu. Yatmadan önce yastığımın altına koyduğum telefonuma uzanma amaçlı yokladığım da olmadığını farkedince tek doğru dürüst bir kanı getirdim.

"Gece yatağımla savaş vermişim." diye mırıldanıp aptal aptal sırıttım. Bacaklarımı oynatarak telefonun yatakta olup olmadığını kontrol ederken soğuk birşey diz kapağıma değince irkildim.

Hızlı hareketlerle diz kapağıma soğukluk veren telefonuma ulaşıp kilidi açtım.

Demin sabah erken uyanmak felan mı demiştim? Saat 11'di 11.

Telefonu aldığım yerin biraz daha üst tarafına iteleyip Melis hala uyuyor mu diye yatağına baktığım. Yatağı çoktan toplanmıştı bile.Daha dikkatli dinlediğimde banyodan şarkı mırıldanmaları geliyordu. Demekki demin adım sesleri de adım sesi değil su sesiymiş. yine zeki benlik üstümde(!)

Melis'in kalkması hayrı alamet değil... "Ah doğru ya bugün Ekin ile buluşacaktı."

Bende annemler gitmeden son kez görmek için teyzeme uğrayacağım.Yani Melis gidince en azından yalnız kalıp sıkılmayacağım.

Yatağımdan kalktığımda içimde bir şeyler unuttuğuma dair hisler vardı. Önemsiz ki hatırlamıyorum diyerek kendimi teselli ettim. Yoksa on saat neydi diye bulana kadar düşünürdüm. Ama şuan o güzel beynimi hiç yoramayacağım. Yüz yıkama sırası beklerken hızlıca sonra üşenmeyeyim diye yatak toplamaya giriştim.

Melis banyodan çıkıp benim de kalktığımı görünce sırıtıp kendi etrafında döndü. "Nasıl olmuşum?" diye gülümseyerek ekledi.

Giydiği gri kapri kol üstünde 'Rock!' işareti olan bluzünün rengine yakın siyah desenlerle süslenmiş gri kabarık mini eteğinin altına geçirdiği dizine kadar uzanan siyah topuklu çizmeleriyle , üstünde ki sadeliğe hava katmak ister gibi uçlara doğru maşalanmış sarı salık saçlarıyla yanından geçen birini çatlatacak güzellikte karşım da duruyordu. Ne diyebilirim ki ben bile içerlendim dışardakiler ne yapsın insafsız?

"Bu ne güzellik Melis hanım. Sokakta yanından geçerken bakanların bir daha bakma isteği uyandıracak kadar güzel." diyip muzipce sırıttım.

"Ehehe utandırdın." diyerek demin dikkatle yüzüme bakan gözlerini tatlı tatlı kaçırarak gülümsedi.

Can sıkıntısına bire bir olan yakın arkadaşı sinir et maddesini resmen Melis'de şuan uygulamaya alıyordum. Bu yüzden ağzımı hafif yaya yaya"Amaa asıl Ekin'in ağzı açık kalacak." dediğimde görev tamamlanmıştı. Şaşkınlıkla ilk gözlerini belertti daha sonra vereceği cevabı bulamayıp zaman yaratmaya çalışır gibi yutkundu. Ve iyice kızaran yüzünü gizlemeye çalışarak konuyu değiştirmeye çalıştı.

"Sen onu bunu boşver de uyandırmak istemedim ama siz dün haberleştiniz mi kaçta buluşacaksınız?" derken masanın üstünde duran küçük siyah çantaya belli belirsiz bir kaç parça eşya koyuyordu.

Hiç düşünmeden "Kimle?" diye atıldım ve daha demin düzelttiğim yatağın üstüne hoplayarak bağdaş kurup oturdum. Bir süre Melis'in cevap vermeyen suratıyla bakışınca demin neyi unuttum diye sızlandığım şey aklıma gelmişti.

~YAZ YAĞMURU~Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin