B11-Duygular

343 61 22
                                        

İlk arama : Bora Soysal

"Alo kiminle görüşüyorum?" sesini beynim algıladığında tüm benliğim o sesi vücudumun her bölgesine yavaş yavaş sindire sindire dağıttı. Küçük bir fısıldama gibi çıkan sesimle verilebilecek en kısa ve saçma cevabı vermiştim.

"Ada benim."

Yine bir adet saçmalığın dibine vurabilen Bora.

Ne demek "Ada benim." ? Yani ben anlamıyorum ki bu kızla konuşurken mantığım nereye gidiyor otlamaya felan mı?

Yok yok bu benim mantığımdan değil anladım ben Türk benliğimden kaynaklanıyor olmalı. Hani bir evin dış kapısının açılması için bastığımız zil sonucunda klasik bir soru yöneltilir ya 'Kim o?'

İşte o soruyu cevaplar gibi 'benim.' cevabını verince soruyu soran kişi adeta bir Sherlock Holmes'a dönüşmelidir. Ve bununla da kalmamalı saniyeleri aratmayan sürede bizim kim olduğumuzu bulması ve kapıyı açması gerekir. Ki bu olay dediğim zaman dilimi içinde yapamamışsa zil çalma işlemi tekrarlanır. İşte bu olayı resmen kendime uyarladım.

Sanki kızla yıllardır ahbapmış gibi 'benim' diyorum. Hayır kız nereden bilsin senin kim olduğunu. Daha yüz yüze zor konuşurken telefonda hiç sesini duymamış biri nasıl anlasın?

Gece gece sapık zannedip sövüp suratına kapatsa yeridir.

Bir an 'Sapık' deyince geçen gece olanlar gözümün önünden film şeridi gibi geçti. Küçük bir tebessümü engelleyemeden yüzümde yayılmasına izin verdim. Ama o olanların ardındaki tekme kısmını anımsayınca vücudumun en dip damarların da bile dolaşan huzurun yerini küçük bir kasılma aldı. O anı sanki yeniden yaşamışım gibi kasılmış ve malum bölge de küçük bir sızlama hissettim.

Daha fazla kendime acı hissettirmemek için Ada'nın o gece haklı olduğuna yeniden kanı getirmem en iyisi olacaktı. Yani ne bekliyordum ki kendime hakim olamayıp onun çekim gücünde savrulurken ona tutunmuş olmamı anlamasını mı?

Hem o gün bana hiç kızmamıştı. Neden sarıldın diye sormasının aksine bana korktuğu için vurmanın suçluluğunu yaşıyordu. Böyle masum bir kıza nasıl kızabilirim ki?

Vücudum da ki kasılmalar geçmişti ve nere de nasıl olduğumu neyi beklediğimi unutup sadece içimde beni tanırdı tanıyamaz savaşı yapıyordum. Ve basit bir sözcük olan 'Bora' diye eklemek pek aklıma gelmemişti. Ama o hemen cevap verdi. Yani benim bu kadar düşüncemden sonra hemen.

"Bora?" diyen kadifemsi ses ile içimde bir şeylerin yağ gibi kaydığına şahit oldum. Ve ürpermeden edemedim çünkü ~buna kendimce bulabildiğim en mantıklı açıklama~ İsmimi bir kaç gündür sakin söyleyen kimse yoktu. Özlemişim birinin kızmadan bağırmadan 'Bora' deyişini.

Bu sesle iki gündür uğraştığım dertler sıkıntılar bir anda silindi sanki. Buraya gelmeye karar verdiğim anda yok olanları artık dert bile saymaz hale gelmiştim. Neydi bunu bana yapan? Belki de eskiden hissettiğim gibi küçük zamanlı da olsa bana olanları unutturacak bir hap buldum kendime.

Bağımlılık yapıyor mu? Evet

İstemsizce onu düşünüyor muyum? Evet

Dertlerimi bana kısa süreli de olsa unutturuyor mu? Evet.

Pekala madem öyle yeni uyuşturucum hayırlı olsun...

Bu sırada hala ben cevap vermek yerine saçma sapan söylediği her kelimenin ayrı ayrı tahlilini yaparken telefonun diğer ucundan "Bora sensin değil mi? " dedi hem tedirgin hem de cevap bekleyen sabırsız bir edayla.

~YAZ YAĞMURU~Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin