7. Bölüm

431 18 3
                                        

“Anlayamadım?”

“İsmim Bradley, sana olanları anlatacağım. Şu elinde ki şeyi bırakta gidelim.”

Çocuğa şaşkınlıkla bakıyordum, yeşil gözlerini bana dikmişti.

“Seninle bir yere gelecek değilim,” dedim kızgın bir ifadeyle.

“Sana zarar vermeyeceğim Edith, yardım etmek için buradayım.”

“Yardımına ihtiyacım yok lanet olası,”diye bağırdım.

Elimde ki fırçayı fırlattım, kapıya doğru yürüyordum. Kolumdan tuttu ve beni kendine doğru çekti.

“Sana nazikçe söyledim değil mi?”

Artık sertçe bakıyordu. Daha demin ki tatlı çocuktan eser yoktu.

“Seninle gelmeyeceğim.”

Kolumu tutan eli dahada sıkılaştı.

Kıvranarak, “Canımı acıtıyorsun,” dedim.

“Benimle geliyorsun,” dedi. Kolumu bırakmadan beni kapıya doğru sürükledi.

Bradley denen çocuk kolumu sıkıca tutmuş okul çıkışına doğru hızlı hızlı yürüyordu.

Kolumu öyle sıkıyordu ki, acıdan kıvranıyordum.

En sonunda, “Tamam,” dedim. “Tamam, seninle geleceğim. Kolumu bırak.”

Ters bir bakış atarak, “Pekala, o halde acele et,” dedi.

Jason’ı bahçede koştururken gördüm. Telaş içinde etrafa bakıyordu. Beni arıyor olmalıydı. Tanrım.

Gözleri beni bulduğunda rahatlamış bir ifadeyle içini çekti. Bana doğru yürümeye başladı. Daha sonra gözleri yanımda ki çocuğa kaydı.

Jason kaşlarını çatarak bize doğru yürümeye başladı.

“Edith, her yerde seni arıyordum.”

“Biliyorum Jason, üzgünüm. Seni daha sonra ararım. Şimdi gitmem gerek,” dedim, aceleci davranarak.

Jason gözlerini çocuğun üzerinden ayırmadan, “Bu da kim?” diye sordu.

“O benim eski bir..-” diye bir yalana başlamıştım ki Bradley sözümü kesti.

“Asıl sen kim oluyorsun?”

Çocuk yeşil gözlerini, Jason’ın mavi gözlerine dikmiş, hesap sorarcasına bakıyordu. Daha tanışalı beş dakika olmuştu ve bu geri kafalı kıvırcık benim için kavga mı edecekti. Ve tabii ki Jason ile. Hiç sanmıyorum.

“O benim erkek arkadaşım,” diye lafa atladım.

Bradley, Jason’a bakmayı bırakıp yüzünü bana çevirdi.

“Erkek arkadaşın öyle mi?”

Bradley bir anda gülmeye başlamıştı. Gülümsemesi yanağında ki muhteşem gamzeleri ortaya çıkarmıştı. Tanrım. Neler diyorum böyle?

Jason çocuğa bir adım daha yaklaşarak konuşmaya başladı. “Her kimsin bilmiyorum ama, Edith’den uzak dur, kendi iyiliğin için.”

Elini bana doğru sallayarak, “Evet, o benim sevgilim.”

Tanrım şu aptal davranışlarına bir son vermeliydiler. Gerçekten sinirim bozulmuştu.

“Jason, başıma gelenleri bildiğini söyledi.”

Bradley onaylar gibi başını salladı. Gülümsemeyi bırakmıştı, yüzü ciddi görünüyordu.

“Bir an önce konuşmalıyız,” dedi nazik bir biçimde.

THE DEVIL INSIDEHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin