31. Bölüm "Sınırlar"

2.6K 201 96
                                        

31. Bölüm "Sınırlar"

Seçkin'i aramadan önce yatağın ucuna oturdu ve düşündü. İstediği cevabı almazsa ne olacaktı? Yine mi vazgeçecekti? Yine mi acı çekecekti ve acı çektirecekti? O cevabı almak istiyor muydu gerçekten?

Bu sefer yapmayacağını söylediği şeyler vardı, mesela terk etmek. Ya istediği cevabı alamadığında adamı tekrar terk etmek zorunda kalırsa? O zaman ne yapacaktı? Ölmek daha kolaydı onu terk etmekten. Daha az acı vericiydi belki de.

Seçkin'i aramak yerine ona mesaj atmaya karar verdi. Bu daha kolay olacaktı.

"Odamdayım" yazdıktan sonra ekledi "Ve seni bekliyorum"

***

"Aslı bak biliyorum" dedi Seçkin bana yaklaşırken "Duymak istediklerin bunlar değil ama..." elini omzuma koydu ve teselli etmek ister gibi omzumu sıktı "Yemin ederim deniyorum, gece gündüz uğraşıyorum. O kadının açığını bulmaya çalışıyorum ama ben... Ben bir duvarı yıktıkça o yenisini örüyor. Asla ama asla ondan önce hamle yapamıyorum"

Gülümsedim. Buruk, kırık ama kabullenmiş bir şekilde gülümsedim.

"Vazgeçemem Seçkin" dedim sesim titrerken "Ona bu kadar karışmışken, o bana bu kadar karışmışken ben..." yanağıma süzülen yaşı sildim ve devam ettim "Bizden bir kez daha vazgeçemem"

Seçkin kafasını ellerinin arasına aldı ve şakaklarını sıktı.

"Bak bende vazgeçmeyeceğim ama o kadının sana zarar vermesinden korkuyorum Aslı"

Tunay'la olduğum gece aradığı aklıma geldiğinde "Beni aradı" dedim Seçkin'e dönüp.

"O evden çık falan dedi" diye devam ettim.

"Hülya şuan pimi çekilmiş bir bomba gibi Aslı ve sen o bombayı elinde taşıyorsun"

Bir süre cevap vermedim, yanağımdan süzülen yaşları silmedim, düşünmedim, çözüm aramadım. Kabullendim. İçinde bulunduğum çaresizliği kabullendim.

Göz yaşlarım acı çektiğimden değildi şimdi, sinirden ağlıyordum. Bu çaresizlikten, umutsuzluktan.

"O bomba elimde patlasa bile bu sefer vazgeçemem" dedim "Bu sefer gidersem döndüğümde onu bulamam Seçkin, bulsam bile... Bizim ilişkimiz bir gidişi daha kaldıramayacak kadar hasarlı"

Seçkin bana sarılırken Bende kollarımı boynuna doladım.

"Eğer canımı yakmak istiyorsa yakabilir, inan bana sorun değil. Tunay'dan ayrılmanın canımı yaktığı kadar yakamaz hiçbir şey canımı"

Seçkin geri çekildi ve buruk bir şekilde gülümsedi.

"Hiçbirimiz üniversite zamanlarmızdaki gibi değiliz artık. Sadece zaman değişmedi, zaman biri değiştirdi. O arkasına bile bakmadan giden aptal çocuk değilim Aslı ve sana söz veriyorum sen vazgeçsen bile ben vazgeçmeyeceğim"

Güven veren sözlerine karşın tebessüm ettim. Sonra ikimizde daha fazla bir şey söylemedik. Seçkin kahvaltı etmek için otelin kafesine indi bende bir türlü gerinip yatmak için fırsat bulamadığım yatağa attım kendimi.

Akşam yılbaşı için hep beraber yemek yiyecektik sanırım ve kalkıp oraya inemeyecek kadar halsizdim. Birkaç saat uyuyup kendime geldikten sonra duş alıp gitme fikri oldukça mantıklı geliyordu.

Şu yatağa yattıktan sonra kalkmak imkansızdı zaten, şuan kalkmayı denesem asla kalkamazdım. Gözlerimi kapattım ve kendimi rüyalar alemine bıraktım.

Alone (M6)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin