15. Bölüm "Terk Ediliş"

5.2K 353 37
                                        

"Bıraktığınız için teşekkür ederim"

Arabanın kapısını açıp inerken "Rica ederim" dedi Tunay.

Evine yakın bir mekanda olduğundan ve mesaim yüzünden geç kaldığımdan beni bırakmayı teklif etmişti, bende kabul etmiştim.

Dün geceki harika kına gecesinin ardından bu gece boğaza karşı bir mekanda düğünü vardı Elif'in. Genel olarak arkadaş çevresi gelecekti, akrabalar için ayrı bir düğün düşünüyorlardı. Bu geceki sadece nikah ve eğlenceydi.

Üzerime süt mavisi bir gömlek ve siyah bir pantolon giymiştim, ayakkabı olarakta gömleğime uygun babet. Çok ağır bir makyaj yoktu yüzümde; göz kalemi, rimel ve şeftali tonlarında bir ruj.

Arabadan inip kapıyı kapattım ve mekana girdim. Tunay beni bırakabileceğini söyleyince şaşırmıştım ve hala heyecanlıydım, şuan yanımda değildi ama ben yine de heyecanlıydım.

Loş ışıkların yanısıra renkli spot ışıklarının aydınlattığı mekan bir bar imajı çizdi gözümde. Yüksek ve hareketli müzik şimdiden beynimi zonklattı. Birkaç dakika tek başıma dolaştıktan sonra Gökçe ve Elif'i gördüğüm gibi yanlarına gittim, sonunda bulmuştum onları.

Gökçe gece mavisi straplez bir elbise giymişti, Elif beyaz ve kabarık etekli mini bir elbise giymişti. Bu gece bekarlığa veda partisi gibi bir şeydi sanırım.

Tekila bardakları bir havaya bir bar masasına gezinirken yanlarına oturdum.

"Türk Hava Yolları bile bu kadar sefer düzenlemiyor"

Bir havalanıp bir tezgaha vuran bardakları işaret ettiğimde Gökçe kaşlarını kaldırdı.

"Kavga ettiler" dedi Elif'in duyamayacağı bir sesle, hoş bu gürültü de bende pek duyamamıştım zaten.

Barmen "Ne alırsın?" diye sorunca ona döndüm ve düşündüm.

"Ben pek bilmiyorum, çok acı bir şey olmasın"

Gülümsedi ve arkasını döndü.

Barmenin verdiği kokteylin tadı fazlasıyla iyiydi, birkaç büyük bardak içtikten sonra nihayet nikah memuru geldi ve masaya ilerlediler.

Ben ve damadın bir arkadaşı nikah şahidi olacaktık, tabi ben imzalamak yerine defterin üstüne kusmazsam.

Sandalyeyi buldurup oturduğumda sahil manzarasını tam arkama almıştım. Ay ışığı Elif'in dalgalı ve siyah saçlarını parlatıyor, yüzündeki tedirgin ifadeyi ortaya çıkarıyordu. Müzik kesildiğinde denizin dalga sesi eşlik etti karanlığı aydınlatan ay ışığına.

Nikah memuru idrak edemediğim birkaç cümle kurduktan sonra mekanda bir gürültü yankılandı. Pars sandalyesini itmiş ve hışımla ayağa kalkmıştı, arkasından da Elif.

"Yapamayacağım" dedi Pars gerilerken "Özür dilerim, Elif"

Pars kravatını gevşetirken koşar adımlarla terk etti mekanı ve arkasında büyük bir enkaz yığını bıraktı.

Pars kravatını gevşetirken koşar adımlarla terk etti mekanı ve arkasında büyük bir enkaz yığını bıraktı, belki de bir daha asla toplayamacağımız bir enkaz yığını...

Elif'in kavruk teni kireç gibi beyaza dönerken koşarak onu tuttum, her an bayılabilirdi. Gökçe, Elif'in diğer koluna girdiğinde Elif'i gelin odası olarak ayrılmış olan odaya götürdük. Az önce olanları idrak edemiyordum şuan, hoş birkaç harfi yan yana getirip kelime bile oluşturacak halde değildim.

Geçen bir buçuk saatin ardından Ataberk gelip bizi almıştı ve Elif'in evine bırakmıştı, sevgilisiyle yaşadığı eve.

"Teşekkür ederim" dedim kapıda duran Ataberk'e.

Alone (M6)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin