Gül Güzeli

4.5K 349 43
                                        

Herkese merhaba! Ufak bir açıklamam olacak. Bölümler gecikmeli hatta baya gecikmeli geliyor farkındayım. Fakat malumunuz ben de sizler gibi öğrenciyim ve zor bir bölüm okuyorum. Derslerim fazlasıyla ağır. Bu yüzden onlara yoğunluk verdiğim dönemlerde bölüm yazmaya vaktim olmuyor. Bölümü iki saat içinde yazdığımı bilesiniz. Düşünün ayıracak iki  saatim bile olmuyor bazen. Bu yüzden sabrınız için ayrıca teşekkür etmek istiyorum. 

Saye artık farklı bir noktaya doğru ilerliyor. Bazı taşlar değişecek, bazı duygular karışacak. Ferah artık daha temkinli ve daha duygusal yaklaşıyor. Mantık devreye girecek. Ve bir sürü güzel paragraflar yazmaya gayret edeceğim.

Severek ve su gibi okuduğunuz bir bölüm olması temennisiyle bölümü oylamayı bolca yorumlamayı ve beni takip etmeyi unutmayın. Bölüm müziği medyadadır : )

instagram adresimiz; sayewattpad

instagram adresimiz; sayewattpad

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Elimdeki koliyi yere bıraktım. Doğrularak "İşte buda sonuncusu" dedim. Derin bir nefes aldım. Yorgunluktan ağrıyan ayaklarıma çarptı sallandırdığım ellerim. Gözlerim etrafa takıldı. Detaylı inceleme fırsatım hiç olmadığı için bir anda büyük bir merakla bakmaya başladım. Duvarlar sağlam durmaya çalışan kalbime benziyordu. Birkaç çizik, az buçuk kırık yerleri vardı. Ama hala ayaktaydı. Yerler soğuktu. Rutubet kokusu kaplayan salonun en ucundaki kolinin üzerinde annem oturmuştu. Elleriyle yüzünü kapatmış, sallanan saçları dirseklerini örtmüştü. Muhtemelen ağlıyor, yüksek ihtimal de içine çöküyordu. Yavaş adımlarla yanına yaklaşarak önüne çöktüm. Yüzünü sıkıca kapattığı kollarını tutup kendime çektim.

"Anne, iyi misin?"

Cevabını bildiğim soruyu sormak belki de aptalcaydı.Gözümün önünde eriyen bir buz kütlesinden farksızdı annem. Saçlarını geriye doğru attı. Süzülen yaşlardan ıslanan yanakları kızarmıştı. Sinirle çıkıştı.

"Soruyor musun bir de? Nasıl iyi olabilirim? Şu halimize bak!"

Derin bir nefes aldım. Etrafa bakındım. Sonra tekrar anneme döndüm.

"Sonuçta başımızı sokabileceğimiz bir evimiz var. Ya sokakta kalsaydık?"

Hızla ayağa kalktı. Ben de onunla birlikte doğruldum. Koliler arasında gezinmeye başladı.

"Sokaktan ne farkı var buranın? Şu evin rezilliğine bak."

"Toparlarız merak etme." Dedim gözlerimi devirerek. "Fıstık gibi olur"

"Ama bütün suç kimde biliyor musun? O baban olacak hayırsızda! Asıl cehennem dünyada kalanlar için. Gitti de kurtuldu. Biz sürünüyoruz."

Gözlerim doldu. Ağlamamak için direnmeye başladım. Boğazım yanıyordu. Ama güçlü durmalıydım.

"Sonuç olarak yaşamak zorundayız.İstesen de istemesen de buradayız. Mızmızlanarak sorunları çözemezsin. Artık olayları büyütmekten vazgeç. Evet babam gitti ama biz hala yaşamak zorundayız. Zorundasın!"

SâyeHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin