"Keser misin artık?" Diye fısıldadım dişlerimin arasından."Hamilelik olayını uzatmasana artık." Dedim kırmızı renge bürünürken."Olmadığımı gayet iyi biliyorsun."
Kulağıma yaklaştı."Şimdilik..." dedi ve üzerimden çekildi.
Kızların kıkırdamasını duyduğumda nerdeyse beni daha fazla utandırmamalarını söyleyecektim.
Yanağım yanıyordu.
Kendine gel!
Ne yaptığını unutma!
O'nun bakışlarını hissedince ona inat yüzümde küçümser bir ifade yerleştirdim."yaklaşma bana." Hiç mi utanmadı başka bir kadınla birlikte olurken?
Aklım almıyor.Sözde hepsi müslüman,ama hareket'leri İslama aykırı.
Gözünü devirişini gördüğümde bakışlarımı ayırdım.
Saate baktığımda ikindi namazın vakti geldiğini anladım.
Ayağa kalktım ve mutfağın çıkışına yöneldim.
Arkamdaki adımları duyabiliyordum.
Salona geldiğimde kolumdan tutuldum.
"Ne yaptığını sanıyorsun?" Dedi Eyüp burnundan soluyorken.
Bu tepkisine şaşkınlık içinde baka kaldım.
Dengesiz misin sen?
Ne bu tavır?
"Ne var?" Dedim sıkılmış.
Kolumu daha çok sıktı.İşte bu bardağı taşıran son damlaydı.Öfkeyle ve hırsla kolumu çektim.
"Yeter," Diye bağırdım.Nergisin yada başkasının duyması umrumda bile değildi.
"Ne istiyorsun benden? Rahat bırak beni tamam mı! Bıktım senin bu kendini bilmez tavırlarından.Dün yaptığın rezaletten bahsetmiyorum bile!
Dokunma bana artık,dokunma!"
Dedim bana ateş saçan gözlerin içine baka baka.
"Bitti mi?" Dedi buz gibi bir sesle.
"Bitmedi.Sen benim hayatımda olduğun sürede bitmeyecek."
Odama çıktım.Moralimi sıfıra indirmişti.
Abdest aldım.Alırken sanki üstümdeki yük kalktı.Yüreğim heyecanla çarptı.Rabbim'le buluşacaktım daha ne güzel olabilirdi ki şimdi?
Namazımı kıldıktan sonra yorgunlukla bedenimi yatağa bıraktım.
Çaresizlikle önüme öylece baktım.
Bol bol dua ettim Rabbime burdan çıkmak için bana yardım etmesini dileyerek.
***
- 2 Ay sonra
Başımı deri koltuğa yasladım.Camdan dişarıdaydı bakışlarım.
Yağmur yağıyordu.İnsanlar telaşla kendileri mağazalara atıyorlardı.
Bir kaçı tuhaf bir şekilde,durmadan yağan
Yağmuru umursamadan yürüyorlardı.
Yağmur daha bir şiddetli yağmaya başladı.
Yarım saattir yoldaydık.Acıkmıştım ama bunu Eyüp'e söyleyemiyordum.
İki aydır hiç konuşmuyorduk.
Sadece beni farklı hisler içine sokan onun tuhaf davranışlarıydı.Evdeyken beni gördüğünde hiç görmemiş gibi davranıp gidiyordu.Beni görmezden geliyordu.Bana bakmıyordu bile.
Hoş,ben halimden gayet mutluyum.
En son Nergis'e onun sevmediği yemekleri yapmasını söylemiştim ve o gün de kavga etmiştik.Pilanım iyi geçti mi sorusuna büyük bir hayır eklemeliyiz.Çünkü o gün Eyüp çekip gitmişti ve bilmem kaç gün daha uğramamıştı.
Nereye gidiyoruz sorusuna gelirsek,Eyüp'ün esas evine.Annesinin Babasının oturduğu Ailesinin oturduğu eve gidiyorduk.
Arabada soğuk rüzgarlar esiyordu.Rahatlamak istesem de rahatlayamıyorum bir türlü.
Dayanamayarak bakışlarımı sürücü koltuğunda oturan şahısa kaydı.
Kaçamak bir bakıştı bu.Ama hemen çektim gözlerimi.Kalbim biraz hızlı atmış olabilir.
Sakalları çıkmıştı.Bu ona ayrı bir hava katmıştı.
Daha bir....karizmatik görünüyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gül Dikeni
Spiritual"Evleneceksin." Ve Songül'ün Gözyaşları usul usul döküldü. Gül'ü dikeniyle yaratan Rabbim,vardır elbet bir bildiği. *Tüm hakları saklıdır.Herangi bir kopyalnma durumunda kopyalayan kişi hakkında yasal işlem başlatılacaktır.
