Hayatını kendin secer ve kendin seversin. Ama bir kişi gelip kendininkini değil de senin hayatını seçerse , ona bağlanır , onu severse.
Bunu bilmek çok hoş bi duygu. Bu illa sevgilin değil ki dostun arkadaşın da olabilir. Ne garip dünya , kendimizinki ile yetinmiyoruz başkasına kafayı takıyoruz. Belki bu de bu dengeyi sağlıyordur.
Louise nin evini uzaktan görmüştüm fakat ilk defa içine giriyorum yatıya kalıyorum. Louise artık benim için çok değerli idi. Her şeyimi biliyordu. Her şeyimiz aynı idi.
Benim için kendi odasını vermişti , istemesemde , bunu çok söylesem de.
Odada annesi ile fotoğrafları vardı; her yerde. Ama ne annesi ile ne babası ile kaliyordu. Zaten babası Avustralya da , annesi Amerika da idi. Yani acı ama tam anlamı ile dağılmış bir aile. Yine de mutlu , özgür , rahat.
Gece lambasının loş ışığı odayı aydınlatıyordu. Yorgun hissetsemde uyuyamıyorum . Tavana dikili gözlerle olanları düşünüyorum , acı ama gerçek. Bugün kurtulacağımı sanmıyordum , gerçekten . Hayatım bu aralar hep beklenmedik şeylerle dolu , hemde fazlasıyla .
Zayn , eğer beni bulamasaydı demek istemiyorum ama demeliyim ; belki bir çöp kutusunda , belki bir dağlık alanda ; Holmes Shamel da meselâ ölü bedenim bulunurdu. Yani öyle düşünüyorum . Ona bi teşekkür borçluyum . Telefonumun sesi ile irkildim . Mesaj gelmişti ;
"Aslında yarın söylemek istemiştim ama söylemek istedim , yarışmanın tarihi belli oldu . Eğer bu aptal onca olayın üstüne gelmemi mı bekliyor dersen seni anlarım , seni zorlayamam . Belki de ben bu haldeyim o salak yarışma diyor hâla dersen seni üzecek tek bir şeye dahi katlanamam , bu yüzden diyorum ki tüm bu olanları unutalım.Belki bilmiyorum beni de unutmak istersin , eğer unutacaksan da son sözünü söyle, bilki beni unutmanı asla istemem sana ihtiyacım var . xx"
demişti Zayn. Cevap yazmaya başladım ama sildim ve yazdım tekrar silip tekrar yazdım ;
"Sanırım her şeyi unutmakta haklısın , bende seni silemem , Sacmalama . Ayrıca aptal ve salak degilsin ,şanssız olan benim bence senin benden uzaklaşman için son şansın , bunu iyi değerlendir .Dostluk ebedi olmalı eğer onca şeyden sonra dostum kalmak istiyorsan , baştan başlayabiliriz . Ben unutmaya baştan razıyım . Yarışma gününü yarın konuşuruz , sabırsızlanıyorum.. "
dedim . Sanırım iyi bir cevap olmuştu.
Unutmak istemek konusu hâla tedirgin edici bir durumdayım .
Bana iyi geceler !
**sabah 06:00 **
Alarm kurduğumuzu unutmuştuk , tüm ev de Fun - All alright çalıyordu . Zor zoruna kalkıp televizyonun yanındaki ses sistemine bağlı alarmı buldum ve tam kapatırken Louise yi farkettim , bana bakmış gülüyordu ;
- Ne var ?
-Aynaya bakmalısın .
dedi kahkaha atarak.
Koşarak tekrar odaya döndüm ve aynaya baktım . Saçım karışmış , kendi halinde bir cisim gibi duruyordu . Gülerek içeri girdim .
-Sen de aynısın.
dedim .
-Ciddi olamazsın !
dedi ayağa kalkarken , kolundan tuttum .
-Şaka !
Louise hayatımda gördüğüm , evde iken bile saçına başına dikkat eden tek kişi , yada ben berbat arkadaşlara sahiptim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Unforeseen Boy (Beklenmeyen O) [z.m]
FanfictionBeklenmedik hayaller , beklenmeyen O .. Yer ; hayallerin başkenti Londra! Her şeyin onunla başlayıp onunla bittigi yer.. İstediğim tek şey burada mutlu olmak , belkide onunla .... ....... *** UYARI; Hikayeye başlarken o zamanlarda 16 yaşında olmam...
![Unforeseen Boy (Beklenmeyen O) [z.m]](https://img.wattpad.com/cover/16489434-64-k185974.jpg)