Sevi, pars'ın kabin kapısını açmaya çalıştı. Onun da içerden uğraştığını gelen seslerden anlayabiliyordu.
kabinde ki beyaz ışık kırmızıya dönüştü. Bu kötüye işaretti. Ardından kabinin içindeki asansör uğultulu sesler çıkartarak aşağıya hareketlendi.
Sevi yönünü çevirip kapılara baktı. Uzun Koridor Hızla kapanmaya başlamıştı. Kabinin kolunu bırakmadan sıkı sıkı asılmaya devam etti. Kol daha fazla dayanamayıp kırıldı kapı açıldı. Sevi açılan kapıdan içeri baktı karanlıkta hiçbir şey göremedi. Asansör çoktan tekrar sığına inmişti.
Sevi karanlık boşluğa "Pars!" diyerek birkaç kez seslendi.
Boşluktan bir ses geldi. Sevi duydugu sesin kendi sesinin yankısı olup olmadıgını anlayamadı boşluğa "Pars!" diyerek nefesinin yettiğince tekrar seslendi ve dizlerinin üzerine çöküp boşluğu dinlemeye koyuldu.
"Kapıya koş!" diyordu. Boşluktaki ses "Sana yetişirim." Diye devamı geldi. Bu Pars'tı.
Asansörden çıkmayı başarmıştı boşluktaydı ama Sevi onu seçemiyordu.
"Hayır! Sensiz asla çıkmam." Dedi.
"Bunun için vakit yok!" dedi pars "Koş! Koridorda kalırsan ezilirsin!" diye ekledi.
Koridor uzundu ve her gecen dakika daralıyordu Sevi, Pars'a çıkmasında yardım etmek istiyordu.
Pars tekrar seslendi "Sevi koşmalısın sana yetişirim!"
Sevi kararsız bir şekilde çıkışa baktı iyice ufalmakta olan ışığa doğru var güçüyle koşmaya başladı. Koştukça ışık azalıyor, koridor seviye doğru yaklaşıyordu. Arkasına dönüp Pars'ın çìkìp çıkamadına bakmayı çok istesede zaten çok az kalmış ışıkta onu seçemeyeceginin farkındaydı.
Sevi var güçüyle koşarken daralan koridora kolunun temas etmesi seviyi kaygılandırdı. koridorun sonuna yaklaşmıştı devasa kapı kapanmadan çıkabilirdi. Ama Pars tan halen bi ses yoktu sevi onun için endişeleniyordu.
Koridorun sonuna kadar koştu son adımini dışarı atmadan Pars'ı görebilmek umudu ile yönünü daracık kalmış koridora döndü kapılar üzerine geliyordu. gözlerini kapatıp Pars ın yetişebilmesi için dua etmeye başladı.
Pars, sevi ye sarılarak ikisinide dışarı fırlattı. Son anda çıkabilmislerdi arkalarından büyük bir gürültüyle kapı kapandı.
Bir süre bakışları nı ikiside kapıdan alamadı.
Ilk Pars konuştu "Iyi misin?"
Sevi " iyiyim." Diye bildi ama nasıl olduğunu tam olarak kendiside kestire miyordu sadece dinlenmek istiyordu.
"Hadi aracı bulmalıyız bizi bekliyor olmalılar." Dedi. Pars
Sorgusuz peşine takıldı. Halen kalbi deli gibi çarpmaya devam ediyordu. Az önce neredeyse iki devasa kapının arasında sıkışma tehlikesiyle burun buruna kalmışlardı. Bunun etkisinden hemen çıkabileceğini sanmıyordu.
Pars' ın nereye gitmesi gerektiğini çok iyi biliyormuş gibi bir havası vardı. Sevi Bu kadar uzaga ilk kez gelmişti pars eliyle koymuş gibi aracı buldu.
Araçta ki Piti onları görmesiyle sevinç çığlıkları attı aractaki oturduğu yerden atlayarak koşup sevi nin boynuna sarıldı.
"Yaşıyorsun. Gelmiyeceksiniz diye çok korktum. Lütfen bi daha bu kadar geç kalma."
Az önce sevinç çığlıkları atan kız şimdi omzumda gözyaşlarına boğuldu. Piti çok tutkulu bir kızdı ve bunu hiçbir ortamda göstermekten çekinmezdi.
"Hadi sakın ol! Biz iyiyiz."
"Başınıza bir şey geldi diye çok endişelendim."
Perisk' in sesiyle Piti, Sevi'nin boynu nu anca bırakabildi.
"Hadi hanımlar tüm gün sizi bekleyemem diğer araçlar çoktan yola çıktılar bile." Dedi.
Sevi, perisk i ilk kez görüyordu konuşması mezarcılardan çok farklıydı.
Çok kibar ve asıl bir havası vardı. Onu trende karsılaştiklari haberciye benzetti.
Pars'la birlikte Perisk' in silahın başında olduğu toplayıcı arabasına geçtiler Perisk in bir önceki görevde ekibinin yarısını kaybetmişti Bu kez gidecekleri yer yıkılmış devasa bir gökdelenin etrafıydı. Perisk bilerek bu tarz yerleri seçiyordu şayet ittifakın uçakları tek tük te olsa üzerlerine bomba yağdırmayı sürdürüyorlardı. Böyle yerler güvenli olurdu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
MEZAR KUMARCILARI
Science FictionSevi'nin seçilmiş olabilmek tek arzusudur. Yapması gereken görevlerini yerine getirip kumarı kaybetmemek. Kendisini bir sarmalın içinde bulduğunda artık çok geçti. Sığınak tek kurtuluşları mı yoksa yok oluşları mı?