Çok özledim

994 18 0
                                        



Söylenmeye devam ederken dikkatle sürmeye çalışıyordum altımdaki koca arabayı  Efe'ye bakmamla gözlerinin kapalı olması ani bir korkuya kapılmama neden oldu seslenmiştim fakat duymamıştı biraz daha sesimi yükselttim 'Efe!' Yine karşılığı yoktu bu sefer arabayı park edip  bağırmaya yakın sesimle kolunu dürtmüştüm zorla açtığı gözlerini bana çevirmesiyle ağlama istediğimi unutup tuttuğum nefesimi saldım.
'Hastaneye gitmeyelim sadece grip ve uykusuzum' zorla çıkmıştı ağzından sözler başımı iki yana salladım hemen. 'Lütfen... hastaneleri sevmediğimi biliyorsun. Biraz dinlenmeme izin ver. Açıklayacağım herşeyi' dedi. Kıramamıştım onu nereye gitmem gerektiğini düşünüyordum bir yandan. ' Otelde kalıyorum oraya gidelim biraz uyurum sonra konuşuruz hı?' bir yandan otelin konumunu çoktan açmış sanki sadece kibarlık için soru sormuştu. Yorgun olduğunu görüyordum sessizliğimi ne kadar koruyacağımı bende bilmiyordum tekrar ne zaman patlayacağımı. Dediklerine uyarak otele getirdim onu. Arabadan indiğimizde yardımcı olup olmamak konusunda kararsız kalırken yanına doğru ilerledim, o ise biraz dinlenmenin ve sakinlemenin verdiği rahatlıkla burnunu çekip sağ bileğimi tutarak beni oteldeki odasına götürmeye başlamıştı. Tekrar peşinden gidiyordum, her zaman olduğu gibi.

Ondan hiç bir zaman korkmamıştım, korkmazdım. Bana zarar vermezdi o sadece bırakıp giderdi... Kapıyı açıp içeri girdiğinde kendini yatağa atmıştı hemen. Kapıyı kapatıp bir dakika kadar girişte oyalandım Efe'nin yanına geldiğimde çoktan uyuduğınu fark ettim. Yüzünü izledim bir süre hayranlıkla. Çok ama çok güzeldi her zaman olduğu gibi. Ateşten kızarmış dudakları silinmekten acıyıp kızarmış burnu alnına dökülen saçları masum hallerini getirmişti aklıma.

Elimde olmadan oturdum yatak ucuna biraz daha yakından izlemek istiyordum onu. Yeterince uzak kalmıştım. O sevmediği sarı saçlarını hep çok sevmiştim ben. Elimi tedirgince uzatıp okşadım saçlarını alnına doğru getirdim elim teninin sıcaklığından dolayı afallamıştı. Hala ateşi düşmemişti.

Kalkıp küçük havluyu ıslatıp döndüm. Havluyu tenine değdirmemle rahatsız olduğunu belirttiği yüzü uyanmasına sebep olamamıştı, arada soğuk olduğuna dair mırıltılar halinde sayıklayıp durmuştu. Bir süre devam ettirdiğim bu işlemin sonucunda ateşini düşürmeyi başaramamıştım. Telefonumu sıkıntıyla elime aldığımda Melis ve ev arkadaşlarımdan gelen adama çağrılarıyla nefesimi vermiştim. Melis ilk çaldırmamın hemen arkasına açmıştı 'Nerdesin sen kızım ya!' diye çemkirmesi gülmeme neden olmuştu fakat sesli gülersem kızacağını bildiğim için sessizce gülmüştüm.
'Melis Efe'nin çok ateşi var, kızlarda aramış onlarada haber verir misin kaldığı ötele getirdim onu ama şu an bırakamam. Ateş düşürücü ilaç alıp gelir misin? Adresi yollarım şimdi.'
'Ne? İyi mi? Ne oldu ki? Sen iyi misin? Tamam tamam geliyorum hemen gelince herşeyi anlatacaksın zaten!'  teşekkür edip geldiğinde nasıl sorulara maruz kalacağımı düşündüm. Ama ondan önce Efe'nin ateşinin düşmesi gerekiyordu. Banyoya gidip küvetin suyunu açtım ılık hafife soğuğa getirdiğimde Efe'nin yanına geri döndüm. 'Hadi kalk lütfen suya girmek gerek çok ateşin var.' istediğim kadar sitemli değildi sesim zorlandığını açıkça görüyordum çünkü zorla kalktığında belinden tutup destek olmuştum ona banyoya giderken. Lavaboya yaslanıp üzerini zorla çıkartırken ben suyu kapattım. Yüzü ateşten iyice kızarmış hareketleri yavaşlamıştı pantalonunu çıkarırken dengesini hafifçe kaybetmesiyle onu hemen tutup çıkarmasına yardım ettim. ' çok özledim seni' dedi ağlamaklı sesiyle sözlerine afallarlarmış ağlamaya başladı. Onu hiç ağlarken görmemiştim ki ben... Kalbim gördüklerimle parçalara ayrılırken belimi kavrayan kollar hızla kendine çekti beni yüzüme kondurduğu öpücüklerin arasından zorla nefes alıp ağlamaya devam ediyordu. Kollarına koyduğum ellerimde onu itmeye yetecek gücü bulamıyordu. En son dudağıma bıraktığı öpücükle gevşetmişti kollarını.

'Senin yüzünden... beni bırakmasaydın böyle olmazdı' dediğim sözlere karşılık vermesine izin vermeden küvete ittirdim onu güçlü bedeni hastalıktan zayıf düşmüş bu hareketim onu sendeleyip küvete düşmesine neden olmuştu. Soğukla bir inleyip kalkmaya çalıştı hemen.
'Hayır dur biraz orada ateşinin düşmesi gerek ağladın yine yükselmiştir ateşin hemen çıkamazsın oradan!' omzuna koyduğum elimle tekrar suyun içine ittim bedenini bana karşı laf söyleyemiyor bedeni hafif titreme dalgalarıyla kasılıyordu. Benimse kondurduğu öpücükler yüzünden yüzüm yanıyordu, kalbim yanıyordu. 'Y-yetmiştir artık' diye kalkmaya çalıştığında tekrar baskıladım omzunu elimle tek kaşını kaldırıp suya çekti beni de. Su gerçekten soğuktu! Hafif bir çığlıkla Efe'ye baktım üzerine düşmüştüm canı yanmış olmalıydı ama o sadece gülüyordu.

Pied PiperHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin