Gülmeye devam ederek sırtını yaslandığı küvetten doğrultup hemen sıcak suyu açıp suyun biraz olsa ılışmasını sağlamıştı. Doğruluğunda koluma değen göğsüyle irkilmiştim. Oysa sudan irkildiğimi sanmış olmalı ki kollarını bedenime dolayıp 'çok mu üşüdün?' diye sordu sakince. Bana bakan mavi gözleri ışığın etkisinden daha çok açılmış beni o denizinin dalgalarına sürüklemek istercesine inatla bakıyordu. Alnına dokundum yavaşça normale yaklaşan ateşi hafifçe gülümsetmişti beni yanağına doğru kaydırdım sevgiyle çok kızgındım belki gittiğinde yıkılmıştım ama gelmesine şu an yanımda olmasından o kadar çok mutluydum ki birşey söyleyesim gelmiyordu, kızamıyordum. 'İyiyim ben, merak etme lütfen artık.' Avucumu dudaklarına kaydırıp nazik bir öpücük bırakmıştı.
Kıyafetlerim üstüme yapıştığı için üşümüştüm biraz fark etmiş olmalıydı ki suyu biraz daha sıcak yaptı ve elini izin istercesine bluzüme yönlendirdi. Beraber çok zaman geçirmiştik bikinili halimi çoğu kez görmüştü, belki de rahat hissetmem ona olan sevgimdendi ve ben böyle bahanelendiriyordum ama onunda beni sevdiğini biliyordum. Bluzumu çıkarmasıyla tenime yapışmış olan soğuk kumaştan kurtulmamın rahatlığıyla suyun biraz daha içine girdim.
'Babamın başkasıyla evlendiğini biliyorsun... annem yanına gelmemi istedi hastaydı, babam gitmeme izim vermezdi. Biliyorsun onlar hiç birbirini seven çiftlerden değildi...Fakat ben gittim. Gittim ama annemi kaybettim...Geri dönemezdim okulum bitmeden, mesleğim olmadan. Babam yaşatmazdı zaten beni o zaman dönseydim. Altı yıl Arya, o kadar süre senden ayrı kalamazdım sesini duysam yanına gelmek isterdim, gelemezdim. Seninle uzaktan ilişki yürütemezdim ayrılırsak ölürdüm. Annemi kaybetmek çok zordu beni ondan başka seven olmamıştı ki' sesini zor kontrol ettiğini anlamıştım bir kez daha ağlamasını izlemeye dayanamazdım bugün dahası vardı yaşadıklarının anlatmadıklarının farkındaydım ama onun bu denli gözlerimin önünde kendini yıpratması beni öldürürdü. 'Zordu... senin içinde benim içimde. Bunları biraz iyileş daha rahat konuşalım lütfen zorlama bugün kendini' itiraz etmek için sıraladığı dudaklarını dudaklarımla örttüm. Nasıl cesaret ettim buna hiçbir fikrim yoktu.
Önce şaşırsada kavramıştı yumuşakça dudaklarımı. Belimden çekmesiyle üstünde oturur pozisyona gelmiştim bacaklarımı iki yanına atıp yanaklarına dokundum yavaşça yumuşacıklardı her zaman oldukları gibi. Acelesiz bir öpüşmeydi bu özlem giderdiğimiz sakince sırtımı okşayan eli benim ellerimi saçlarına götürmemle heyecanlanmıştı. Uzun parmaklarının kopçama takılmasıyla olmuştu herşey. Açılan sütyenim elinin sırtımda donmasına sebep olurken gözlerini göğüslerime çoktan indirmişti Efe. Hastalık öncesi iyice dolgunlaşmış göğüslerim ağzından ufak bir inilti çıkmasına neden olurken kollarımla kapatmaya çalışmıştım gövdemi. Yoğunlaşan göz rengi vücudumun heyecanlanmasanı sağlamıştı. Yine yavaş hareketlerle açmıştı kollarımı ve kollarımdan kurtarmıştı sütyenimi. Beynim alarmlar verirken altımda hissettiğim sertlikle yutkundum. Efe'nin doğrulup üstüme gelmesiyle yerlerimiz değişmişti şimdi ben alttaydım. 'Korkma, sana zarar vermem biliyorsun' dudakların dökülen kelimeleri anlamaya çalışırken biraz daha sert plan dudakları dudaklarımda dolaşmaya başlamıştı bile. Saçlarına dolaştırdım tekrar ellerimi saçlarıyla oynanılmasını sevdiğini biliyordum. Boynuma kayan dudaklarla nefes alma fırsatı bulmuştum. Henüz yeni nefesimi almıştım ki boynumdaki dudaklar küçük bir öpücükle hızlıca göğüslerime kaymıştı. Tekrar tuttuğum nefesimle panikle saçlarını asıldım. Hoşuna giden bir inleme salıp dolgun dudaklarıyla göğüs ucumu almıştı ağzına biraz daha asıldığım saçlarıyla göğsümü emmeye başlayan dudaklarının etkisiyle yukarı kalkan belim konuşmak isterken benimde inlememe neden olmuştu. Sesimi duymak onu etkilemiş olmalıydı ki dudaklarının baskısı güçlenmişti. Güçsüzlerin bacaklarım ve heyecandan donan beynimle bakıyordum ona. Diğer göğsüme doğru sürttüğü boynu o tarafa hareket edeceğinin işaretiydi fakat birden durup kasıldı. Zorla yanağıma bir öpücük daha kondurup doğruldu. 'Sanırım benimde sınırlarım var, tutamıyorum kendimi karışında' dedi dudaklarını yalarken. Yanan vücudum durmaması kendini tutmaması için yalvarsada başımı sallayıp doğruldum küçük bir öpücük bıraktım burnuna. Kalkıp hemen havlu almaya yönelmişti fakat benim bacaklarımda dikilecek güç var mıydı bilmiyorum. Islak olan kotumu bacaklarımdan çıkarıp getirdiği havluya sarıldım. O çoktan içeri geçmiş ıslak çamaşırının yerine kurusunu altınaysa eşofmanını giymiş bana verebileceği kıyafet arama telaşındaydı.
Temiz bir boxer bluz ve eşofman getirmişti koşarak sonra rahat giyinmem için çıkmıştı. Hafifçe gülüp getirdiklerine baktım ıslak çamaşırımdan kurtulup giydim boxerını oldukça büyük bir bedeni bardı bana göre ama zayıftı Efe en azından bacakları. Omuzları zayıf olsa bile çok genişti benim için sütyenim ıslak olduğu içim direk bluzu geçirdim ama zaten elbise gibi olmuştu eşofmanı giysem paçalarına takılıp düşerdim bından emindim neredeyse dizlerime gelecekti zaten bluzu. Bu beni nedense güldürmüştü. Onun iri olması beni nedense güvende hissettiriyordu. Saçlarımı havluyla iyice kurulayıp çıktım banyodan. Efe sandalyeye oturmuş içki içiyordu bu görüntüyle kaşlarım çatılırken hemen yanına gidip elinden aldım bardağı. Zaten dibi kalmış bardağa sonra ona bakıp kaşlarımı iyice çattığımda gülüp sarıldı bana o oturuyor olmasına rağmen benden o kadarsa kısa durmuyordu. Göğsüme yaslandığı başı biraz bluzumu ıslatmıştı. Masanın üstünde olan havluya uzanıp saçlarını kuruladım hafifçe o ise uyku moduna geçmişti. 'Hadi yatağa' dediğimde ikiletmeden yatağa geçmişti. Saçlarını biraz daha kurulamak için havluyla oturdum yanına. Biraz saçlarını okşayıp biraz kuruladım yavaşça burnuma gelen kokusu ona sarılıp hiç bırakmama dürtümü ele geçiriyordu. Sonunda uyuduğunda biri odanın kapısını çalmıştı. Melis olduğunu biliyordum beni böyle görmemesi için yarım açmıştım kapıyı kendimi arkasına alarak. 'Şimdi uyudu, biraz daha durup eve dönerim. Sana herşeyi yarın anlatıcam. İçeri gelsen uyanır' demiştim sanki motora bağlamışlar gibi Melis bir an şaşırsada onaylamıştı başıyla beni ilaç poşetini uzatıp ' yarın kaçamazsın biliyorsun' demişti gülerek başımı salladım ve uzattığı poşeti alıp el sallamıştım. Yatağa geri döndüğümde Efe hala uyuyordu. Ateşi hala vardı ama düşmüştü yine de. Yormuştu bütün bu yaşadığım duygular bedenimi. Yavaş hareketlerle Efe'ye sokulup kendimi uykuya bıraktım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Pied Piper
RomansaOnun bana ait olması bir rüya gibi gelirken, yaşadıklarımız bu rüyadan hiç uyanmamam için evrene yalvarma sebebimdi. O güzel yüzü, beni büyüleyen vücuduyla karışımdaydı. İstediğim tek şey ise ona sıkıca tutunup o rüyada öylece kalmaktı.
