Lalisa uyandı.Yanında şarap kokusu olmadan uyandı. Sanki az önce yanındaymış fakat uyanınca kaçıp gitmiş gibi hissediyordu.Ondan uzak kalmıştı. Aralarında birbirlerine itiraf edemeseler bile oluşan bağ üzüm bağı gibiydi,gittikçe büyüyen ve en sonunda leziz bir meyve veren üzüm bağı.Birbirlerine bağlanmıştı onlar,bunun için ne yüzüğe ne de basit bir teklife ihtiyaç vardı.Onların kolyeleri kokularından kalan son mirasmış gibi tenlerine sarılırken ayrı kalan ruhları özlem ile buluşmayı bekliyordu.
Yatağından kalkan lalisa yüzündeki ve aklındaki sersemliği atabilmek için yüzünü yıkamak için odasından çıktığında kapının önünde beliren Chaeyoung'u gördü. Ondan kaçmak ona o kadar saçma geliyordu ki. Ona açıklama yapmak istemediği için bu muhabbete hiç girmemişti fakat bulunduğu bu saçma durumu düşündü. Polisi aramak istiyordu fakat Chaeyoung'a gerçekten üzülürdü. Merhamet ve nefretin bu kadar yakın duygular olması ile seçimini yapmakta zorlanıyordu Lalisa.Ona açıklama yapmak istiyordu ama kızgınlığı dolayısı ile yapamayacağının da farkındaydı. Kendini sakinleştirip "Chaeyoung biliyorum seninle evlendik ve bu üç senede mutlu bir hayat sürdük. Ama insanların duyguları ve düşünceleri değişebilir,bunu anlamalısın,anlamak zorundasın. Beni burada zorla tutamazsın Chae! Burası siktiğimin zindanı değil!" Lalisa'nın nefesleri hızlanmış terlemişti. Saçıyla oynadı. "Vay,demek zindan he? Bir zamanlar zevkten inlediğin odalar şimdi zindan mı oldu Lalisa? Benim için ölüp biten sana ne oldu? Ne oldu ki sen değiştin?" Chae emin adımlar ile iki adım daha attığında burunları birbirlerine değmişti. "Ya da kim sayesinde oldu mu demeliyim?" Lalisa geriye çekildi ve elini odasının kapısına götürdü. "Evraklar yakında elinde olur Chae."
Banyodan su sesleri gelmeye başladı. Lisa önceden hazırladığı çantasının içine telefonunu da atıp odasından koşarak çıktı. Fakat o sırada açılan banyo kapısı ile Lalisa olduğu yerde donup kalmış,yakalanmamın verdiği soğuk şok ile arkasını dönmüştü. "Leo ile oynuyoruz." dedi bir an. Ağzından çıkan cankurtaran nitelikte sözlere kendisi bile inanamazken işe yaramıştı! Chaeyoung tarağını alıp banyonun kapısını arkasından kilitlediğinde ile Lalisa cidden Leo'yu unuttuğunu fark edip onun için aldığı çantasını taktı ve Leo'yu içine koydu. Mutfağa gittiğinde Whein ve Solar ona gülüyordu ve iyi yolculuk diliyordu. Ben ise onlara onları buradan kurtaracağıma dair vaatlerde bulunuyordum. Sarılıp evden çıktım. Renkli sweatshirtümün yanında simsiyah kalan arabaya hızlı adımlar ile bindim. Garip hissettiriyordu. Gelinlikle girdiğim bu evden,duygu arayışı içinde bir kız olarak çıkmıştım. Bu kadar kolay terk edebileceğimi düşünmemiştim ama oluvermişti işte. Chaeyoung'un son zamanlarda bana uyguladığı şiddet ile ondan soğuma hızım artmıştı sonuç olarak buradaydım. Boşanma belgeleri ile iki gün sonra onun posta kutusunda olacaktı. Arabayı süren kızın ay gibi açık teni koltukla o kadar zıt düşüyordu ki iki ayrı renk yan yanaydı. Yanında ona kıyasla çok daha esmer olan ise telefonuna bakıyor arada camını açıp arabaya temiz hava girmesini sağlıyordu. Ortamdaki garip sessizliği bozan Açık tenlinin konuşması olduğunda ay gibi beyaz teninden dolayı adının Moonbyul olduğunu düşünüyordum. "Mutsuz evliliklerden kaçış için bir numarayızdır." dedi gülerek. Ben de güldüm. "Size nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum. Hwasa olduğunu düşündüğüm ise ellerini çırptı. "Gittiğimiz ev Kim Jennie'nin evi! Ondan imza istersek borcun hayli hayli kapanır." Gülerek kafamı onaylar şekilde salladım ve yola devam ettik. Şu andan itibaren kendimi yeni hayatına atılan bir bebek gibi ama daha emin adımlarla yürüyordum. Karşılaşacağım şeyleri biliyordum. Jennie Kim'i biliyordum ve emin olmanın verdiği mutluluk da mutluluğuma karıştı.Hayatımda hiç böyle saf mutlulukla dolmamış olan vücudum sanki bunu kutlarcasına bacağımın sallanmasına neden olmuş ve heyecanım artmıştı.Evin önüne geldiğimizde imzaları alıp geleceğimi söyledim ve dolabın içinde önceden gördüğüm imzalı ayakkabıları kapıp geldim. Öyle hızlı haraket etmiştim ki Jennie'nin beni görmemesi için. Çünkü iyi bir hoşgeldin için uzun uzun birbirimize bakıp doymamız gerekiyordu. Ayakkabıları verdikten sonra tekrar teşekkür edip çantamı sırtıma taktım. Evin içine girdiğimde tam karşımda duran Kim Jennie'yi gördüğümde boğazıma bir yumru oturmuş, bana sarılmak için açtığı kollarına bağlı serumu gördüğümde kendime lanetler okumuştum. Onu bu hale ben getirmiştim. Ama o hala karşımda bana özlem dolu gözler ile bakıp beni istercesine kollarını açmıştı. Dayanamayıp ona sarıldığımda onun kalbinin atışı benim kalbimi bulmuş, ve şarap dudakları,benim şaraba muhtaç ayyaş dudaklarımı beslemişti. Mutluluk tüm vücudumu sararken dudaklarımı ondan ayırmış alınlarımızı yaslamıştım birbirine. Etrafımızdaki huzur dalgasını bozan ve sırtımdan gelen ses ile ikimiz de irkilmiştik. O kadar kaptırmıştık ki kendimizi birbirimize,irkilmiştik. "Hoşgeldiniz." demişti gülerek sırtımdan çıkarttığım Leo'yu eline almıştı şimdi. Sırt çantamı kapısı olmayan odaya bıraktığımda gördüğüm an çok hoşuma giden üzüm biblosunun kırılışı aklıma gelmiş ses beynimde yankılanmıştı. Aşşağı indiğimde Jennie koltukta oturmuş Leo'yu severken ben de karşısında oturmuş onları izliyordum. Dionysos aslında huzuru bozan ve eğlence getiren olsa da şu an Dionysos huzurun tam kendisiydi,işte kucağında de benim leo vardı. Jennie'nin serumunun bittiğini fark ettiğimde; "Yenisini takmayacak mısın?" demiştim. "Hayır bu sondu. Endişelendiğini görüyorum ama ciddi bir şey değil,kas problemlerim var ve kurşun omzuma geldiği için kaslarımdan ikisi yırtılmış. Önemli bir şey değil şimdiye geçmiştir bile." dedi gülümseyerek. Yanlarına gidip Jennie'nin beline bacaklarımı ve kollarımı sarmış kokusunu soluyarak huzuru tekrar bulmuştum işte. Bu sakin hallerimiz pek hoşuma gitmese de iki gündür yaşadığımız olaylar sonucundan buna ihtiyacımız olduğunu ikimizde biliyorduk.
Leo'yu da alıp yatak odasına çıkmış,o çok özlediğim bedenlerimizin birbirine değmesi ile uykuya dalmıştım. Bu huzurlu havanın yarın söneceğine emindim,Dionyos şarap tanrıçasıydı sonuçta, insanları baştan çıkartır ve çılgınlar gibi eğlendirirdi.
ve jennie kim,Dionysos'tu.
merhabalar! her gece attığım bölümlerimin düzeni dün yorgun olmamdan dolayı bozuldu. Ama büyük ihtimalle öyle devam edecek. Bu arada her bölüm sonu olduğu gibi;;;;
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.