what means afroditi?

364 36 35
                                        

Herkesten farklıydın benim için.Uzun ve amansız siyah beyaz bir yola damlayan bir şerbet gibi.

Renksiz yoluma bir damla düştü. Damla yayıldı ve tüm yolumu renkli hale getirdi. Siyah beyazlar lanet ederdi sana,ama ben hayran kalırdım her seferinde.

Günahkardın renksizlere göre. Hayatıma renk katman beni öylesine etkilemişti ki.

İlk bakışta aşk var mı?

Var.

Seni ilk gördüğümde Park Chaeyoung'un yanında,bir köşeye kıstırılmış kedi gibi çekingen ama aynı zamanda zerafetle süzülüyordun.

Suratında garip bir ifade vardı. Gözünü bir an için bile ellerinden ayırmıyor ve ince parmaklarının arasındaki patileri öpüyordun arada.

Chaeyoung'un ciddi duruşunun gölgesindeki bir güneş gibiydin. Parıldıyordun.

Konu pis işlere gelince yüzünü ekşittin. Kucağındaki kedi huzursuz olup yere atladığında sende oturduğun koltuktan kalktın.

Konuşmadan gittin. Hızlı ve gergin adımların uzun koridorda yol aldı.

Odanın kapısının sert kapanma sesini duyunca yüzüm düşmüş ayaklarımı birbirine sürtmeye başlamıştım.

Gelmeliydin.

Seni izlemek,gizemlerini gözlemek öyle güzeldi ki. Çekip gitmen içimdeki en saf kızı derinden etkilemişti.

O gün eve gittiğimde gerçek adının "Lili" değil "Lalisa" olduğunu ve aslen Tayland'da doğduğunu öğrenmiştim.

Düzgün korecen çok güzel olsa da zorlandığın yerlerde ingilizce kullanmaktan çekinmiyordun.

İnsanlara aldırmıyordun.

Cesur ve sabırlıydın.

Güzeldin sevgilim.

Aylar sonra tekrar geldim o nefret ettiğim eve. Seni bir kez daha görebilmek,o güzel saçlarını savuruşunu,suratında hiç değişmeyen ifadenin ne olduğunu anlayabilmek için.

Ve geldin.

Hayatımın dönüm noktasıydı oraya gelmen. Geldin ve yüzüme baktın. Bana baktın. Konuşma boyunca iri gözlerini ayırmadın suratımdan.

Aradan bir kaç gün geçti ve hayranlarımın arasında gördüm seni. Kapıdan girmen ile yüzlerce kişinin arasından fark ettim seni.

En sondaydın. Sabırsızlık vücuduma öyle nüfus etmişti ki gelenlerle bazen konuşmayı bile unutuyor sadece imza atıyordum.Parmak uçlarım karıncalanıyor senin beni arzuladığının ilk kanıtı bulunduğumuz organizasyon olması beni mutlu ediyordu.

Ve geldin.

Güzel saçların,naif kokunla geldin. Her zamanki gibi sarhoş ettin beni,gözlerin gözlerimi bulduğunda kanım damarlarımda ne kadar hızlı aktığını hissetmiştim sanki.

Buradaydın. Gelmiştin. Karşımdaydın işte!

Öyle garipti ki o an. Bunun gerçekliğini kavramak için dakikalarca duvara bakmam gerekiyordu.

dionysos//jenlisaHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin