HARRY;
Bedenini sıkıca sarmıştım, kafası göğsüme yaslıydı ve parmakları karnımın üzerinde geziniyordu. Benim parmaklarım ise çıplak sırtında daireler çiziyordu. O sırada üşümesin diye üzerimizde ki çarşafı düzelttim ve onun bedenini daha da sıkı sardım. " Harry. " Sesini işittiğimde yüzümü ona çevirdim, onun parmakları karnımdan kahküllerine gittiğinde alnında dağılmış olan kahküllerini düzeltti ve güldü. " Onlar olmadan güzel görünmüyorum. " dediğinde kaşlarım çatışmıştı. Elim bileğinde gittiğinde tuttum ve indirdim elini. " Ne zaman bileceksin, her haline bile güzel olduğunu. " dediğimde yüzünde oluşan gülümseme içimi ısıtmıştı. Bu kadını, çok fazla seviyordum.
" Dudaklarından çıkan her bir kelimeyi çok seviyorum, keşke bu güzel sözler sadece bana ait olsa. " dediğinde baş parmağı dudağımı okşamıştı. Gözlerinde beliren hüzünü gördüğümde doğrulup üzerine doğru eğildim ve dudaklarımı kızarmış olan sıcacık yanaklarına bastırdım.
" Eva, haklısın. Belki bu sözler dudaklarımdan sadece sana söylenmedi ama şunu bilki kalbimden hissederek sadece sana söyledim bu sözleri. Bu yüzden, bu sözler yalnızca sadece sana ait. " dediğimde sol gözünden akıl giden yaşla beraber içimden bir küfür savurdum. Onun ağlamasına dayanmıyordum, keşke onu yalnızca gülerken görebilseydim. O sırada eğildim ve dudaklarımı gözlerine bastırdım usulca.
" Seni seviyorum. " dedim ardından, gülümsedi ve kollarını boynuma sardı. " Seni seviyorum. " dedi bana ve dudaklarını dudaklarıma bastırdı. " Lütfen hep böyle kal olur mu? Lütfen değişme Harry. Bir gün ben senden gitsem bile hep böyle sevdiğim adam olarak kal. " dediğinde bana onu yeniden sıkıca kollarım arasına aldım. " Hep senin sevdiğin adam olarak kalacağım ve sende benim hep ömrüm boyunca tek sevdiğim kadın olarak kalacaksın. " dedim.
***
" Jessica biliyor mu? Gitar çalabildiğini ve aynı zamanda şarkı söylediğini. " Eva elindeki gitarımı incelerken konuştu, gülümsedim ve başımı salladım.
" Ama ona daha önce hiç çalmadım ve söylemedim. San ilk olacaksın. " dediğimde yüzündeki hüzünlü ifade birden mutlulukla parladı.
" Biliyor musun? Aslında bir şarkıcı olabilirdin Harry. Bir sürü hayranın olacağından eminim. Neden şarkıcı olmak yerine bir iş adamı olmayı seçtin? " dediğinde yüzüm durgun bir hal aldı. Ben seçmemiştim, mecbur bırakılmıştım. Çünkü bana bir seçim hakkı vermemişlerdi. Eva yüzümdeki ifadeyi görmüş olacak ki elindeki gitarı bırakıp bana doğru geldi ve hızla kollarını etrafıma sardı. " Ne oldu, Harry? Birden bire yüzün düştü. " dediğinde derin bir iç çekip ellerimi beline sıkıca sardım.
" Aslında mesleğimi kendim seçmem gibi bir seçeneğim yoktu Eva, tıpkı evleneceğim kişiyi ben seçemediğim gibi. " dedim, gözleri yüzümde dolanırken saçlarına bir öpücük kondurdum.
" Ben büyüdüğümde babam artık onun yerine şirketin başına geçmemi söyledi, bana sormadan kendi kendine hayatım üzerine karar vermişti bile. Bende hayallerimi yarım bırakmak zorunda kaldım. Şirketin başına geçtikten bir kaç sene sonra evleneceğim kişiyi buldular. Jessica, o zaman ortaklarımızın kızıydı. Babam ve annem her zaman mükemmeliyetçi biri olmuşlardı Eva, sürekli hayatımı onların söylediği şeyleri yapmakla geçirdim. "
Konuşmamı bitirdiğimde Eva bana sıkıca sarıldı ve dudaklarından kaçan hıçkırıkla birlikte hızla onu kollarından tutup geri çektim ve yüzüne baktım.
" Sadece, her şeyin daha farklı olmasını isterdim. "
Dediğinde derin bir iç çekip alnımı alnına yasladım.
" Eğer seni Steve'den önce tanısaydım şuan ve ömür boyu sadece sevdiğim adamın kolları arasında olacaktım. " Bunu demesiyle dudaklarımı dudaklarına bastırdım ve gözlerinin içine baktım ardından konuştum. " Tanrı bizi ayırmadığı sürece seni asla bırakmayacağım, çünkü Tanrı'dan başka hiçbir güç bizi ayıramaz Eva. "
***
JESSİCA;
Harry'nin masasında otururken parmaklarım arasındaki kalemi çevirip duruyordum, Harry'e sürpriz yapmak için şirkete gelmiştim ama geldiğimde onun şirkette olmadığını öğrenmiştim. Sekreteri bir işinin olduğunu söyleyip çıktığını söylemişti. Benden habersiz ne işi vardı? Neden eskiden yaptığı gibi beni haberdar etmiyordu?
Son bir kaç aydır çok fazla değişmişti, bana eskisi kadar yakın değildi. Ona birden bire ne olmuştu bilmiyordum ama gizlemeye çalışıyordu. Fakat şunu çok çabuk unutuyordu, ben aptal bir kadın değildim. Anlıyordum, onun benden uzaklaştığını...
Ben düşünürken o esnada odanın kapısı açıldı, Harry beni beklemiyormuş gibi, " Jessica. " dediğinde ayağı kalktım ve yüzümdeki gülümsemeyle ona ilerlemeye başladım. " Hayatım. "
Dedim. Önünde durduğumda kollarımı boynuna sardım. Elleri kollarımı boynumdan çekerken masasına doğru ilerledi ve kravatını gevşetti, ona kaşlarım çatık bir halde baktığımda, " Çok fazla işim var, çalışmam gerek. Eve git. " dediğinde bana artık daha fazla dayanamadım.
" Sana neler oluyor, Harry?! " diye birden bağırdığımda bana baktı şaşırmış gibi. Ama o şaşıran ifadesi sinire büründü. " Şirketteyiz Jessica, kendine gel. " dediğinde ona doğru ilerledim ve masanın önüne geldiğimde ellerimi masaya dayayıp ona doğru eğildim. " Başka biri mi var? " diye aniden konuştuğumda, yüzünün iadesi değişti. Hışımla ayağı kalkıp bana doğru geldiğinde bileklerimi tuttu ve beni kendine sertçe çevirdi. " Saçmalıyorsun, daha fazla birbirimizi üzmeyelim. Eve git. " dedi bana. Daha fazla tutamadım içimde ve göz yaşlarımı serbest bıraktım.
" Bunu bana yapma. " dedim, yüz ifadesi anında yumuşamaya başladığında bileklerimdeki elleri de gevşemişti. " Bana her şeyi yap ama beni yok sayıp başka birini alma hayatına. " Ondan uzaklaştım, ağlayışım şiddetlenmeye başladığında masanın üzerinde duran çerçevenin içerisindeki düğüm fotoğrafımıza baktım ve acıyla gülümsedim. Ellerimi saçlarıma götürüp çekiştirmeye başladığımda, bana doğru hızla atıldı ve, " Jessica, yapma! " dediğinde kendimi kolları arasında buldum. Hızla ondan kurtulmak için çırpınırken onun kolları beni her seferinde daha da sıkı tutuyordu.
" Sen artık eski Harry değilsin, benim kocam bu değil. Benim kocam artık eskisi gibi bakmıyor bana!" Bağırdığımda hıçkırıklarım beni zar zor konuşturuyordu, " Söylesene, ben bunu hakediyor muyum? " dediğim anda beni tutan kolları gevşedi, beni bırakıp bir kaç adım geriye gittiğinde yüzünde anlam veremediğim bir ifade vardı. Dayanamıyordum, bana böyle bomboş anlamsız bir ifadeyle bakmasına dayanamıyordum. " Jessica, gel beraber eve gidelim. " dediğinde elimi tutacaktı ki,
" Dokunma bana! " diye bağırdım.
Şaşırdı ve bana büyüttüğü gözleriyle baktı, ama umrumda değildi. Ben onu bu kadar severken neden bana böyle yapıyordu? Yüzüne baktım, " Eve gelme, buraya gelmeden önce neredeysen yine oraya git. " dedim ve çantamıda alıp odadan kapıyı gürültüyle çarpıp çıktım.
Herkese merhaba!!! Birazda Jessica'nın düşüncelerini ve yaşadığı hisleri aktarmak istedim. Umarım severek okumuşsunuzdur.
Lütfen oy ve yorumlarınızı eksik etmeyin.
Desteğinize ihtiyacım var. Ve bir şey daha söylemek istiyorum, kullanıcı adımı değiştirdim aşklarım.
artık dear-sun adımla buradayım.
Görüşmek üzere, Sizi seviyorum. 💚
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Eva || harrystyles.
Fanfiction" Ve yeri gelmişken telefonum bile seni aramayı özledi. "
