•flashback•

3.4K 527 88
                                    

26 Eylül 1968,
[Lalisa'nın askeri alana
gelmesinden bir hafta sonra.]

"Komutanım, bahsettiğiniz kasabaların hepsi kontrol edildi." Park Jimin, elindeki küçük not kağıdını komutanına uzatırken mırıldandı. Komutan Taehyung'ın ondan pek de büyük olmaması ama buna rağmen onunla saygılı konuşmak zorunda olduğu gerçeği Jimin'in hoşuna gitmiyordu.

Komutan derin bir iç çekerken, karşısındaki çocuğa güvenip güvenemeyeceğini düşündü. Kız kardeşinin fotoğrafını bu çocuğa göstermekte bir sorun olur muydu? Emin olamıyordu. Yirmi altı yıllık hayatı boyunca birçok kez başkaları tarafından güveni kırıldığı için, artık birilerine inanmak onun için epey zordu.

Göl kenarına doğru ilerleyen ikili bir süre sessiz kaldı. Jimin neden hala onunla yürüdüğünü bile bilmiyordu, komutanı ona gitmesini söylemediğinden adımlarına ayak uydurmak zorundaydı. Kim Taehyung ile neredeyse bir buçuk yıldır birlikte çalışıyorlardı fakat ona dair neredeyse hiçbir şey bilmiyordu. Adam sır küpü gibiydi, dudaklarından kelimeleri resmen cımbızla seçiyor, kimseyle ufak bir sohbet dahi etmiyordu.

"Jimin, aramalara devam etmenizi istiyorum. Ne olursa olsun kardeş-"

Komutan Taehyung'ın sözleri, gölde gördüğü beden yüzünden yarıda kesilmek zorunda kaldı. Hava karanlıktı, her şeyi net bir şekilde göremiyordu fakat gördüğü bedenin bir kadına ait olduğunu anlayamayacak kadar aptalda değildi. Jimin, komutanının şaşkınlıkla neye baktığını öğrenmek için arkasını döndüğünde, gözlerinin neredeyse yuvalarından fırlayacağını sandı. Hayal görüp görmediğini düşündü kısa bir an ama hayır, o kesinlikle bir rüyanın içinde falan değildi. Gerçekti, çadır arkadaşı Lawan, gerçekten göldeydi ve o kesinlikle bir erkeğe benzemiyordu.

"Arkanı dön," Kim Taehyung'ın sert sesi Jimin'i daldığı görüntüden ayırdığında, hızlıca komutanın emrini yerine getirerek arkasını dönmüştü. Yaşadığı şoku tarif edebilecek bir kelime bulamıyordu. Kalbi endişeyle çarpıyor, dili tutulmuş gibi hissediyordu. Nasıl olurdu? Lawan aslında bir...

"Kız," dedi komutan Jimin'in düşüncelerine tercüman olurken. Kendisinin aksine o daha sakin görünüyordu fakat Jimin, ne kadar gizlemeye çalışsa da onun da afalladığını gayet iyi biliyordu.

"Siktir," Jimin kendini tutamayıp bir küfür savurduğunda, komutanı çoktan ilerlemeye başlamıştı bile. Hızlı adımlarla ona yetişmek için yürüdüğünde, hala öğrendiği gerçeğin etkisinden çıkamıyordu.

"Efendim, merak etmeyin. Ona hemen gitmesini söyleyeceğim."

"Hayır," dedi aniden Kim Taehyung. Göl kenarından uzaklaştıklarına emin olduğunda adımlarını yavaşlattı ve Jimin'in karşısında dikildi. "Buraya, bir erkekmiş gibi davranarak gelmesinin bir sebebi olmalı. Bunu öğrenmeden onu göndermeye niyetim yok."

Jimin, komutanının sözlerine hak verse de kafası hala fazlasıyla karışıktı. Ne düşüneceğini, ne yapacağını bilemez bir haldeydi. Başını usulca sallarken merakla sordu. "Peki, ne yapacağız?"

"Hiçbir şey," Kim Taehyung her zamanki soğukluğuyla konuştu. "Sadece onu izleyecek, neler yaptığını gözlemleyeceğiz." Jimin bir kez daha başını anladığına dair salladı.

"Ve bundan kimseye bahsetmek yok," dedi komutan uyarır bir tonda. Jimin'in de böyle bir niyeti yoktu zaten. Lawan'ı buraya getiren kendisiydi, eğer arkadaşları aynı çadırda uyuduğu kişinin bir kız olduğunu ve Jimin'in bunu bir aptal gibi anlamadığını öğrenirlerse, onunla epey dalga geçerlerdi ve Jimin kesinlikle bunu istemiyordu.

"Biliyordum," dedi Taehyung dudaklarına belli belirsiz bir tebessüm yayılırken. "O çocukta farklı bir şeyler olduğunu hissetmiştim." Jimin ise sadece histerik bir şekilde güldü. Ne aptaldı ama, her gece yanında uyuyan kişinin gerçek yüzünü görmeyi bırakın, şüphelenmemişti bile.

İkiside bir süre sessizce boşluğu izlediler, Kim Taehyung soğukkanlılığını korumak istese de aslında o da epey şaşkın bir vaziyetteydi. Evet, o çocuk geldiği ilk günden beri onun dikkatini çekmiş ve içinde bir şüphe oluşmasına sebep olmuştu fakat bu, kesinlikle beklediği bir şey değildi. Onun sadece, çelimsiz ve güzel yüzlü bir çocuk olduğunu düşünmüştü, onun aslında bir kız olduğu, bu aklının ucuna bile gelmeyecek bir seçenekti.

"Onun hakkında bir şeyler öğrenmeye çalış," dedi komutan Jimin'in yanından gitmeden önce. "Ben de onu yakınımda tutacağım."

Kim Taehyung'ın da kafası bir hayli karışmıştı çünkü Lawan, ki artık gerçek adının bu olmadığından emindi, çözümü olmayan bir problem gibiydi şu an onun için. Buradaki herkesi kandırabilecek, herkesi bir erkek olduğuna ikna edebilecek kadar zekiydi ama bir yandan da gölde onu izlediklerini anlayamayacak ve dikkatsiz davranacak kadar da aptaldı. Genç bir kız, neden bir asker gibi davranırdı ki? Neden bir erkeğe dönüşürdü?

O kimdi? Kim Taehyung, bu sorunun cevabını fazlasıyla merak ediyordu ve öğrenmeden de bu işin peşini bırakmak gibi bir niyeti yoktu.

O kimdi? Kim Taehyung, bu sorunun cevabını fazlasıyla merak ediyordu ve öğrenmeden de bu işin peşini bırakmak gibi bir niyeti yoktu

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
la vera bellezzaHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin