final especial

1.6K 131 126
                                        

merhaba ben geldim!! size söz verdiğim özel final bölümünü getirdim, öncelikle şunu belirtmek istiyorum, bu final alternatif bir final değil, sadece dört yıl öncesinde, chanyeol vurulduğunda olanları ayrıntılı bir şekilde anlattım ve baekhyun'un gözleri açıldığında hissettiklerini aktarmaya çalıştım, hala bekleyenler vardır diye umuyorum... her neyse, mutlu yıllar ^^


***

Soğuk bir koltuğun üzerinde beyaz bir zemini izlerken savaştıklarımı getiriyorum zihnime. Bomboş bakışlarla hastanenin soğuk zeminlerini izliyorum. Dakikalarca, etrafımdaki ağlama seslerine kendimi kaptırmadan, beyaz zemini izliyorum. Ameliyathanede ölümle savaşan nişanlım değilmiş gibi, bencilce izliyorum gördüğüm rengi. Düşünüyorum sadece. Yıllarca içinde savaştığım rengin zıttının bu kadar berbat hissettirmesini düşünüyorum. Beyaz bir zemin, beni bambaşka yerlere götürüyor. Ölmeyi bile diliyorum o an. On dört sene boyunca bir kez bile intiharı düşünmeyen ben, beyazı gördüğüm ve bundan nefret ettiğim için ölmeyi geçiriyorum aklımdan.

"Oğlum... Oğlum neden çıkmadı hala... Öldü mü? Doğruyu söyleyin." Saatlerce bakıştığım zeminden gözlerimi kaldırıyorum ilgimi çeken yakarışlarla. Sehun'un yakasına yapışan orta yaşlı bir kadın ve hemen arkasında kadını sakinleştirmek için uğraşan adamı görüyorum. Gözlerim kısılıyor acıyla. Gözlerim daha birkaç saat öncesinde açılmamış gibi bir şeyleri algılamaya çalışıyor olmak bile derinden yıpratıyor beni. Fakat yine de sabrediyorum. Bütün her şeyimi kaybetmişim gibi hissederken gördüklerimin peşine düşemiyorum. Sadece izliyorum, öylece. "Lütfen bir şey söyleyin. Öldü mü oğlum?" Chanyeol'ün annesi olduğunu sonradan algılayabildiğim kadın Sehun'dan ümidi keserek yanıma geliyor ve bir anda önüme çömeliyor. Şaşkınlıkla açılıyor gözlerim. Oğlunun acısıyla kör olduğumu bile unutuyor, öyle bakıyor gözlerime.

"Benim yüzümden." Diyorum, kelimeler dudaklarımdan zorlukla çıkıyor. Bir anlığına dünyam sessizleşiyor. Ya da ben hiçbir şey duyamıyorum. "Benim yüzümden oldu. Benim yüzümden öldü." Çatlak sesimi umursamadan ümitsizce sıralıyorum kelimelerimi. Chanyeol'ün annesi inanamayarak bakıyor bana. Bu bakışları ilk kez görüyorum ve bu yüzden sadece dudaklarımı büküyorum. Özür dilemek istiyorum ondan. Oğlunu elinden aldığım için özür dilemek istiyorum ancak merhametli bakışlarını gördüğümde vazgeçiyorum.

"Bayan Park, Chanyeol henüz ameliyatta ve Baekhyun'un gözleri yeni açıldı. Şu an her şey zaten yeterince zor. Eşimin babası öldü. Chanyeol'ü vuranlar kayıp. Oğlum evde beni bekliyor ve ben sadece şu lanet ameliyathane yazısıyla bakışıyorum." Sehun'un acı dolu sözlerinin nasıl bu kadar soğukkanlı çıkabildiğini sorgularken bir yeri işaret etmesiyle gözlerimi oraya çeviriyorum. Saatler önce Chanyeol'ü götürdükleri kapının üzerinde kırmızı şeritlerle yazılmış yazıya bakıyorum. İlk kez bu kadar boş hissediyorum. Yirmi altı yaşında ve okumayı bilmeyen biri olarak, canım acıyor. "Biliyorum çok zor. Ama benim gördüklerimden sonra zor kelimesinin yeni anlamlar kazanabildiğini ve sizin bu yaşadığınızın benim yanımda daha hafif kalabileceğini iddia ederim. Sadece dua edin ve bekleyin. Lütfen."

Gözlerim bir süreliğine Sehun'un yüzünde kilitli kalıyor. Üzerini süzüyorum bir süre. Gözlerime bağlamak için bir kolunu yırttığı gömleği, kan ve toprakla kirlenmiş üzerine bakıyorum. Sonra perişan olmuş yüzüne değiyor bakışlarım. Chanyeol'ün annesini soğuk sözleriyle yatıştırmayı başarıp kenara çekiliyor ve yere çöküp bana bakmaya başlıyor. Birbirimizi izlerken aklımdan onlarca şey geçiriyorum. Kafam o kadar karmaşıklaşıyor ki, ne hissedeceğimi bilemediğim anlardan özür diliyorum. Şimdi hiçbir hisse sahip değilmişim gibi terk ediliyorum hayal dünyam tarafından. Gerçekleri görüyor olmak, neden bu kadar acıtıyor?

Nodo Ciegos || chanbaekHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin