Y/N: Bölüme başlamadan önce bir uyarı yapmak istiyorum. Bu bölüm flashback yok. Tamamen olan olaylara odaklandım. Ve her şey geriden sarıp duracak. Bunu belirtmeye gerek duymadım çünkü anlayacağınızı düşündüm. Eğer unuttuysanız önceki bölüme göz atmanızı tavsiye ediyorum. Yorum yapmayı unutmayın. İyi okumalar.
<ŞARKIYI NOLUR NOLUR NOLUR DİNLEYİN!>
BBH
"Peki şimdi Zhang Yixing'e muayene olmayı kabul etti, öyle mi?" Burnuma yemek kokuları geldiği ve uzun zaman geçtiği halde neden hala çağırmadıklarını öğrenmek için mutfağa gidiyor ancak Sehun'un sorusunu duyduğumda Cielo'nun ipini hafifçe çekiştirip durmasını sağlıyorum. İkisinin arasındaki anlamsız gerginliği düşününce kurdukları sohbeti bozmak istemiyor ve beklemeye karar veriyorum.
"Net bir şey söylemedi ama birkaç gün kendi haline bırakırsak denemek isteyeceğini söyleyeceğine eminim. Kolay bir karar değil." Gülümseyerek arkamı kapının yanındaki duvara yaslıyorum. Hakkımda bu kadar hassas davranmaları fazlasıyla hoşuma gidiyor.
Bir süre daha hakkımda sürükleyici bir muhabbet döndürüyorlar. Yaptığımın kapı dinlemek olduğunu biliyorum ama hayatımda en çok sevdiğim iki insanın yıldızlarının barışmasına şahit olmak diye adlandırmak daha çok işime geliyor.
Cielo'nun mızmızlanırcasına hırıltılarını işittiğimde bacağımın etrafında döndüğü için ipinin sarıldığını anlıyorum. İçeridekilere çaktırmamaya çalışarak yavaşça düğümü çözüyor ve Cielo'yu kaldırıp kucağıma alıyorum. İçeri kulak verdiğimde seslerin kesildiğini anlayıp girmeye karar verdiğimde Sehun'un, Chanyeol'e olan seslenişini duyuyorum. Sanıyorum biraz daha beklemeliyim.
"Bunu söylemek benim için epey zor ama sanırım yavaş yavaş kendini affettiriyorsun."
"Huh?"
"Yaptıklarının hiçbiri sindirilebilir şeyler değil ama onun için sarf ettiğin çabayı görmediğim söylenemez. Tanrı aşkına... O gün sadece öylesine söylemiştim ama sen gerçekten gözünü bağlayıp sokakta mı gezdin?" Bir türlü anlam veremediğim diyalog kesildiğinde garip kasılmalarımdan kurtulmak için hassasiyetle Cielo'yu yere bırakıp ipini sıkıca elime bağlıyorum. Beni içeri götürmek için adım attığında Sehun'dan duyduklarım tekrar durmamı sağlıyor. "Mühendislik okuduğuna emin misin? Okulu nasıl tamamladın gerçekten?"
Mühendislik? Bir süre düşününce Chanyeol'ün, Sehun'un anlattığı tanılara sahip olmadığı, belki de telefonda biriyle konuşmuş olabileceği fikri geçiyor kafamdan. Neden hiçbir şey göremiyorum ki?
"N-nedenmiş?"
"Fazla safsın. Hal buyken senin Baekhyun'a zarar vermek istediğini nasıl düşünebilirim ki?"
"Yani artık beni affediyor musun?"
Ses kesiliyor ve benim içimde bir kalabalık seyiriyor. Neler olduğunu bağıra çağıra soruyorum kendi kendime. Hiçbir yanıt bulamıyorum. Ne affetmesinden, ne küslüğünden bahsettiklerini anlamıyorum. Mühendis olarak hitap ettiği kişinin, benim hayvan iyileştiricisi, veteriner sevgilim olup olmadığını asla kestiremiyorum. Beynimde kocaman bir boşluk oluşuyor. Sanki ani bir travmayla hafıza kaybı yaşıyorum. Her şeyi unutup tekrar hatırlamak istiyorum. Sabır işi gerektiren bir oyun oynarken ipuçlarını birbirine karıştıran ve daha iyi bir yol izlemek için oyuna yeniden başlayan biri oynuyor içimde. Oyunu tekrar başlatmak için Chanyeol'ün çağrısından birkaç dakika sonra içeri giriyorum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Nodo Ciegos || chanbaek
Fiksi PenggemarAma ben, onu ömür boyu karanlık dünyamın beyaz çizgilerine mahkum edecek kadar bencil olabilir miyim? Veya o, karanlıkta hevesle çizdiğim çizgilerimin gerçek sahibi mi? © Tüm hakları, Byun Baekhyun'un göz kapaklarının ardında saklıdır. © •angst wit...
