akşama kadar 2 oy ve 5 yorum sınırı aşılırsa yeni bölüm yükleyeceğim:)
Prenses başını umutsuzca sağa sola sallamıştı.
- Üzgünüm ne chi imparatoluğunu ne de sizi hatırlıyorum majesteleri şayet söyledikleriniz doğru bille olsa iki çocuğun safça verilmiş sözleri şimdiyi değiştirmez. Ben prens jongla evliyim. Evet onunla isteğim dışında evlendirildim ama ona aşık oldum. istemediğim hiçbir şey yapmadı. Her zaman bana değer verdiğini gösterdi. Sanırım haberiniz vardır. Kahin soyundan geliyorum. Diğer kahinlerden farklı olarak kraliyet ailesinin kaderini görebiliyorum. Mesela ikiniz savaşırsa prens ya da sizin ölebileceğinizi biliyorum. Bu arada o kahine söyleyin uzun zaman güçlerini kullanamayacak.
- Bunu nasıl biliyorsun?
- Bende bir kahinim ve rüyama müdahale edilirse elbette anlarım ama asıl mesele sizin kahin farkında olmadan gerçekleri gösterdi. Uzun zamandır bunu biliyordum. Şayet buraya gelmeseydim kan dökülecekti. Sadece birini seviyorum diye ne onun ne de başkalarının hayatını tehlikeye atabilirim. Sende ancak beni bu sarayda tutabilirsin ama kalbimi kazanamazsın.
İmparator prensesin ellerini avuçlarının içine almış ve gözlerine sıcacık ama umutsuzca bakmıştı.
- Ondan önce seninle evlenseydim durum farklı olurdu. Sadece bana bakardın eminim çünkü küçükken sadece beni severdin.
- Küçükken seni sevmiş olsam bile çocukluk duygularını nasıl ciddiye alırsınız? Ben şu an prense aidim ondan uzak olsam bile.
- Bundan sonra prensin adını anmanı yasaklıyorum. Kalbim sen onun hakkında konuştukça parçalanacak gibi oluyor. Bu sarayda kalıp istediğini yapabilirsin ama sadece geri dönemezsin ve prens hakkında konuşamazsın.
Prenses cevap vermek yerine sessizce imparatora bakmıştı. Belki bir umut imparatoru ikna edebilir ve prensine dönebileceğini düşünüyordu ama maalesef imparator değil ikna olmak ufacık bile bir yumuşaklık göstermiyordu. Prenses soğuk bir şekilde imparatora selam verip dairesine dönmüştü. İmparator yüzünde acı bir gülümsemeyle onu izlemişti. En azından sevdiği kız şimdi yanındaydı onu sevmeses bile birgün onu sevebileceğine olan inancını hala koruyordu. Gülümseyerek ay'ı izlemeye devam etmişti. Çocukluğunda az eziyetini çekmemişti. O zamanlar velaht prensti. Hep soğuktu. Sanki bileğini incitmiş gibi saray bahçesinden geçerken önünde yere oturmuştu. O zamanlar prensti. Elindeki kitapları yere koyup bileğine bakacağı sırada çok acıyor diye bağırmıştı. ''doktorun odasına kadar beni sırtında taşır mısın?'' diye sorunca prensin yanındaki hizmetkarlar sujini azarlamıştı. Prens ağlamaya başlayan sujinin gözyaşlarını silip sırtına almıştı. Hizmetkarına dönüp '' ben varken sana söz düşmez.sujin ne istiyorsa yapılacak bundan sonra'' diye emir vermişti. sujinin gözünde veliaht bir kat daha büyük görünmüştü. İkisi de çocuk olamasına rağmen kendinden büyüklere bile emir verebiliyordu. Prens bu küçük kızın ördüğü buzdan duvarları bir kere de geçmesine kendi de anlam verememişti ama yine de sevmişti bu küçük kızı. Pembe yanaklı, üstü başı hep toprak içinde devamlı yaramazlık yapan bu kız çocuğunu önce kardeşi gibi sevmeye başlamıştı ama o günlerden sonra kalbine o küçük kızdan başka biri asla ulaşamamıştı. Önceleri bunun bir kardeş sevgisi olduğuna kendini ikna etmek istese de bunu bir türlü yapamamıştı. İmparator olduktan sonra ilk olarak onu almak için ülkesine gideceği gün evlendiği haberi yıkılmasına sebep olmuştu. Önce alıkoymak istememişti ama prensin annesinin planlarından haberdar olunca prensese zarar gelmemesi için onu zorla chi imparatorluğuna getirmişti.
Prens kahinin yanına vardığında kahinin tapınağın önünde aya baktığını görmüştü. Prens kahine doğru yürümeye başlayınca kahinin sözleri onu durdurmuştu.
- Onu geri getirmeniz mümkün değil. Şayet onu yaşlı gözlerle bırakmak istemezseniz.
- Ne demek istiyorsunuz?
- Majesteleri ülkemizin gücü ile chi imparatorluğunun gücü birbirine yakın. şayet savaş çıkarmak isterseniz görebildiğim kadarıyla ikinizinde sonu ölümle karşılaşmak olacak. Siz ve chi imparatoru ölecek. Prenses aklını kaybedeceği bir mutsuzluğa sürüklenecek ve ana kraliçede prensese çok büyük işkenceler yapacak. Şayet tüm bunları istiyorsanız prensesi buraya getirebilirsiniz ya da savaş çıkarabilirsiniz.
Prens o kadar sinirlenmişti ki ne yapacağını bilemiyordu.
- Yani bunu prenses gördü ve bu yüzden mi chi impratorunu sevdiğini söyledi.
Prens hem çok sinirlenmişti hem de neredeyse sevinçten göklere uçacak hale gelmişti. Bu demek oluyordu ki hemen bir veliaht atamalıydı. Gülse mi ağlasa mı bilemiyordu.
Henüz bir çocuğu yoktu ve kalbinin yarısı da yanında değildi. Prens odasına gittiğinde aklına dolan düşüncelerle yatağına uzanmıştı. Veliaht prens ataması yapması gerekiyordu. Hem de atayacağı kişi şimdilik prense rakip olamayacak ama kraliçeyi durduracak biri olması gerekiyordu. Amcasının çocuklarından birini atasa en yakın zamanda tahtı ondan almak için hemen harekete geçerlerdi. Prens düşündüğü şeyle dağının kenarı kıvrılmıştı. Annesini durdurmanın yolunu bulmuştu. İçi biraz rahatlasa da kalbi acıyordu hem de kelimelerle anlatılamayacak kadar. Onu çok özlemişti. Sarılmayı,onu izlemeyi,onu dinlemeyi,onunla olan her şeyi çok özlemişti. Onsuz nefes almanın ne kadar zor olduğunu anlamıştı. Yataktan kalkıp çalışma yerinin olduğu kısma geçip oturmuştu. Prenses her zaman yerde oturmaktan söylenir dururdu ve genelde yatakta oturmayı seçerdi. Gecenin ilerleyen saatlerinde prens prensesi karşısında görmüştü. Prens hem çok şaşırmış hem de çok mutlu olmuştu. Yaptığı ilk şey hemen prensese sarılmıştı. İçine sokmak istercesine sarılıyordu. Prensesi kendinden biraz uzaklaştırıp yüzüne bakmış ve telaşla konuşmaya başlamıştı.
- Neden imparator chiye gittiğini biliyorum.sana sinirli değilim. Yeniden bana geldiğin için o kadar mutluyum ki. Sen gidince aklımı kaçıracağımı sandım.
Prens sözlerini durdurmak zorunda kalmıştı. Çünkü prenses ağlayarak prensin yüzüne dokunmuştu.
- Artık ağlama söz veriyorum hem insanlarımı hem de seni koruyacağım.
- Ben gelmedim
ŞİMDİ OKUDUĞUN
prensesin yolu
Ficção Históricayarı asil olarak doğan kahin bir kız prenses olursa ne olur? peki ya kraliyet ailesi onu kabul edecek mi? neden sürekli hayatı kraliyet ailesi ve veliaht prensle kesişiyor?
