prensin kararı

193 9 0
                                        


- Yani kraliçenin değil imparatorun adamlarısınız?

- Evet.

- Peki o zaman muhafız cho kraliçenin yanındaki muhafızı buraya getir. Sağ omzunu aç.

Muhafız cho kraliçenin muhafızının omzunu açtığında belli belirsiz bir ejder dövmesi vardı. Prens tüm tutukların omuzlarının açılmasını emretmişti. Hepsinin sağ omzunda aynı dövmeden vardı. Kraliçe cansızca yere çökmüştü.

- Kraliçeyi soğuk saraya gönderiyorum. Bundan sonra orada yaşayacak suçluların hepsi en ağır şekilde cezalandırılacak. Sınırda çalışmaları için köle olacaklardır. Şayet herhangi bir hataları hayatlarına mal olacaktır.

Prensin kararını shi ailesi durdurmak için elinden geleni yapmıştı ama bir işe yaramamıştı. Başbakan shi prensi köşeye sıkıştırmaktan başka çare görememişti. Tüm ticareti duracak noktoya getirmişti. Elbette prens bunu tahmin etmişti ama ne yazıkki müdahaleleri pek bir işe yaramıyordu. Ticareti canlandırmak için kendi mallarını da piyasaya sürmüştü ama ne yazıkki canlılık sadece birkaç ggün sürmüştü. Prens bakanlarla olan toplantıda başbakanın kendini doğrudan tehdit etmesini beklemiyordu.

- Prensim ya shi ailesine soğuk davranmaktan vazgeçersiniz ya da desteğimizi asla alamazsınız.

- Ne istiyorsunuz? Kraliçeyi soğuk saraydan döndürmek mi?

- Aslında iki isteiğimiz var. Birincisi kraliçenin geri dönmesi ikincisi ise kızımla evlenmeniz.

- Ne saçmalıyorsunuz? Ben zaten evliyim.

- Kızımın ikinci prenses olmasında bir mahsur yok. Ayrıca prensesin chi imparatorluğundan dönebiliceğinden de şüphem var.

- Ya söylediklerinizi yapmazsam?

- O zaman ülkenin ekonomisini kendi başınıza düzeltmeniz gerekecek.

- Anladım.

- Kararınız nedir?

- Düşünmem lazım.

- Size yarına kadar süre veriyorum. Yarın öğlen 2 de kararınızı öğrenmek için burada olacağım.

- Anladım.

Prens başbakan gittikten sonra düşünmeye başlamıştı. Eğer evlenirse hem de cariye bile değil 2. Ci bir prenses eş alırsa prenses asla ona geri dönmezdi. Prens başbakanın ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha görmüştü. Onun gücünü törpülemezse olacakları da anlamıştı. Prensesin resmi çok açıktı. Başka cariyelere bakmasını istemiyordu. Her ne kadar onu sevdiğini söylemese de davranışları onu ele veriyordu. Prens ne yapacağına karar vermişti. Başbakanı ve diğer bakanları huzuruna çağırtmıştı.

- Demek tek arzunuz kızınızla evlenmem. Öyle mi?

- Evet majesteleri.

- Peki evleneceğim ama bir şartla. Sizde tüm yetkilerinizden ve servetinizden vazgeçeceksiniz.

- Bu asla olmaz.

- Hımm neden? Daha fazla servet yapmak için mi? Tabi ya hem başbakan he de prensin kayın babası olarak servetinize servet hem de gücünüze güç katacaksınız değil mi? Sizi şimdi bile durdurmakta zorlanan bir prens ilerde elinizde oyuncak olacak. Şayet kızınız bir de prens doğurursa beni öldürtebilirsiniz değil mi?

Başbakan ve bakanlar diz çökmüştü.

- Majesteleri lütfen sözünüzü geri alın. Buna cesaret edemeyiz.

- Başbakan beni ticari işlerle köşeye sıkıştırmaya çalışmadınız mı? Kızınızla evlenmezsem beni desteklemeyeceğinizi söylemiştiniz değil mi? Neden suskunsunuz? Yoksa kararınızı mı değiştirdiniz?

- Hayır değiştirmedim majesteleri hala aynı düşünüyorum

Başbakan ayağa kalkarak kararlı bir şekilde prense bakmıştı.

- Kararınız nedir prensim?

- Kararım kızınızla evlenmeyi kabul ediyorum. Şamana 10 gün içinde evlilik için en iyi günü soracağım.


prensesin yoluBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin