3.5

350 27 17
                                        

Gülümseyerek müdürün odasından çıktım. Ben ilk Deniz'in bana saldırdığını söylesemde müdürcüğüm bana inanmamıştı. Çok büyük uğraşlarla kamera kayıtlarına baktırabilmiştim ve müdür çok şükür bana inanmıştı.

Zafer gülümsemem ve ben sınıfa doğru ilerledik. Okul dağılmıştı be.Sınıfta bomboş duran çantamı aldım. Giderken gözüme takılan şeyle geri döndüm. Deniz'in çantasına tekme atıp gittim. Bahçeye girince bizimkilerin bir bankta beni beklediğini gördüm. Karşı taraftaki Barkın'larla bakışıyorlardı. Yutkundum ve bizimkilerin yanına gittim.

"Oooo yengem gelmiş." *Rüzgar

"Sanada merhaba Rüzgar.Ayrıca ben senin yengen değilim."

"Nasıl yani? İlişkiniz başlamadan bitti mi?" *Emre

"Hayır,sadece ben daha teklif almadım."

"Aferin kızıma! İşte böyle be. Kız evi naz evi." *Yasemin

"İstediğiniz teklif olsun Aydan hanım." *Bora

Bora yanağıma yaklaşınca eğilerek öpmesini engelledim. Bana ' N'oldu şimdi?'  der gibi bakarken konuştum:

"Evlenmeden olmaz."

"Bu yüzden kimliğimi öğrendiğinde - Dudağım hariç- yüzümde öpmedik yer bırakmadın." *Bora

"Ne?" dedi hepsi  ve koca bir kahkaha attılar. Şerefsizler.

Yanaklarımın kızardığını hissederken kollarımı göğsümde birleştirdim ve çıkışa doğru yürümeye başladım. Göz ucuyla Barkın'lara bakınca Deniz'in yanlarına ulaştığını farkettim. Omzumu  sarmalayan bir kol hissettiğimde Bora'nın kokusunu almıştım. Beni göğsüne çekerken bıyık altından gülümsedim. Ama hemen ciddiyetimi geri alarak somurttum. Burnuma işaret parmağıyla vurdu ve yürürken konuştu.

"Tamam, tamam. Özür dilerim asi prenses." söylediği lakap kocaman gülümsememi sağlarken keyifle kıkırdadım.

"Özrün kabul edildi ressam çocuk."

Kafamı kaldırıp yüzüne bakınca onunda gülümsediğini farkettim.

Boynunun arkasından bizimkilerin hala bankta oturup birşeyler konuştuklarını görünce kaşlarımı çattım.

"Yasemin'ler  neden gelmiyor?"

"Çünkü bugün sadece ikimiz varız."

Piçimsi bi gülüş attım.

"Teklif kokuları mı alıyorum?"

"Yioo." gülüp göğsüne bir kere vurup doğruldum. Belim ağrımıştı be. Kolunu çekerken konuştum.

"Yalan söylemeyi hiç beceremiyorsun. Haberin olsun. Ki bu benim için iyi bir şey."

Bana ters ters bakıp kafasını çevirdi. Şu an güldüğünü tahmin edebiliyordum ama boşversene. Koluna girdim ve onu dürttüm.
Bu tarafa yine bakmayınca. Kolundan çekip durdurdum ve biraz ondan güç alarak biraz da parmak ucuna kalkarak yanağından öptüm. Bu sefer gülümsediğini çok net görürken bana dönüp yanağımı öptü.

"Nasıl kandırıcağını da biliyorsun ya."

"Teveccühünüz efendim." aklıma gelen şeyle omzuna vurdum.

"Ayrıca evlenmeden olmaz demedim mi lan sana? "

....

Bora'nın evlerinin önündeki arabasını almak için yürüyorduk.
Salak beni biryere götürecek ama arabasını almıyor.

"Nereye gideceğiz?"

"Hiiiiç."

Kapıyı açıp ön koltuğa oturdum.

Ressam Çocuk/ TextingBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin