2.1

404 35 5
                                        

900'ü geçmişizzzz. Hepinize çok teşekkürler. Umarım en yakın zamanda 1k oluruz. Sizi seviyorum. İyi okumalar.

.....

Aydan: Sıkıldım.

Barkınaşkım: Anlamadım kanka? Neyden?

Aydan: Barkın bu mesajla olmaz. Konum atıyım gel.

Barkınaşkım: Tamam.

....

Kayalıklara oturmuş Barkın'ı bekliyordum. Karşı komşu olmamıza rağmen gereksizce böyle bir şey yapmıştım. Kızlara ise yürüyüşe çıkacağımı söylemiştim.

"Aydan." Barkın'ın sesini duyunca arkama döndüm. Elimle gel işareti yapıp önüme döndüm. Yanıma oturunca derin bir nefes aldım ve başladım.

"Bak,dediklerimin hepsini tek celsede söylemek istiyorum ki daha kolay olsun. Barkın ben tanıştığımız günden  beri seni seviyorum. Evet, biz kardeşiz diyebilirsin ve Sera'yı sevdiğinide biliyorum ama seni seviyorum, çok seviyorum."

"Aydan... Ben... Ne diyeceğimi bilmiyorum. Yani dediğin gibi, biz... Kardeşiz. Sana bu konuda istediğin  cevabı veremem. Yada sana benimle çıkar  mısın diyemem. Ama her zaman bir dostun olduğumu söyleyebilirim."

Çoktan ağlamaya başlamıştım. Titreyen sesimle konuştum.

" Teşekkür ederim. " diyerek sarıldım. Daha sonra ayağa kalkıp görüşürüz dedim ve bilmediğim bir yere doğru yürüdüm.

....

Cebimden telefonumu çıkarıp saate baktım. 23.04. Saat geç olmuştu. Artık eve dönmem gerek diye düşünerek arkamı döndüm ve eve doğru yürümeye başladım. Yürürken ilerden kahkaha sesleri duydum. İrkildim ama yürümeye devam ettim. Kahkaların geldiği yere yaklaşırken bir ara sokak olduğunu anladım. Daha sonra sarhoş olduğu her halinden belli olan bir adam çıktı Vaaav gibi bir ses çıkarıp muhtemelen arkadaşlarını çağırdı. Geri geri gitmeye başlamışken 2 kişinin gelmesiyle arkamı döndüm ve koşmaya başladım. Telefonumu alıp aceleyle 155'i tıkladım.

"Alo"

"Alo, 155 polis imdat."

"Tecavüze uğruyorum! Yardım edin."

"Adresi biliyor musun?"

"Anlatacak durumda değilim şuan koşuyorum"

"Tamam, sakın telefonu kapatma"

"Tama-Aaa"

Arkamdan 2 kol beni sarınca çığlık  attım. Yere düşen telefonumdan çağrı merkezindeki kadın bir yandan bana ulaşmaya çalışıyor, bir yandan yerimin tespit edildiğini, onlar gelene kadar kendimi korumaya çalışmamı söyledi ve o sırada içlerinden biri telefonu kapattı. Adam tek eliyle vücudumu sarmalamışken tek eliyle ağzımı kapatmış beni çıktığı çukura  sürükliyordu. Gözlerimden akan yaşlar adamın eline çarpmasıyla son buluyor anında yenileri ekleniyordu.Üçüde aynı anda bana yüklenip yere yatırdığında ayaklarımı oynatarak çığlık atmaya çalışıyordum. Biri ayaklarımın üzerine oturdu, biri ellerimi tutarken diğeri saçımdan aldığı bandanayı ağzıma bağlamıştı. Dizlerime oturan adam boğazlı kazağımı çekip yırtınca ağlamam şiddetlenmişti. Bandananın izin verdiği sürece yapmamaları için yalvarıyordum. Beni anlayıp anlamadıkları aşikardı. Anlasalarda dediğimi yapacaklarını sanmıyordum . Adam kafasını  zorlayarak boynumun girintisine sokunca bağırmak istedim. Bir yandanda ağzımı bağlayan adam üstümdekinin izin verdiği kadarıyla kazağım yırtıldığı için sütyenimle örtünen gögüslerimle oynuyordu. Boynumda morluklar bıraktığını hissederken bağırıyordum. Bir anda sinirle kalkıp "Kes sesini artık" diye bağırarak bandanayı açtı ve dudağıma yapıştı. Elimin tekini adamdan kutarıp üstümdekinin yanağına koca bir çizik attım. Adam sinirlenip "Sen şimdi görürsün" diyerek kemerini açmaya başlayınca ağzımı bağlayanın pantolonumu indirdiğini gördüm. O sırada kemerini açan adam yumruk yiyince sendeledi. Elimi bırakan adam ayağa kalkıp Bora'ya doğru yürüdü. Üçüde Bora'ya yönelince korkuyla duvara sindim ve kendimi kapamaya çalıştım. Dizlerine kadar indirilmiş bir pantolon, yırtık siyah bir boğazlı kazak ve muhtemelen boynumda morluklar.

Ressam Çocuk/ TextingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin