0.2

818 63 27
                                        

Sınıfta ders dinlemek yerine sıraya resim çiziyordum. Resim yeteneğim hiç yoktu ama eğleniyordum işte. O sırada omzumun dürtülmesiyle arkama döndüm.

"N'oldu?" Arkamda Barkın ve Utku oturuyordu ve omzuma dokunan Barkın'dı

"Ya kanka sana bir şey soracağım." Şimdi siz bana kanka dedi diye yıkıldığımı filan düşünüyorsunuz. Ama hayır, çünkü ben zaten yıkığım. Buna alıştım.

"Sor kanka." Ama işte ona kanka demeye bir türlü alışamadım.

"Şimdi benim bir arkadaşım birinden hoşlanıyor."

"Eeeee"

"Ama açılamıyor."

"Eeeeee"

"Sence ne yapmalı."

"Neden bana soruyorsun?"

"Çünkü Utku'ya sordum ve bana şöyle dedi 'Bin ni biliyim.' "

"Pekiiiii, işte sana harika bir soru daha: Neden şimdi?"

"Bilmem, canım öyle istedi."

"Tamam, ben olsam ona duygularımı direkt söylerdim ve ondan saygı duymasını beklerdim. Eğer saygı duymuyorsa vazgeçerim."

"Ya korkuyorsa."

"Herkes korkar. Ama insanı korku cesaretli kılar."

"Teşekkür ederim dünyanın en iyi kankası." dedi ve yanağımdan makas aldı. Bende güldüm ve önüme döndüm.

"Utku sordum ve hiç bir şey anlamadı."insanların konuşmasını dinlemek hiç hoş bir şey değil biliyorum ama bu önemli bir konuşma. Ayrıca banane bu kadar sesli konuşmasalardı.

" Yanındayım gerizekalı duyuyorum. Ama gerçekten anlamadığına hayret ettim. Sen olduğunu hemen anlayacağını sanmıştım. Demekki Aydan'da en az senin kadar salak." Hey!Anlamıştım. Peki birazını anlamamış olabilirim. Tamam, anlamamıştım.

Oha yani şimdi Barkın birinden hoşlanıyor.

Plan; eve git ve yaklaşık 1 saat ağla.

Yeni plan; yapacaklarını sakın erteleme, tuvalete git ve ağla.

Plana sağdık kalmak adına hocanın yanına gittim ve tuvalet izni aldıktan sonra son sürat sınıftan çıktım. Sınıftan çıkar çıkmaz gözyaşlarım akmaya başlayınca gözlerimden yaşlar akmasın diye gözlerimimi kırpmamaya başladım. Bu yüzden etraf bulanıklaşmıştı. Birine çarpınca refleks olarak gözlerimi kapattım. Çarptığım kişi nöbetçi öğrenciydi.

"Ö-özür dilerim." diyerek cevap vermesini beklemeden tuvalete koştum.

2 dakika sonra tuvaletin önünde bir ses duydum. Aralık kapıdan bakınca çarptığım nöbetçiyi gördüm. Telefonla konuşuyordu.

"Abi senin kız ağlıyordu."

.....

"Evet, 2.kattaki."

.....

"Bana çarptıda oradan gördüm."

.....

"Nerden bileyim abi o olduğunu, sonradan anladım. "

.....

"Bilmiyorum acıyıp acımadığını, soramadan özür dileyip gitti."

....

"Yani şimdi abi ben önümdeki kağıda bakıyordum. Ben ona çarpmadım. O bana çarptı."

.....

"Tamam abi ben yinede özür dilerim."

.....

"Tamam abi, ben gidiyorum işim var. Daha fazla bekleyemem kapıda."

....

"Tamam abi söylerim."

Biraz sonra buraya bakınca hemen saklandım. Buraya doğru gelirken aynadan saçımı düzeltiyormuş gibi yaptım.

Aralık kapıyı tıklatıp daha çok açınca ona baktım.

"Yenge bana çarptığın için özür dilerim. Ayrıca abimin selamı var."

"Yenge senin anandır."

"Aaaaa yenge kayınvalideye küfredilirmi hiç?"

"Aa-aaa hem yenge diyor hem kayınvalide diyor. İyi misin yavrum sen? Ayrıca bakıyorum.... Sen benden küçüksün."

"Biliyorum yenge abimden bahsediyorum zaten. Bu arada ben Rüzgar. Senin aracınım. "

"Aracı?"

"Abimle arandaki aracı."

"Abin kim yavrum senin?"

"Haaa Zühtü var ya sana kahve gönderen."

"İsmi Zühtü mü?"

"Yoooo."

"Niye Zühtü diyorsun o zaman?"

"Sende Zühtü dedin."

"Ne zaman dedim lan?"

"İnstagramda."

"Haaaa. Lan çocuk beni çıldırtmakmı istiyorsun sen?"

"Yenge ayıp oluyor ama çocuk mocuk."

"Kaç yaşındasın lan sen?"

"Lise 1'deyim yenge."

"Yazık la. Neyse bizde o günlerden bizde geçtik yavrum. Sen şimdi git sütünü iç."

"Yalnız yenge ben geç başlamışım. Beni hafife alma. Şuan lise 2'de olmam lazım."

"Pekiiii. Yalnız ben 12.sınıfım."

"Biliyorum yenge."

"İyi. Şimdi defol."

"Niye ya konuşuyorduk."

"Ay yok ben daha fazla senle konuşamam. Tepemin tasını attırıyorsun valla."

"Görevim bu."

"Ne görevi be."

"Ağladığın için abim beni seni sinir etmekle görevlendirdi. Dediğine göre sinir olursan kafan dağılıyormuş."

"İyi görevini tamamladığına göre şimdi git."

"Peki."

Çocuk yürüdü, yürüdü. Sonra bir anda arkasına dönüp geri geldi.

"Bu arada yenge bir şey söylemeyi unuttum."

Bıkkınlıkla nefes aldım.

"Söyle."

"Abim seni seviyormuş."

Çocuğa tokat attım. Beni sinir ettiği için haketmişti. Ayrıca abiside haketmişti.

"Aaaa, yenge napıyon ya?"

"Siktir deli."

"Anlamadım."

"Şimdi abine gidiyorsun. Bu tokadı ve aynen şu cümleyi ona iletiyorsun."

"Hangi cümleyi."

"Tam olarak şu cümleyi :Siktir deli."

"Tamam yenge."

"Bir daha bana yenge dersen ikinci tokadı yersin."

"Tamam yenge görüşürüz." deyip koşup gitti. "

" Salak " diye mırıldandım. Ama sinirimi bozmasına rağmen kafamıda dağıtmıştı bücür. Bücür dediğime bakmayın. Bayağı yakışıklı çocuktu. İnş abisine çekmiştir. Amq banane ki. Kime çektiyse çeksin. Ama İnşallah abisine çekmiştir.

....

Düzenlendi ✔️






Ressam Çocuk/ TextingBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin