Sabah erkenden uyandı Meral. Hemen hazırlandı. Biraz da makyaj yaptı. Özendi kendine. Yarım saat sonra Mehmet geldi, ilk işleri davetiye bakmak oldu. Davetiye seçerken aklı eskilere gitti Meral'in. '' Evlenmeye karar verdikten sonra, iki ay içinde olmuştu düğünleri. Herşey kusursuz olmalı idi, o zamanlar. Davetiye için beşinci dükkandan çıkarken, Feridun çıldırmak üzere idi.
-Yeter artık Meral yoruldum. Bu son olsun, bundan sonrasında ben gelmem.. demişti.
-Tamam ya Feridun bir kez evleniyorum. Herşey tam olsun istiyorum işte. demişti.
-Tamam canım, hadi gel şuraya da bakalım... deyip elimden tuttuğu gibi biryere sokmuştu. Zorlada olsa beğenmiştik bir tane, içime sinmemiş olsada Feridun'u daha fazla üzmek istememiştim.''
- Meral canım iyimisin? Üçtür sana sesleniyorum, birşey mi oldu?
-Yok Mehmet dalmışım öyle.... Anlayışla karşılamıştı Mehmet.
- Bu nasıl diyordum. Bence çok uygun, ne çok resmi, nede çok eğlenceli, tam ortası. Nasıl beğendin mi?
- Bence de uygun Mehmet. Tam istediğim gibi.
İçeriğinide verdikten sonra, ayrıldılar davetiyeciden. İki gün sonra almaya geleceklerdi.
- Hadi önce yemek yiyelim. Sonra da Murat'ın yanına gidelim.
- Tamam, bak balıkçı var. Hadi balık yiyelim.
- Tamam canım.
Siparişleri verip. Havadan sudan muhabbet ettikleri sırada, Mehmet'e mesaj gelmişti. Mesajı açınca, suratı düştü Mehmet'in. Mesaj da davetiyeciden çıkarken çekilmiş resimleri vardı. Altında ki notta '' Benim olana dokunma'' yazıyordu. Mehmet'teki değişimi gören Meral sordu.
- Ne oldu Mehmet? Kötü birşey mi?
Ne diyeceğini bilemedi Mehmet.Gerçeği söyleyemezdi, eğer söylerse Meral hem daha kötü olur, hemde bir daha görüşmek istemezdi kendisi ile. Bir kaç dakikadır cevap vermediğini farkedince.
- Sayılır, hastalarımdan biri kötüleşmiş yine. Asistanım mesaj atmış. Ona moralim bozuldu.
Çözümü yalan söylemekte buldu Mehmet. Bir an önce çözmeli idi bu durumu. Yoksa, her an Meral'i kaybetme korkusu ile yaşayamazdı.
- Durumu kötümüydü? Çok üzüldüm.
- Biraz, ama düzelmeye başladı. Bırakalım şimdi bu konuları. Moralimizi bozmayalım.
- Tamam Mehmet, siparişlerimiz geldi. Hadi başlayalım...
Galeri hakkında muhabbet edip, yemeklerini yemiş, yola çıkmışlardı. Murat'ın yanına gelen kadar, muhabbet etmişlerdi.
- Oooo Mehmet hoşgeldin. Bu bayanda Meral hanım olmalı.
- Evet Murat, bahsetmiştim sana durumu. Bundan sonra senin ellerine teslim ediyorum. diyerek Meral'e gülümsemişti.
-Hadi gelin kahve söyleyeyim size. Biraz muhabbet ederiz. Sonra da Meral hanımla yalnız devam ediriz.
- Tamam Murat. Çok kalamam zaten. Hastalarım var, zaten bekleyen.
- Nazlanma be kardeşim, hadi gel.
Hepberaber Murat'ın odasına geçmişler, Murat'la Mehmet'in arasındaki muhabbeti gülümseyerek izliyordu Meral. Mehmet on onbes dakika kadar oturduktan sonra kalkmıştı. Meral'le vedalaştılar.
- Evet Meral, kaldık biz bize. Mehmet durumundan biraz bahsetmişti.Bu zaman kadar, ilerlediğiniz yol hakkında konuştuk. Seninle ilk olarak galerin hakkında konuşalım olur mu?
- Bence çok iyi olur. İlk günden zaten fazla ileriye gidemezdim.
-Tahmin edebiliyorum. Açılışı ne zaman düşünüyorsun?
- Fazla uzatmak istemiyorum aslında. Ne kadar çabuk biterse, o kadar iyi. Bu gün davetiyeleri bastırmak için sipariş verdik. Bu ayın sonuna, zar zor yetişebilirim.
- Çok güzel, fotoğrafları ne yaptın peki....
- Onları da önceki gün vermiştim, ayın sonuna hazır olacak.
Uzun, uzun konuştular sergi hakkında. Vakitleri dolduğu için Meral kalktı. Yarın için sözleştiler. Eve giderken düşünceli idi Meral. Murat'a neden ve nasılını bilmediği bir şekilde güvenmişti. Mehmet'e bile bunca zaman, o kadar güvenememişti, ama Murat'a ilk günden bu kadar güvenmesi kendisini rahatsız hissetmesine neden olmuştu. Belki de Mehmet'le ilişkileri, başkalarına güvenmesinde büyük bir önem taşıyordu. Ama bu kadar olması mümkün değildi. Sonuçta psikiyatrist ondan kaynaklıdır diye düşündü. Eve ne zaman geldi, farketmemişti bile Kendine kahve yapıp hemen balkona çıktı, balkonda düşünmek rahatlatıyordu onu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ikinci Bahar....
RomanceMeral in hayatı idi, her şeyi.Sevmeyi,yaşamayı,mutluluğu öğrendiği hayatı. Öyle bir an geldi.Hayatı, yaşamayı, mutluluğu unuttu. Hayata yeniden başlayabilecek mi? Sevmeyi tekrar denemeye cesaret edebilecek mi? Peki ya mutluluk! Mutluluğu tekrar göre...
