Bölüm 3

1.1K 41 1
                                        

-Günaydın mehmet bey. Diyerek odasına girdim, hafif bir tebessüm ile.

-Günaydın Meral hanim, gördüğüm kadari ile canınız sıkkın. Kötü bir şey mi oldu. Diye sordu 1 sütlü Nescafe söyleyerek. Tekrar bakışlarını bana çevirdi, biraz beni inceledikten sonra kısa bir not aldı.

Daha fazla konuyu uzatmak istemediğim için hemen konuya girdim.

- haftaya urfa nin güzellikleri adlı bir konu yayınlanacak gazetede. Fotoğraf Çekimi için patron benim gitmemi istemiş urfa ya. Dedim

Biraz beni öncelikten sonra başını pencereye çevirdi bir şeyler düşünüyor gibiydi. Daha sonra bana dönerek.

- sen ne düşünüyorsun peki. Diye sordu.

- ben........ ben bilmiyorum. Düşününce bile canım çok yanıyor. Oraya herseyin başladığı ve bittiği yere tekrar gitmek, bilmiyorum korkuyorum, çok korkuyorum. Gözyaşlarıma hakim olamıyordum artık. Mehmet de bunu fark ederek 1 bardak su ile yanıma geldi. Bunca zaman kimsenin yanında aglamamış olan ben, 1 aydır mehmet in yanında her gün ağlıyordum. Belki de bu kadar yakın olmamızın sebebi idi onun yanında ağlamam, kimseye anlatamadiklarimi herkesten kaçarken, mehmet e siginmam idi aramizdaki arkadasligin bu kadar iyi olmasi. Ben suyu içerken;

-Meral bak bu senin için çok zor bir durum biliyorum ama oraya giderek kendinle yüzleşmelisin. Bak herkesi kendinden uzaklastiriyorsun, ailen ile gorusmuyorsun, eski arkadaşlarınla bile gorusmuyorsun herkes den herseyden soyutladin kendini bir ben le konuşuyorsun o da gerekmedikce konuşmuyorsun bile, sokaklara çıkıp dolaşmiyorsun. Sadece is ve ev arası yaşıyorsun. Bana ilk geldiğin zaman da söylemiştim, kendinle yüzleşmekten kaçma diye ; ama sen bu cesareti kendinde bulamadin, belki de bu senin için iyi bir fırsattır. Artık kendinle yüzleşme, geçmişi unutma zamanin geldi. Bu yolculuğa çıkamani öneriyorum sana. Diyerek akmayi bırakmış gozyaslarimin tekrar akmasına neden olmuştu.

Psikologumun yanından ayrılali 1 saat olmuş ben hala gidip gitmeme konusunda kararsızdim. Bir Anlık cesaret ile Fatoş u arayip gidecegimi söyledim. Belki de mehmet in dediği gibi zamanı gelmişti.

Urfa da 4 gün kalacağım için ufak bir çantaya bir kaç parça eşya koyup hala nasıl tamam gidecegim dediğimi düşünüyordum.

Akşam 9 da kalkan ucagimdan 10:45 de inerek kalacağım otele gittim. Düşünceler ve yolculuk beni o kadar yormustu ki hemen odama çıkıp kendimi yatağa attım. Hemen uyayacagimi düşünüyordum fakat herseyin başlangıcı ve bitişi olan bu şehire adım attığım andan itibaren düşünceler beni bırakmıyor, üstelik bu kadar yorgunluğa rağmen uyuyamiyordum. Kendimle yüzleşme cesaretim urfa ya adım atınca uçup gitmiş, içimi korku kaplamisti.

5 yıl öncesine gitti aklım Feridun la o zamanlar yeni tanışmıştik. Kavga ve gürültü ile başlamıştı ilişkimiz. Hatırladikca halen daha gulumsememe engel olamıyorum.

Ben ise yetişmek için emin önünden bindiğim vaparda üst kata çıkmaya çalışıyordum tam merdivene adım atmistim ki , o da elinde çay ile Güverteye çıkmak için adım atmış ve olası çarpışmamiz kacinilmaz olmuştu. Birbirimize çarpmamiz sonucu elinde ki sıcak çay üzerime dökülmüştu. Ben bir sinirle başımı kaldırıp genç adamın yüzüne baktığımda gözlerinden uykusuz ve yorgun olduğunu görebiliyordum ama bu durum benim sinirlenmeme engel olmamış ve Feridun un üzerine yürümustum. Feridun ise ne yapacağını şaşırmış bir durumda, Özür dileyip duruyordu. Ilk tanismamiz daha doğrusu kavgamiz bu şekilde başlamıştı. Hafif bir tebessümle eski anıları dusunerek uykunun kollarına bıraktım kendimi.

Ikinci Bahar....Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin