Mesafe

1.5K 174 23
                                    

Bay Klişe

18. Bölüm


"Yüreğinden yaralı, bizim hikayemiz..." Kaşlarım yıkık, kaptırıyorum şarkıya. "Kaderimden kalanı, silsem de gitmiyor. İki sohbet aralı, bütün mesafemiz. Geldim anlamıyor..."

Allah'ın cezası. Neden anlamıyorsa. Sinirlendim.

"Hiç yüzünden darılmak. Her güzel şeye alınmak. Bitik ve mutsuz anılmak... Benim özgeçmişi mi okudun be Serdar abi?"

Odamı toplarken kendi kendime konuşmayı ve şarkı söylemeyi unutmuyorum tabii. Doğan'ın odasına geçerken kendimden habersiz bu şarkıya geçmişim. Mesafemizi kapatsana ulan kocacım.

Her şeyi yerli yerinde. Ben de ne yapayım, en azından kirli çamaşırı var mı diye etrafa bakıyorum. Temizliğe ve yemeğe Hasret koşmaya çalışıyor ama bundan hem gocunuyor gibi hissediyorum hem de evliymişim gibi gelmiyor böyle. Ben de kendime ufak tefek işler çıkarıyorum. Yere oturup yüksek yatağının altına bakıyorum hevesle.

"Bir tane çorap yumağı yok. Nasıl Türk erkeği bu ya. Azıcık evli kadın olayım diyorum, olmuyor. Sabır yarabbim."

Yatak son derece düzgün. Kimse anlamasın diye temizlikçi sokmuyoruz bir de bu küçük odaya. Ona rağmen püri pak, bal dök yala. Bu adamın benden tiksinmesi kadar tabiata uygun bir şey olamazmış zaten. Kısmen haklı.

"İstesem gayet temiz biri olabilirim ben de. Denerim yani. Hiç denemedim ki."

Yani aslında temizim de, onun kadar manyak değilim. Çok düzenli de sayılmam. Zaten spor da yapmıyorum, kaç kere ima etti. Başka biri istiyor diye bir şey yapılmaz ki. Yerden kalkasım bile yok.

"Bakalım başka ne yazmış romantik prens."

Sürünerek pencerenin önündeki çalışma masasına yaklaşıyorum. Masanın altında ufak, siyah bir kutu var. Kaliteli bir şey, ne ola ki? neyse önce günlüğü okuyayım.

Tam çekmeceyi açacağım, Doğan'ın sesiyle sıçrayıp hızla çekiyorum elimi.

"Ne yapıyorsun Lida?"

Görmüş. Gözlerinden belli. Kapıda dimdik duruyor, tüm vücudu gergin ve gözleri keskin bir dikkatle elime odaklanmış, elimi indirdiğimde de yüzüme.

"Ne mi yapıyorum?"

Bir cevap bulmam gerek. Adamın odasında yerde oturuyorum ve çekmecesini açmaya yelteniyorum. Hem de aşk günlüğünün olduğu çekmeceye.

"Evet," diyerek bir iki adım atıyor odanın içine, "ne yapıyorsun?"

"Ne yapıyora benziyorum?"
Aksiliğimden ödün vermemeye çalışarak bağdaş kuruyorum.

"Bilmem, neymiş?"

Doğan da beni süründürmek ister gibi aşırı sakin bir şekilde gelip yatağına oturuyor. Sorgular bakışları bir an eksilmiyor üstümden.

"Ne yapacağım canım..." Ellerimi kavuşturup yukarıya doğru esniyorum oturduğum yerde. "Yoga tabii ki."

"Yoga mı? Sen?"

Bay Klişe (TAMAMLANDI) Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin