Bir insanın söylemediği ya da söyleyemediği şeyleri dışarıya yansıtma şekli elindeki tuttuğu kalemden geçer. Dilinin söyleyemediği sözleri, zehirleri bir kalemin ucundan döküverirsin. Belki fazla kırıcı olursun ama sen zaten mahvolmuş bir şekildesin...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
İçimizdeki acının büyüklüğü yüzümüzde ki gülümsemeye yansıyabiliyor bazen. Kırık bir tebessüm birçok şeyi içinde barındırıp cevap olabiliyor bizlere. Dile gelmeye çekinen kelimeler vardır bazen. O kelimeler ise düğümleniyor boğazında. Düğüm büyükdükçe nefes alamaz hâle geliyorsun. Sıkıyor, daha fazla sıkıyor, acıyor ve çırpınıyorsun, her bir nefes için. Sonra gözlerin buğulanıyor, bir gözyaşı akıyor yanağından, çenene doğru. İzini sürüyor yüzündeki her bir detaya. Çırpınmaya devam ediyorsun daha fazlası için. Çırpındıkça ölümün daha da yaklaştığını hissediyorsun. " Ölüm " o sıra bir kurtuluş ya da çaresizlik olarak gözükebiliyor bizlere. İntihar etmek, bu dünyaya gözünü kapatmak, düşüncelerini susturmak yerine sana acı veren şeyleri içindeki kor ateşe atıp küllerini savurmayı tercih etmelisin. Bize kolay gelen o yolu seçmek önümüze sunulan seçenekler arasında olmamalı. Bizim içimizdeki gücü ortaya çıkarmamız her zorluğa karşı dirençli olmamız gerekiyor çünkü hayat bize büyük bir oyun oynuyor bu oyunu bozmakta yeni bir oyun kurmakta bizlerin elinde. Yeter ki hisset, yenilmemek için bir uğraş içine gir. Kendine güvenmeyi seç ve kendine iyi bak.